You are here:
Köklerimizi Unutmadık PDF Yazdır E-posta
Salı, 21 Temmuz 2009 19:26

 

 

Yörükler hakkında neler biliyoruz?

Mustafa Koç 

Günümüz insanı eskiden olduğundan daha fazla kendi köklerine ilgi duymaya başladı. Bu bir ırkçılık değil. Çünkü dünya yüzeyine yayılan insan topluluklarının en güzel yanı, her köşede birbirine benzemeyen farklılıkların yeryüzünü bir çiçek bahçesi gibi sarmış olmasıdır. Dünyanın ve ülkenin diğer insanlarıyla benzerliklerimiz ne kadar önemliyse farklılıklarımız da o derecede önemlidir.

İnsanları birbirinden ayırt etmeye yarayan en önemli ölçek ise dil ve kültürdür. Eğer dilimizi ve kültürümüzü koruyabilirsek dünyadaki çiçek bahçesinde biz de bir çiçek olarak varlığımızı sürdürebiliriz. Değilse birilerine benzeyerek kendimiz olmaktan uzaklaşır ve devraldığımız mirasa ihanet etmiş oluruz.

Anadolu'daki insan yapısının çok zengin ve renkli bir mozayik olduğu söylenir. Eğer öyleyse bu mozayiği oluşturan renklerin değerini bilmek ve bu renkleri korumak gerekiyor. Günümüzde gelişmiş ve güçlü ülkeler kendi kültürlerini, dillerini dünyaya yaymak için büyük bir mücadele veriyor. Aslında günümüzdeki en büyük savaş, kültürler arası savaştır. Belki de eskiden topla tüfekle yapılan savaşların yerini artık kültürler arası savaş almaktadır. Güçlü kültürler diğerlerini yok etmek için basın yayın, kitap gazete, film, televizyon ve internet yoluyla kendi kültürlerini yaymaya çalışıyor. Bazıları dili kullanarak bazıları dinden yararlanarak bazıları da ticaret ve üretim yoluyla kendi kültürlerini yaymaya çalışmaktadır.

Derler ya; "Aslını saklayan haramzadedir." Biz saklamıyoruz. Geçmişimizle nasıl gurur duyuyorsak geleceğimizle de gurur duyabilmeliyiz. Ama bunun için de kendi köklerimizi tanımalı, onların mirasını yaşatabilmeliyiz. Bugünden başlayarak sizlere yeni bir yazı dizisi hazırlamayı düşünüyoruz. Bu yazılarda köklerimizi anlatan “Yörükleri” ve onların geleneklerini tanıtmaya çalışacağız. Çünkü artık sadece Toroslarda yaşadıkları söylenen gerçek Türklerin işte bu Yörükler ve Türkmenler olduğu bilinmektedir.

Köyümüz, bu bölgenin en önemli ve en eski Yörük köylerinden biri. Bunu herkes biliyor. Öyleyse bizler de unutulmaya başlayan kültürleri, sosyal yaşamları ve gelenekleriyle kendi aslımızı daha iyi tanımalıyız.

Ahmetler, Torosların koruması altında kısmen kendini korumuş bir köy. Belki birçoğumuz, hayat şartları nedeniyle kentlere dağıldığımız için köyümüzün bu zenginliğinden biraz uzaklaştık. Ancak hiçbirimiz oradan kopmadık. İşte bu nedenle mütevazı bir site yardımıyla bakın insanlarımız birbirleriyle ortak değerlerini fark etmeye ve birbirlerine yakınlaşmaya başladı. Demek ki böyle bir ihtiyaç zaten varmış da farkında değilmişiz. İşte şimdi bir yerlerden başladığımızı ve ipin ucunu yakaladığımızı düşünüyorum.

Bu düşüncelerle genel olarak Yörükleri ve Yörük kültürünü tanıyarak kendimizi daha iyi tanımayı ve tanıtmayı amaçlıyoruz. Bunu daha sağlıklı yapabilmek için öncelikle yazılı kaynaklardan Yörükleri tanıtıcı yazılarla bilgimizi artıracağız.

Biz kimiz? Kimleriz? Nerden geldik? Atalarımız nasıl yaşamış; bizlere neler bırakmış? Orta Asya’dan yeryüzüne dağılan dedelerimiz nasıl izler bırakmış?  Yörüklerin özellikleri ve yaşantıları nasıldır? Buna benzer çeşitli soruların yanıtlarını bu yazı dizisinde bulabileceksiniz.

Burada okuduklarımıza bakarak kendi kültürümüzü daha iyi anlayacağımızı ve daha sıkı sahipleneceğimizi düşündüm.

"Yörükler" ... İlk yazı yakında geliyor... Yazıları okuduğunuzda bana hak vereceğinize inanıyorum.

Sağlıcakla kalın...

 

Mustafa Koç