You are here:
AHMETLER, EĞİTİMİ ÇOK SEVDİ PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 04 Mart 2013 00:33

Huriye HEARN

Köyümüzün adını artık dünya okuyacak... 

Ahmetler’e hayran olan yabancıları, köye gelip giden tur kafilelerini, ıstarların başında resim çeken Alman turistleri, çocukluğu Ahmetler’de geçen herkes hatırlar. Hatırlamak kelimesine dikkat çekmek gerekirse o yıllarda bütün dünyaya kapalı olan bu köyün dışarıya açılan kapısı sadece gelen misafirleriydi. Özellikle biz ilkokul çağını bitirene kadar köyde büyüyen çocuklar için her yeni gelen misafir, evlere alınan yeni bir eşya, hatta hiç yemediğimiz bir meyve çeşidi bile bizler için birer yeni keşifti dış dünyaya ait olan.

Bu kadar toplu yaşamdan uzak olup da kendi topluluğuyla kendi değerleri içinde kalabilen ender köylerden birisi olmanın özelliğini yaşıyordu Ahmetler geçmiş senelerde.

Bu dağ başındaki köyün kaderinin değişmesine vesile olanları hepimiz biliriz. Çıkınlarıyla ilk okumaya gidenlerin başarılı geçmişleri, köydeki gençlerin ileriki yıllardaki yönlerini belirlemelerinde büyük bir etken olmuştur.

Mustafa Koç’un kendi köyüne öğretmen olması ve yetiştirdiği öğrencilerinin inanılmaz başarılara ulaşmasını her Ahmetlerli bilir. Abdurrahman Güzel’i Gazi Üniversitesiyle neredeyse özleştirdik hepimiz. Eczacı sözcüğünü ilk kez Abdullah Öz’le öğrendik sanki. Ali Varol hocanın öğrencileri belki de ilk kez saz denen müzik aletini onunla tanıdılar. Aslında hepsinin adını sayamadığım birçok değerli insan yetişti Ahmetler’den ve hala yetişmeye devam ediyor. Bütün bu değerli insanların yetişmesindeki en büyük etken hiç şüphesiz eğitimdir. Bazılarımız şanslıydık ya da şansımızı kendimiz yaratarak bilgi dünyasının anahtarı olan eğitimden faydalandık.

Ahmetler eğitim dünyasına pek çok değerli insan kazandırdı, ama artık Ahmetlerin kendisi de eğitim dünyasına girdi. Bu nasıl oluyor demeyin ya da bu da nedir diye sormayın. Ben mi yaptım? Hayır! Haberim bile yoktu inanın buna! Ben de sizler gibi ilk kez okuduğumda çok şaşırdım ve duygulandım; bu nasıl bir vefadır diye şaşkın bakışlarla hüzünlendim.

Yabancı biriyle, bir İngiliz’le evliyim. Ahmetlerli ve inatçı bir Yörük olmamdan hiç kimse onun kadar gurur duymadı hayatımda. Değerlerime benden daha çok sahip çıktı, her yoluma çıkan engeli aşmamda elimden tuttu. Köyümden bir insanı sevdi ama asıl köyüme aşık oldu. Onun Ahmetler’le olan aşkını hiç kıskanmadım; tersine hep mutlu oldum. O; Yörüklere, yani bize ve değerlerimize gönlünü verdi, elinden gelse küçüçük bir ev yaptırıp Serken’in tepesine kurulmak istiyor. Çıkılan Taş’ta, Gözet Altı’nın derinliğinde kaybolmak, Güğlen’den havalanan kartalın kanatlarında Akdeniz’e süzülmek de içinden geçer hep.  Aşkını hep saklı tuttu, gizledi; sevgisini sadece içinde yaşadı, “Ben de Ahmetlerliyim hey bakın bana” demedi, ama o hep içimizdeydi.

Bir sabah elinde birkaç kitapla gülerek yanıma geldi ve “Bak bakalım bu sürprizim hoşuna gidecek mi?” dedi. Aslında sürprizler herkesin hoşuna gider, hele de sevdiğiniz birisiyse onu yapan, daha çok hoşlanırsınız. “Şu kitabı al; hadi şu, şu sayfaları aç ve düşüncelerini söyle” dedi. Gördüğüm sayfada en güzel köy düğünü betimlenmişti. Bir Ahmetler düğünü olduğu gibi İngilizce ders kitabına girmişti. Dünyanın dört bir yanından anlatılan köy düğünlerine bizim gariban köyümüzün geleneksel düğün merasimi de eklenmiş,  en ince ayrıntılarıyla yazılmıştı.

Bana sürpriz yapan, eğitimci yazar ve öğretmen, değerli eşim Paul Hearn ve kitapların diğer ortak yazarı Gareth hoca, Türk olan eşlerinin gönüllerini bir kez daha fethetmişlerdi yaptıkları jestlerle. 

Yıllardır Ahmetler’in yeterince tanıtılamadığından üzüntü duyan Paul Hearn hoca, belki de kendince içindeki isteği yerine getirdi. Sessizce ama en güzel şekliyle…

Bütün dünyada ve Türkiye’de satışa sunulan ve İngilizce eğitimine destek veren bir kitapta yer almasıyla Ahmetler Köyü artık bütün dünyayı dolaşacak. Otoriteler tarafından tam not alan bu kitabın adı “The Write Way”. Eğitim dünyasına henüz yeni adım atan bu kitap dört ayrı seriden oluşuyor ve şu anda Türkiye’nin pek çok üniversitesinde özel kolejlerinde okutuluyor. Önümüzdeki eğitim sezonunda Ortadoğu’ya satışı yapılacak olan kitaplarla umarım ki Ahmetler’in ünü Türkiye sınırlarını da aşacak.

Yıllardır dil eğitiminin içinde olan birisi olarak kitabın mükemmelliğini bir yana bıraksam bile yaptıkları anlamlı jestlerle eşlerinin saygısını ve sevgisini bir kez daha kazanan bu iki yazara hepinizin adına teşekkürlerimi sunuyorum. Artık Ahmetler Köyü dünyayı dolaşacak, bilmediğimiz coğrafyalarda bile köyümüzün adı geçecek.  Kimbilir köyümüze gelen turistlerden belki de birisi köy düğünümüzü görmek için dünyanın ta öbür ucundan çıkıp gelerek konuğumuz olacak.

Şu anda özel bir üniversitenin müfredat geliştirme bölümünün yöneticiliğini yapan, eşim Paul Hearn hoca ile özel bir kolejde İngilizce öğretmeni ve öğretmen eğitmeni olarak çalışan Gareth Edward hocaya sonsuz teşekkürler. İyi ki varsınız! Bakalım piyasaya yeni çıkacak olan kitaplarınızda başka sür