You are here:
Ulusal Basında Dilek Koç'a İlgi PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 08 Ekim 2011 12:13

"Dilek Koç, ülkemizde çok fazla tanınmıyor ama Yunanistan'da popüler bir sanatçı."

Zaman Gazetesinin Dilek Koç'la Röportajı

Antalya Film Festivalinin Kapanış törenlerinde konser verecek olan Dilek Koç'la ilgili olarak Antalyadaki bütün yerel basında ve ulusal basında çıkan haberler artmaya başladı. Bunlardan biri de Zaman Gazetesinin Dilek'le yaptığı röportajdı. Gazeteci Ali Pektaş'ın bu ilgi çekici röportajını biz de sizlerle sitemizde paylaşıyoruz. İşte o röportaj:

 

Kriz, yüzünü Anavatana çevirdi.

 

Dilek Koç, ülkemizde çok fazla tanınmıyor ama Yunanistan'da popüler bir sanatçı. Kendi çalışmalarının yanı sıra birçok ünlü Yunan sanatçıyla birlikte albüm yaptı. Bugünlerde ülkemizde Sevdalım Aman isimli bir albümü yayınlandı. Yunanistan'daki ekonomik krizin sanatçıları çok etkilediğini anlatan Koç, yüzünü Türkiye'ye dönmek istediğini söylüyor.

Müzik hayatınız nasıl başladı?

İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde okurken aynı zamanda Akademi İstanbul'da şan dersleri alıyordum. Ayrıca Ruhi Su Dostlar Korosu'na devam ettim 5 yıl kadar. Ancak profesyonel anlamda müzik hayatım 2000 yılında Yunanistan'a yerleştikten sonra başladı.

Yunanistan'a neden gittiniz?

Yunanistan'a evlenerek gittim ve dolayısıyla oraya yerleştim.

Burada birçok önemli sanatçıyla çalışma imkanı buldunuz. Bu, müzik hayatınıza neler kattı?

Yunanistan'ın önde gelen birçok ses sanatçısı, bestecisi ve müzisyenleriyle çalışma şansım oldu. Ulak, Babam ve Oğlum ve Türkiye'de sinemalarda bir türlü gösterime giremeyen ancak Yunanistan'da ödül üstüne ödül alan "Bir Tutam Baharat" filmlerinin müziklerinin bestecisi sevgili Evanthia Rebuçika, Glikeria gibi ve daha pek çok değerli sanatçıyla yaptığım albüm ve konser çalışmaları, sahne hayatıma, duruşuma, seçimlerime, müziğe bakış açıma olduğu kadar kişisel hayatıma da olgunluk kazandırdılar. Çünkü onlarla çalışmak çok zevkli ve bir o kadar da sorumluluk gerektiriyor.

İki ülke arasında geçmişten gelen kötü anılar var. Bu, müzik çalışmalarınızı ve hayatınızı olumsuz etkiledi mi?

Ben Yunanistan'da en uzak ücra köy panayırlarından en büyük konser salonlarına kadar konserler verdim. Ama konserler sonrası aldığım tepkiler, bana müziğin önyargıları nasıl yıktığını gösterdi. Aynı tarihi, geçmişi, tatlı acı paylaşan iki halkın, müzik yoluyla nasıl kaynaştığına, sınırların uçup gittiğine şahit oldum. Aynı kaynaklardan su içip yüzyıllarca komşu olmuşuz. Melodilerimiz, ritimlerimiz birbirine benzemiş. Kardeş olmuş. O nedenle diyebilirim ki ilk zamanlarda Yunanistan'da müzik yapma konusundaki kaygılarım bir süre sonra yok oldu ve tepkiler bana müzik adına pek çok şey yapma konusunda güç verdi. İki halkın buluşabileceği ortak bir noktada üretim yapmak beni çok mutlu ediyor gerçekten.

Daha çok mübadele müzikleriyle ilgileniyorsunuz. Bu müziklere ilginiz nereden geliyor?

Evet birkaç müzik dalıyla ilgileniyorum ancak mübadele türküleri söylemek benim için ayrı haz. İki halkın yaşadığı mübadele süreci, her iki halktan da duyduğum hikâyeler beni çok etkiledi. Çünkü orada yaşanmışlık var, duygular var, tarih var, acılar ve sevinçler hepsi bir arada. İnsana ait şeyler... Konserlerde ağırlıklı olarak Türkçe söylüyorum; bazıları türküleri o kadar iyi biliyor ki bazen onlardan TRT repertuarına girmemiş dizeler bile öğreniyorum. Bazıları ise dili anlamıyor olabilirler ama melodiler, ritimler, eserlerdeki makamsal yapı birbirine o kadar yakın ki müziği hissetmek için bazen dili bilmeye gerek kalmadığına tanık oluyorum.

Türkiye'deki müzik piyasasını yakından takip ediyor musunuz? Daha çok kimleri beğeniyorsunuz?

Takip etmeye çalışıyorum. Türkiye'de sayısız iyi müzisyen ve yorumcu var, isimleri saymakla bitmez ama en çok TRT sanatçılarını, bunun yanında Erkan Oğur'u ve Sezen Aksu'yu severek dinliyorum.

Neden bunca yıl Türkiye'ye dönmediniz?

Yaptığım çalışmalar daha çok Yunan iç piyasasına dönüktü, ayrıca bir bebeğim oldu, şimdi dört yaşına girdi, o nedenle kesin dönüş için çok radikal kararlar vermek gerekiyordu.

Yunanistan'daki ekonomik krizin sizi etkilediğini duyduk. Ekonomik kriz sebebiyle Türkiye'ye dönmeyi düşündüğünüz yönünde duyum aldık. Doğru mu?

Evet. Yunanistan'da yaşayan herkes gibi ben ve bütün sanatçılar, bu krizden payımızı aldık. Çok büyük bir kriz, umarım bundan Yunanistan, Türkiye, Balkan ve Akdeniz ülkeleri ders alır ve dayanışma içine girerek bölgenin zenginleşmesine katkıda bulunurlar. Gerçek hayalim, bir ayağımın da Türkiye'de olacağı bir sistem. Krizin bir gün biteceğini umarak şimdilik Yunanistan'dayım. Türkiye'de piyasaya yeni çıkan "Sevdalım Aman" albümümün tanıtımı için mutlaka bir şeyler yapmak istiyorum. O nedenle şimdi yüzümü Türkiye'ye döndürmüş durumdayım.

Türkiye'de popüler müzik dünyasına adım atmayı düşünüyor musunuz?

Kendime yakın bulabileceğim isimler ve projeler dışında popüler müzik ile ilgilenmeyi düşünmem. Star sistemini sevmedim hiç.

Müzik adına önümüzdeki yıllarda neler yapmak istiyorsunuz?

Elimde çok güzel projeler var, bunları gerçekleştirmek istiyorum albüm anlamında. Şimdiden üçüncü kişisel albümüm için kolları sıvadım. Popülist olmadan, iki ülke arasında müzik yoluyla köprü kuran projelere devam etmek istiyorum. Türkiye'de ve dünyada konserler vermek istiyorum.  Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız