You are here:
ahmetler.net
Her Köyün Bir Deli Ahmet’i Vardır PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 12 Mart 2009 09:57

Köyün Deli Ahmet'i Şimdi Kim?

Her insanın bir hikayesi vardır. Köyümüzde yaşamış olan eski insanlardan birçoğunun da renkli hayat hikayeleri olabilir. Ama ne yazık ki onlar zamanın acımasız karanlığında unutulup gidecek. Siteyi açarken bizden önceki insanlarımızın hayattayken bıraktıkları izleri bulup ortaya çıkarabiliriz ve böylece onların unutulmalarını önleriz diye düşünmüştüm. Bunları sitemizin "Anılar" ya da "İz Bırakanlar" köşesinde yayınlamak istiyorum. Böylece hem onların hatıralarını yaşatmış ve büyüklerimizi saygıyla anmış oluruz hem de onların yaşamından ibret verici dersler çıkarabiliriz. Bazılarının bilgisinden, bazılarının tecrübesinden, bazılarının davranışlarından, bazılarının komik ve eğlendirici yaşam deneyimlerinden yararlanabiliriz.

Hepimizin ailesinde ilgi çekici öyküler ve notlar olabilir. Bunları gün ışığına çıkaralım; eski insanların ve yaşayanların güzel öykülerini burada toplayalım. Düşünün bir ne kadar zengin bir arşivimiz olacak... Ne dersiniz? Dedelerinizin, annelerinizin, babalarınızın ya da başka birinin paylaşmaya değer hikayesi yok mu? Bir araştırın; çok şey bulacaksınız...

Devamını oku...
 
İstanbul’dan Mektup Var! PDF Yazdır E-posta
Pazar, 08 Mart 2009 16:46
Huriye'nin sitemizle ilgili duyguları...
 
Bir gün eposta kutuma tanımadığım birinden bir mektup düştü. Anladım ki yabancı değil ve onu tanımıyor olmak, sadece benim ayıbımdı. Köyümüzden, “komşu kızı” Huriye Demir’den gelen mektuba hemen cevap yazıp teşekkür ettim. Gecikmeden bir cevap daha geldi. 

Huriye’nin anlattığı kısa hikayesini ve uzaktaki bir Ahmetlerli’nin siteyle ilgili görüşlerini herkese örnek olması için burada yayınlıyorum. Onu sizlerin de tanımasını istedim. Umarım Huriye beni anlayışla karşılayacaktır.
Devamını oku...
 
Çocuklar ve Gençler İçin Bir Yayla Öyküsü PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 04 Mart 2009 23:42
Yazan: Ali Varol
 
Zamanın birinde, Gülen dağının kuzey yamacında bir köy varmış. Köyün adı, Uzunlar’mış. Bir köy de dağın güney yamacında varmış. Onun adı da Kısalar’mış. Uzunlar’da yaşayanlar diğer köylerin insanlarına oranla uzun boylu, iri yarı insanlarmış. Kısalar’ın insanları ise diğer köylerin insanlarına göre kısa boylu, ufak tefekmiş. İki köyün insanları da hayvancılıkla uğraşırlarmış. Bu insanlar yazın hayvanlarını otlatmak için dağın başındaki yaylaya çıkarlarmış. Köylüler yaylada hayvanlarını otlatırken sık sık kavga ederlermiş. Onlar, “yayla bizim “dermiş, ötekiler, “hayır, sizin değil, bizim” derlermiş. Kavgalarda adam bile ölmüş. Mahkemeye vermişler birbirlerini. Mahkeme yüz yıl sürmüş, bitmemiş. Bitecek gibi de değilmiş
Devamını oku...
 
Kaybolmakta Olan Batıl İnançlar PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 02 Mart 2009 13:45

Bunlar Geçmişte Kaldı

Bizim çocukluğumuzda batıl inançlar ya da "kocakarı ilaçları" adı verilen bazı inanışlar vardı. Bunların çoğu günlük yaşamın bir parçası gibiydi... Günümüzde insanlarımızın eğitim seviyesi yükseldi ve bunların etkisi oldukça azaldı. Umarız daha da azalacaktır.

Elbette bunlar sadece Ametler'de görülen inanışlar değildi. Yurdun değişik yerlerinde daha kimbilir ne türlü hurafeler, takıntılar vardır. İçyüzünü incelersek bizdekilerin çoğu çaresizlikten, yoksulluktan ve eğitimsizlikten ileri gelen örneklerdir. Bugüne bakıp köyümüzde ve ülkemizde, toplum hayatımızın nereden nereye geldiğini daha iyi görebiliriz. Değişimin hangi boyutta olduğunu anlama bakımından bizden öncekilerin yaşam örneklerini yeni kuşakların da bilmesi gerektiğini düşündük. Bu derlemelere katkısından dolayı Ali Varol'a teşekkür ediyoruz.

Devamını oku...
 
Güzel Miraslar PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 02 Mart 2009 13:17

Yaşatılması Gereken Güzel Miraslar

Atalarımızın bize bıraktığı bazı kültür değerlerimiz var. Bunlara adet, gelenek, görenek gibi adlar veririz. Bu değerlerin bazıları çok güzeldir, faydalıdır. Bunları bizlerin olabildiğince devam ettirmemiz gerekir. Bazıları da yanlış ve zararlıdır. Böyle olanları da bırakmamız gerekmektedir. Yazımızın bu kısmında atalarımızdan bize miras kalan gelenek ve göreneklerimizden bazılarını tanımaya çalışacağız.

Devamını oku...
 
Bir Çobanın Hikayesi PDF Yazdır E-posta
Cuma, 20 Şubat 2009 00:23

Çoban, darılmış bir kere...

Bir zamanlar köyde hemen her ailenin, az ya da çok bir miktar keçisi olurdu. Keçisi az olanlar, bunları birleştirip bir sürü oluştururlar; sürünün başına da bir çoban tutarak sürüyü çobana teslim ederlerdi. "Köy davarı" da denen bu sürünün çobanı başka bir köyden gelmişse çobanın azığı (günlük yiyeceği) sırayla mal sahipleri tarafından verilirdi.

Bir gün bu çobanlardan biri, ona azık verecek olan mal sahibinin bir sözüne çok alınmış ve ona ciddi şekilde darılmış. O sabah davarları gütmek için evden çıkarken dargınlığını belli etmiş ve o evden azık almamış; aç aç dağların yolunu tutmuş. Bu olay köyde duyulunca köylüler çobanı alaya almaya başlamış.

 

Devamını oku...
 
Bugünkü Ahmetler'in Kuruluşu PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 16 Şubat 2009 09:36

Köyümüzün Kuruluş Öyküsü

Mustafa KOÇ 

Bölgenin en eski köylerinden biri olan Ahmetler'in dilden dile dolaşarak gelen öyküsünü merak ediyor musunuz? Ahmetler, ilk olarak nereye yerleşti? Başka köy yerlerimiz var mıydı? Ahmetler köyü nasıl kuruldu? Bütün bu soruların cevabını aşağıdaki yazıda bulabilirsiniz.

Bugünkü yere kurulmadan önce köyümüzün üç yere konduğunu, çeşitli nedenlerle buraları terkederek yeni yerleşim yeri kurduklarını biliyoruz.  

Devamını oku...
 
Yörüklerin Yaşamı PDF Yazdır E-posta
Salı, 10 Şubat 2009 22:44

Unutulmakta Olan Zengin Bir Kültür; Yörükler...

Bu siteyi açarken en çok geçmişimizi ve kültürel değerlerimizi ortaya çıkarmayı, onları hem bugünkü gençlere tanıtmayı hem de gelecek kuşaklara saklamayı hedeflemiştim. Bu amaca destek olacak en iyi örneklerden birini Köyümüzün Mustafa Koç'larından bir başkası (Karaosmanoğlu Mustafa Koç) hazırlayıp göndermiş. Öncelikle sevgili Mustafa Koç'a bütün Ahmetlerliler adına teşekkür ediyoruz.

Devamını oku...
 
Gülsüm Ebe'nin Duaları PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 02 Şubat 2009 06:55

HATIRALAR

Ahmetler'deki ilk yılımdan hoş bir anı...

Mustafa Koç 

Öğretmen okulunu bitirdiğim yıl, Manavgat'ın yakınında bir köye atanmıştım. Ancak Ahmetler'de öğretmen yoktu; bu yüzden orada dersler boş geçiyordu. Ya öğretmen sayısı yetmedi ya da atanan öğretmenler uzak diye gitmek istemiyor, görev yerini değiştiriyordu.

Yeni bir atamanın yapılamayacağı anlaşılınca Manavgat ilköğretim Müdürü Bekir Ünal Hocam, yıl ortasında beni çağırdı; "Ahmetler'e gider misin?" dedi. Köyümün çocukları öğretmensiz kalmasın diye düşünmeden ve seve seve kabul ettim.

Devamını oku...
 
Ahmetler'de Yaz Şenliği PDF Yazdır E-posta
Pazar, 01 Şubat 2009 12:25

Neden Olmasın?

Ahmetler'de yetiştirlen ürünlerin ve üretilen yiyeceklerin daha iyi tanıtılması için bazı etkiinlikler yapılabilir. Köyümüzde artık kaliteli üzümler, elmalar, domatesler üretiliyor. Çok kaliteli bir Ahmetler balı var. Ahmetler'de pişirilen keşkekin tadını başka yerde bulan var mı? Defnemiz var, kekiğimiz var.

Doğal ortamda yetiştirirlen, dağlarımızın temiz ve zengin otlarıyla beslenen, Toros yaylalarının çiçeklerinin kokusunu alan keçilerin ürünlerinin kıymetini biliyor muyuz?  En güzel peynirin, en doğal yoğurdun Ahmetler'de üretildiğini çevremize anlatabiliriz. Yaylamızdan alınan balın tadını başka bir şeyde bulabilir misiniz?

Devamını oku...
 
Manavgat'a Çağlayan Üniversitesi PDF Yazdır E-posta
Cuma, 16 Ocak 2009 09:45

Önce Öğrenci Yurdu Yapılacak

Meslek Yüksek Okuluyla ilk yüksek öğretim kurumuna kavuşan ilçemizde asıl hedefin bir üniversite  olduğu açıklandı. Manavgat Yüksek Öğrenim Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Vakfı (MAYÖV) yöneticilerinin yayınladığı bildiride kısa zamanda Manavgat Çağlayan Üniversiteini kurmak için çalışmalara başlandığı, üniversite arsası için seçim yapıldığı;  önümüzdeki öğretim yılında Gurme Fakültesiyle Denizcilik Fakültesinin öğrenci almaya başlayacağı da müjdeleniyor.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 Sonraki > Son >>

Sayfa 140 - 141