You are here:
ahmetler.net
Fotoğraf Albümü Eklendi PDF Yazdır E-posta
Cuma, 27 Mart 2009 11:00

 Köyümüzün fotoğraf albümü yayına girdi...

 Uzun zamandır siteye bir fotograf albümü ekleme düşüncemiz vardı. Savaş Koç, fotografların gruplandırılarak sergienebileceği uygun bir    fotoğraf albümü ekledi. Menüden tıklayarak hemen bakabilirsiniz.

Elimizde yeteri kadar fotoğraf olmasına rağmen daha zengin bir albüm için hepinizin katkılarınızı belkliyoruz. İleride, yaşlılarımızdan başlıyarak bir insanlar bölümü ekleyeceğiz. Eski insanlardan oluşan albümler için de destekleriniz gerekiyor.

Devamını oku...
 
Ana Sütü Gibi Atasözlerimiz PDF Yazdır E-posta
Pazar, 22 Mart 2009 10:23
Şair Gözüyle Atasözleri ve Deyimlerimiz  
 
Hasan Varol, atasözleri ile şiir ilişkisinden yola çıkarak bize çok güzel bir yazı hazırlamış. Günlük dilde kullandığımız atasözlerinin şiirin içine de yakıştığını anlatan yazıda Ahmetler'den derlenen bazı sözlerin bir araya getirildiğini görüyoruz. Ana sütü tadıyla aktarılan bu incelemede köyümüzün dil zenginliğini çok güzel örnekleyen çok hoş sözler bulacaksınız. Biz de bu zenginliğin unutulup gitmesine itiraz ettiğimiz için bu siteyi kurduk zaten. Eğer "Ana sütü" tadındaki bu sözleri yaşatabilirsek anamızdan emdiğimz sütü hak etmiş olacağız. Hasan Öğretmen, anasından duyduğu bu sözleri gün ışığına çıkararak zaten onun gönlünü almış ve bunu hak etmiş. Kendisine biz de teşekkür ediyoruz... 
 
İşte şair Hasan Varol'un gözüyle Atasözlerimiz:
 
Devamını oku...
 
Ölümlü Dünya PDF Yazdır E-posta
Salı, 24 Mart 2009 00:00

"Toprak damar damar,    
  İnsan çeşit çeşit.”

Ali VAROL 

Ne güzel söylemiş söyleyen. Kimi insanlar vardır, “Zaman geçmiyor, canım sıkılıyor, ne yapsam bilmem.” diye sızlanır durur. Kimileri de “Yapacak bir iş yok, gerçi elimden de bir şey gelmiyor ya.” diye şikâyetçidir halinden. Kimileri de (belki de haklı olarak) “Urfa’ya üniversite yaptırdılar da okumadık mı?” gibi sözlerle birilerinin kendisine yardım etmesi gerektiğini ima ederler.

Devamını oku...
 
Nevruz Bayramı Kutlu Olsun PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 21 Mart 2009 18:56

Avrasya'nın Ortak Bayramı 

Bu gün dağlar yeşillendi
Sultan Nevruz safa geldin
Cümle kuşlar hep dillendi
Sutan Nevruz safa geldin.

Türklerin yeniden tarih sahnesine çıkışını, yeni bir yılın başlamasını ifade eden bir gün olarak bilinen nevruz, sadece Türklerin değil; Avrasya'daki bütün halkların tek ortak bayramıdır. 21 Martta tabiat yenilenir, adeta yeni bir gün, yeni bir yıl başlar. Doğadaki değişimi simgeleyen, baharın gelişini müjdeleyen ve Türklerde gerçek yeni yılın başlangıcı sayılan Nevruz, nedense biraz ihmal edilmiş. Ancak Nevruz, günümüzde önemi giderek daha fazla fark edilmeye başlanan bir mutlu gündür.

Devamını oku...
 
Ahmetlerli İşletmeler PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 21 Mart 2009 06:46

 İşletmelerinizi Tanıtıyoruz

Ahmetler'den çıkıp yurdun herhangi bir köşesinde işyeri açmış olan köylülerimizi, yaptıkları işleri ve işyerlerini tanıtmak istiyoruz. Böylece kendi çapında bir iş başarmış olanları tanımış ve tanııtmış olacağız. Ayrıca bu tanıtım, yapacağımız alışverişlerde köylülerimizi birbirine yakınlaştırabilir. Özellikle şu ekonomik kriz döneminde böyle bir dayanışma ve yardımlaşma içinde olmaya herkesin ihtiyacı var. Bu uygulamanın zamanla daha da gelişerek aramızdaki dostluk ilişkilerini artıracağını; alışveriş yaparken Ahmetlerli işletmelere öncelik vermemizi sağlayacağını düşünüyoruz. 

Devamını oku...
 
Bir Bardak Sütün Hatırı PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 08 Ocak 2009 00:00

Hayatımızı iyi yapan şey, iyi insanlardır!

Howard, yoksul bir ailenin çocuğuydu ve okul giderlerini karşılamak için kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu.

O gün, hiçbir şey satamamıştı ve karnı da çok açtı. Bundan sonra çalacağı ilk kapıdan yiyecek bir şeyler istemeye karar verdi. Ama çaldığı ilk kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı...

Devamını oku...
 
Biroslu Hoca PDF Yazdır E-posta
Pazar, 15 Mart 2009 16:49

Hepimiz, ondan çok şey öğrendik 

Köy odası, bugünkü "oda"nın yerinde eski ve iki katlı bir binaydı. Ama bugünkü gibi iki katlı bir beton yığını değildi. Üst katta iki oda ve büyükçe bir salon kadar geniş çardak vardı. Çardak dediysem, ahşap döşemesi ve ahşap korkuluklarıyla gündüzleri herkesin gelip oturabileceği, sohbet edebileceği güzel bir mekandı. Buraya tahta bir merdivenle çıkılırdı.

Köye bir misafir geldiğinde evlerden yemekler getirilir, babalarımız hep birlikte orada yemek yerlerdi. Oda'nın bir odasıinda köy hocası kalır; diğerinde ise çocuklara din dersleri verilirdi. Burası aynı zamanda muhtarın köylülerle tıoplantı odasıydı. Köylüler, köyün önemli ortak sorunlarını ama en çok da "yayla davasını" tartışmak üzere akşamları zaman zaman burada toplanırlardı. Odada kocaman bir davlumbaz ve ısınmak için odunların yakıldığı büyük bir ocak vardı.

Oda'nın alt katı da "tokat" olarak kullanılırdı. Tokat ise bir tür hayvan cezaeviydi. Burası, birinin bağına, bahçesine, malına zarar veren büyük ve küçük baş hayvanların cezalandırıldığı bir yerdi. Hayvan sahibi ancak zararın bedelini ödeyerek hayvanını Tokat'tan çıkartabilirdi. 

Devamını oku...
 
Kırlangıcın Hikayesi PDF Yazdır E-posta
Pazar, 15 Mart 2009 16:22

Çok çalışmaktan çevrelerini göremeyenler için ibret dolu bir Kırlangıç Hikayesi...

Hikaye bu ya; kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş. Pencerenin önüne konmuş, bütün cesaretini toplamış, röfleli tüylerini kabartmış, güzel durduğuna ikna olduktan sonra, küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş:

"Tık, Tık, Tık. . . "

Devamını oku...
 
Her Köyün Bir Deli Ahmet’i Vardır PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 12 Mart 2009 09:57

Köyün Deli Ahmet'i Şimdi Kim?

Her insanın bir hikayesi vardır. Köyümüzde yaşamış olan eski insanlardan birçoğunun da renkli hayat hikayeleri olabilir. Ama ne yazık ki onlar zamanın acımasız karanlığında unutulup gidecek. Siteyi açarken bizden önceki insanlarımızın hayattayken bıraktıkları izleri bulup ortaya çıkarabiliriz ve böylece onların unutulmalarını önleriz diye düşünmüştüm. Bunları sitemizin "Anılar" ya da "İz Bırakanlar" köşesinde yayınlamak istiyorum. Böylece hem onların hatıralarını yaşatmış ve büyüklerimizi saygıyla anmış oluruz hem de onların yaşamından ibret verici dersler çıkarabiliriz. Bazılarının bilgisinden, bazılarının tecrübesinden, bazılarının davranışlarından, bazılarının komik ve eğlendirici yaşam deneyimlerinden yararlanabiliriz.

Hepimizin ailesinde ilgi çekici öyküler ve notlar olabilir. Bunları gün ışığına çıkaralım; eski insanların ve yaşayanların güzel öykülerini burada toplayalım. Düşünün bir ne kadar zengin bir arşivimiz olacak... Ne dersiniz? Dedelerinizin, annelerinizin, babalarınızın ya da başka birinin paylaşmaya değer hikayesi yok mu? Bir araştırın; çok şey bulacaksınız...

Devamını oku...
 
İstanbul’dan Mektup Var! PDF Yazdır E-posta
Pazar, 08 Mart 2009 16:46
Huriye'nin sitemizle ilgili duyguları...
 
Bir gün eposta kutuma tanımadığım birinden bir mektup düştü. Anladım ki yabancı değil ve onu tanımıyor olmak, sadece benim ayıbımdı. Köyümüzden, “komşu kızı” Huriye Demir’den gelen mektuba hemen cevap yazıp teşekkür ettim. Gecikmeden bir cevap daha geldi. 

Huriye’nin anlattığı kısa hikayesini ve uzaktaki bir Ahmetlerli’nin siteyle ilgili görüşlerini herkese örnek olması için burada yayınlıyorum. Onu sizlerin de tanımasını istedim. Umarım Huriye beni anlayışla karşılayacaktır.
Devamını oku...
 
Çocuklar ve Gençler İçin Bir Yayla Öyküsü PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 04 Mart 2009 23:42
Yazan: Ali Varol
 
Zamanın birinde, Gülen dağının kuzey yamacında bir köy varmış. Köyün adı, Uzunlar’mış. Bir köy de dağın güney yamacında varmış. Onun adı da Kısalar’mış. Uzunlar’da yaşayanlar diğer köylerin insanlarına oranla uzun boylu, iri yarı insanlarmış. Kısalar’ın insanları ise diğer köylerin insanlarına göre kısa boylu, ufak tefekmiş. İki köyün insanları da hayvancılıkla uğraşırlarmış. Bu insanlar yazın hayvanlarını otlatmak için dağın başındaki yaylaya çıkarlarmış. Köylüler yaylada hayvanlarını otlatırken sık sık kavga ederlermiş. Onlar, “yayla bizim “dermiş, ötekiler, “hayır, sizin değil, bizim” derlermiş. Kavgalarda adam bile ölmüş. Mahkemeye vermişler birbirlerini. Mahkeme yüz yıl sürmüş, bitmemiş. Bitecek gibi de değilmiş
Devamını oku...
 
Daha Fazla İçerik...
<< Başlangıç < Önceki 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 Sonraki > Son >>

Sayfa 140 - 142