You are here:
PARA MUTLULUK GETİRİR Mİ? PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 23 Mayıs 2012 20:57

Mehmet GÜNGÖR

Bilindiği gibi ilk Osmanlı kağıt parası, Abdülmecit tarafından 1840 yılında Kaime-i Nakdiye-ı Mutebere” adıyla basıldı. Bu “Kaime” sözünden olacak ki hala birçok yerde paraya "gayme” diyorlar :) 

Bir TV belgesel programında görmüştüm: Afrika ülkesinde yaşayan fakir bir ailenin üyesi olan uzun boylu kara kız, dağlardan otlar topluyor, onları harmanlıyor, derme çatma evlerine getirip bizim köydeki taş dibeğe benzeyen içi oyulmuş bir taşta bu otları dövüp hamur haline getiriyor ve pişirip aile fertlerine ve misafirlere ikram ediyor. Yiyecekler sadece dağlardaki otlardan. Bu hamarat kıza yemeği yiyenler teşekkür ediyor. Burada ailedeki kadının dişilik, annelik, yaşama ve yaşatma içgüdüsü dikkat çekiyor. Ailenin reisi hayatlarından çok memnun olduklarını söylüyor ve hep beraber aile kahkahalar atıyor.

Burada insanın aklına hemen bir soru takılıyor. Para mutluluk getiri mi? Yoksa bu lanet kağıt başlı başına bir mutsuzluk kaynağı mı?

Afrikadaki yoksul aile paradan bile haberi yokken mutlu olabiliyor, ama maddi olarak her türlü olanağa sahip, sofrasında kuşun sütü eksik olan zenginler neden mutsuzlar? Normal bir vatandaş hep maddiyattan yakınır, gidiyorsun otel sahibi holding sahibi insan da maddiyattan yakınıyor. Bunun nedeni ne olabilir?

Galiba insanların kazandıkça daha fazlasını  istemeleri, hırs ve kıskançlıkları, komşusundan daha üstün olma isteği, parayı bir baskı aracı olarak görmeleri ve kazanmış olduğu malı, parayı kaybetme korkusuyla sosyal aktivitelerden de uzaklaşınca mutsuzluk başlıyor.  Zira daima kazanmak zor; kaybetmek kolaydır. Oysa hayattaki sorunlar ve sıkıntılar hiç bitmeyecektir. Hayatını belirli bir düzeye oturtan kişiler biraz maneviyata ve sosyal aktivitelere önem vermeli, biraz paylaşımcı olabilmeli, mesela 80’inden sonra hala binalar yaptırmaya oteller yaptırmaya kalkmamalı, dünyanın geçici olduğunu anlayabilmeli ve mutlu olabilmek için biraz günü birlik yaşayabilmeli. Ayrıca iç dünyası da tertemiz olmalı ki bilindiği gibi iç dünyası temiz olan, yani vicdan azabı çekmeyen insanlar daha mutludurlar.

Parayı her şey sananlar, genellikle yaşlanınca paranın her şey olmadığını kavrayabiliyorlar, ama o zaman da biraz geç oluyor, son çırpınışlar fayda etmiyor ve hayatın gerçeğini biraz geç anlamış oluyorlar.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin sözleri mutlu olmanın anahtarı galiba.

 

Çok paraya tamah etme;

Elinle koymadığını elleme

Gözünle görmediğini söyleme.

 

Yıktığın varsa kaldır;

Döktüğün varsa doldur

Ağlattığın varsa güldür.

 

Hepinize paraya bağlı olmayan mutluluklar diliyorum.