You are here:
DERELERDE HES ACISI PDF Yazdır E-posta
Pazar, 06 Ekim 2013 13:09

Ey dere nazlı dere
Seni vermem HES'lere...

Zehra Deniz ÖZDEMİR

Oğlum Ahmet'in yıllar önce köy resimlerine merak sarmasından sonra ben de site yazarlarının Ahmetler'le ilgili anılarını hep heyecanla okudum. Zaman zaman hayran kaldım.

Oğlumun "Ahmetler.net" diye tıklayıp "Anne bak" demesiyle tanışmıştık köy sitesiyle. "Körün istediği bir göz. Allah verdi iki göz" hesabı olmuştu bizimki. Sadece resimlerle kalmamış, insanlar, diyesekler, anılar, haberler... Her şeyle karşılaşmıştık bu sitede.

 

Sonradan ben de "ahmetler.net"'in yazarları arasına alındım. Ahmetler'in yabancı yazarı olarak köyde çocukluğum geçmediği için belki yazacak fazla anılarım yoktu ama ben de işte bu güzel insanların arasına girmiş ve Ahmetlerli olmuştum.

12 yıldır her köye gidişte oksijeni içime çektim. Güneşin batmasıyle birlikte doğanın güzelliklerini kısık gözlerimle seyrettim.Yazın köyde kaldığım sürece her gün Güğlen yolunda yürümeyi, Hatcanın (hatice) Suyuna gitmeyi kendime ödev bildim. Yaz sıcaklarında yürüdüğüm dere boyunca serinledim. Çocuklarıma böğürtlenden yedirdim. Sağım solum sadece yeşillikler içinde, cennetten bir köşeydi buralar.

Sonra aniden bir HES belası çıktı ortaya, herkesin keyfi kaçtı. Dere yolunda yürürken bunlar aklıma geldi. Yollar toprak kokuyordu; derede birikmiş su öbeklerine yanaştım; nazlı nazlı akıyordu. Adeta HES'e gelin gitmek istemezcesine üzüntülü gibiydi. Ben de gözyaşlarımı suyuna karıştırdım, derenin derdine ortak oldum.

Ey güzel dere! Henüz yeni gelin olmuştum seninle tanıştığımda. Çocukluğum geçmedi seninle, suyundan içmedim çocukken, içinde çimmedim. Herkes gibi anlatacak fazla anılarım yok. Ama ben çığlığımı belli etmeyince sanma ki duyarsız bir manav kızıyım. Her HES denilince öyle içim yanıyor ki makinelere gidip bağırasım, sesimi dağlara yankılatasım geliyor.

Dilerim sularına bir şey olmaz..