You are here:
Yayla Obalarımız -2 PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 21 Mart 2012 00:00

Ali VAROL

2. Bölüm

Ahmetler Yaylasındaki Su Kaynakları

Aldürbe Oluğu ve Çırlavık'taki 2 adet çeşme yayladaki insan ve hayvanlarımızın su ihtiyacını karşılayan önemli su kaynaklarıdır.

Aldürbe, Akkuyu Bucağı ve Ahmetler Kuyusu'nda devamlı suyu bulunan kuyular vardır. Köyümüz hayvanları Aldürbe'deki çeşmelerin suyu yetmediği zamanlarda ilkbaharda ve güzün Çimi Köyü'ne ait olan Yeroluk'tan sulanmaktadır. Yeroluk'ta da 3 tane devamlı akan oluk vardır: Karamuklu Oluk, Kızıloluk, Aşağı Oluk.

Komşularımızdan Gebecelilerin oturduğu Ölümuğar'da da su boldur. Ahmetler sürüleri bazen sulanmak için Ölümuğar'a giderlerdi.

Akdağ'da akarsu ve kuyu yoktur. İnsanlar sularını karlardan sağlarlar. İlkin oba yakınındaki kayaların dibinde kışın birikmiş ve sıkışmış kar yığınlarından temiz bir kazma ya da daha çok nacak ile sırtta taşınabilecek büyüklükte kar "kös"leri kesilir, bunlar sırta yüklenilir, getirip çadırın önündeki özel olarak hazırlanmış düzgün ve hafif meyilli bir taşın üstüne konur. 50 - 100 cm. uzunluğunda olan kar kösünün bir ucu taştan dışarıya uzatılır. Bu kar uzantısının altına bir helke konur. Karlar eridikçe damlaya damlaya helkeyi doldurur. Dolan helkedeki su güğümlere, ibriklere, su kabaklarına ya da başka kaplara konur. Boşalan helke tekrar karın altına konur ve dolmaya devam eder. Gündüz karın üstü açılır ve güneşi görürse kar çabuk erir ve "cirleyerek" akar. Genelde kar kösü toz olmasın diye üzerine bir kilim veya "melevse" gibi örtü örtülür. Eğer evde kullanılmayan boş kazan veya tokat gibi kaplar varsa kar kösü bunun içine de konabilir. Eğer kar böyle kazan içinde erirse yüzünde köpük ya da talaş oluşabilir.

Hayvanların sulanması için kar yığınlarının önüne bir karış derinliğinde "su yalakları" kazılır. Bir sürünün sulanabilmesi için bir kar yığını önünde 10 kadar kar yalağı olması gerekir. Kar yalakları eriyen kar suları ile dolar. Hayvanlar da bu yalaklardaki sularla sulanır. Haziran, Temmuzda karların hızlı eridiği günlerde kar yığınlarının önünde derecikler de oluşabilir. O zaman hayvanların sulanması daha kolaydır.

Bizim köyde hayvanlara yuvarlak 20 günde bir kere tuz verilir. İnce öğütülmüş kaya tuzu düzgün taşlar üzerine dökülünce hayvanlar onu kümelenerek iştahla yalarlar. Hayvanlara tuz verildiği gün onların muhakkak sulanması gerekir.

Kalın kar katmanları eriyip tükenince (Ağustosta) karlar "kar koyakları" ya da obruklardan alınır. Kar koyaklarından kar çıkarmak için bir patika yapılabilir. Ancak kar obruklarından kar çıkarmak zordur. Ya dağcılar gibi tırmana tırmana inip çıkacaksınız, ya da bir iple obruğun dibine birini salıp kuyudan su çeker gibi kesilen karları iple yukarı çekeceksiniz.

 

Obruklarımız: (Halk ağzında “oğruk” da deniyor.)

Obruklarımızdan iki şekilde faydalanırız.

1 - İlkbaharda ve yaz boyunca hayvanlarımızdan ürettiğimiz, yağ, keş, (çökelek), katık, peynir gibi süt ürünleri yayladaki evlerde çadırlarda kalırsa bozulabilir. Bozulmasa bile tazeliği gidip kuruyarak sertleşebilir. Bu nedenle obruklara atılır ve yaz sonunda havalar soğuyuncaya kadar orada bekletilir. Bu ürünler obrukta bozulmaz. Hatta kıvamı, tadı değişerek olgunlaşır, lezzeti artar. Aylarca dursa da tazeliğini ve yumuşaklığını kaybetmez. Obruklar süt  ürünlerimiz için birer "doğal soğuk hava deposu"dur.

Süt ürünleri genel olarak derinliği 5 - 10 m. arasında olan ve içinde kar olmayan obruklara konur. Her obanın yakınında bir veya birkaç obruk bulunur. Ancak oba yakınında dibinde kar olmayan obruk yoksa ürünler kar obruklarına da konabilir. Obruklara ürünler genellikle deri içinde konur. Derinin küçüğüne "civcer" de denir. Deriler obruğa konacağı zaman İlkin kolay olsun diye bir çocuk salınır. Çocuk aşağıya inince kendine bağlı ipi çözüp yukarı yollar. İp ile gelen derileri de çözüp uygun yerlere sıralar, yerleştirir. Eğer deri koyacak kişi yalnız ise uzunca bir iple "hırsız ilmeği" bağlayıp obruk dibine deri inince de ilmeği yukarıdan çözerek deriyi hırpalamadan aşağıda bırakabilir.

2 - Akdağ'daki obalarımız yakınında akar su, kuyu, sarnıç yoktur. İnsanlarımız suyu kar koyaklarından kesip getirerek evinin önüne koyduğu kardan elde eder. Kar koyaklarındaki karlar yaz sonunda tükenir. Dışarıda kar tükenince kar obruklarında kar vardır. Hatta bazı obruklardan kar yıl boyunca hiç eksik olmaz. Karları kesip obruktan çıkarmak bazen zordur ama yoktan iyidir.

Bazı obruklar da ne kar tutar ne süt ürünü saklar. İmalı dipsizi, Yürükteki dipsiz bu tür obruklardandır. Bunlar mağaracıları ilgilendirirler. Sözgelimi İmalı dipsizine bir taş atarsan ve kulağını verip dinlersen uzun süre yuvarlanıp gittiğini duyarsın.

Yaylamızdaki belli başlı kar obruklarımız:

1 - Bozlağan kar obruğu: Hiç kar tükenmez. Say ile Teketaşı arasındadır. İnip çıkması zordur. Kar hiç tükenmez.

2 - Musabaylıcası Obruğu: Obanın kuzeydoğusunda, Köse Dağı'nın dibindedir. İnip çıkması kolaydır. Geç zamanlar kar tükenir.

3 - Aylıca Obruğu: Tülüce elin obasının yanında, Musa Dağı'nın dibindedir. Bir in şeklinde yan gidilir. İnmesi kolaydır. Kar tükenmez.

4 - Güllü Belen obruğu: İp ile inilip çıkılır. Obruğa süt ürünleri de konur. Kar tükenmez. İnsanlar kar ihtiyacını son zamanlara kadar yakındaki kar koyağından sağlamaktadırlar.

5 - Deve Koyağı obruğu. Teketaşı ile Kızıleğrik Önü'nün arasına Deve Koyağı denir. Buradaki obrukta da geç vakte kadar kar kalır. Kızıleğrik Önündeki obalar koyaklarda kar tükenince buradan kar alırlar. Eğrikar koyağı'nda da genellikle kar tükenmez. Kızıleğrik Önü'nde oturanlar Eğrikar Koyağı'ndaki kardan da faydalanırlar.

Sayyatak ve Tomsubaşı'ndaki obalar karlarını ilkin aradaki koyaklardan alırlar. Koyaklarda kar tükenince ya Aldürbe'ye göçerler ya da Güllü Belen'den kar getirirler..

6 - Ahmetler Kuyusu obruğu: Yaya olarak inilip çıkılabilir. Kar tükenmez. Ahmetler Kuyusu ve Aldürbe'deki insanlar yaz boyunca kar çıkarıp tüketirler.

7 - Değirmen Taşı'nın dibindeki obruk: Fazla bilen yoktur. Eskiden Hacı Hatip'in babası Ali Fakoğlu burada oba kurmuş ve bu obruğu kullanmış. Kar tükenmez.

8 - Düneğin Dibi'ndeki obruk: Burada Ahmetlerliler de oturmuş ama çoğunlukla Fersinliler otururdu. Kar geç vakit tükenir.

9 - Çağşırcı Obruğu: Kar tükenmez. Girip çıkması kolaydır. Burada oba tutanlar hayvanlarını da bu obruğun karından erittikleri su ile sularlar. Burada bazen Fersinliler, bazen de Ahmetlerliler oba tutar.

10 - Yüksek Eğrik'teki obruk: Kar tükenmez. İnip çıkması kolaydır. Hayvanları sulamak için de kullanılır.

11 - Buz Obruk: Kar tükenmez. İnip çıkması zordur. Hayvan sulamada da kullanılır.

Mehmet Güngör obruklarla ilgili bazı bilgiler göndermiş. Kendisine teşekkür ediyorum; verdiği bilgileri buraya ekliyorum:

"Akdağ'daki obruklar:

Tomsu Başı çağşırlığının tepesindeki obruğun (kar tutmaz) peyniri güzeldir.

Güllü Belen obruğu; 2 katlı yaz boyu kar tutar. Peyniri güzeldir.

Güllü Belen'de ben Şaban'ı iple salardım obruğa. O peynirleri takardı ben çekerdim. Bir defasında ekim ayı idi, "Şaban sen burada kal ben gidiyorum." deyip sesimi kestim. Şaban ağlamaya başladı aşağıda.

Aylıca obruğu: Tek katlı yaz boyunca kar tutar.

Bozlağan obruğu: 2 katlı yaz boyunca kar tutar.

Çakılbaşı obruğu (Kır oğruk): Kar  tutmaz, Sayyatağın karşısında, çağşırlığın kuzey kıyısında tepededir.

Eğrigar koyağında 2-3 tane var.

İmalı Dipsizi: İmalı ininin kuzeyinde kaç metre olduğu bilinmiyor. Taş atınca çok derin olduğu anlaşılıyor. Kuytu bir yerde bulunur.

Tomsubaşı düneğinin eteğindeki obruk, 2 katlı, kar tutmaz ve çok derindir."

Devamı Var

.......


NOT:

Ahmetler Yaylasındaki oba yerlerimizi daha ayrıntılı oalarak Google görüntüleriyle inceleyebilmek için aşağıdaki belgesel albümlere bakabilirsiniz. Sırayla üzerlerine tıklayın.

1. Albüm

2. Albüm

3. Albüm

4. Albüm