You are here:
ÇOCUKLUK ARKADAŞIM ALİ KOÇ PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 16 Aralık 2013 11:05

Mustafa KOÇ

Ahmetler'e getirdiği ayyıldızlı Ortaokul şapkası, hepimizde okuma heyecanı yaratmıştı

Almanya’da kaybettiğimiz Ali KOÇ, köyümüzün kültürel alt yapısına, aydınlanmasına katkısı olan, ilk kez Ahmetler’den kalkarak ortaokula giden ve bizlere de iyi bir örnek olarak hepimizde okuma sevgisi uyandıran önemli bir insandı. Bunlarla birlikte benim de çocukluk arkadaşımdı ve bütün yaşamımızda aramızdaki yakınlığın ve dostluğun çok büyük değeri vardı.

Ahmetler İlkokulunda okurken o bizden bir sene önce mezun olmuştu. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Ali Koç, ilk karne tatilinde köye geldiği zaman başındaki ay yıldızlı ortaokul şapkasıyla bizlerde öylesine bir etki yaptı ki bu şapkayı giymek için bile ortaokula gitmeyi düşünmüştük. O, adeta bizlere öncülük etti ve yaşadığımız karanlıktan çıkışın yolunu çizerek önümüzü aydınlattı.

Daha sonra ondan duyduğumuz ilk Almanca sözler, Almanca kitabından okuyup tercüme ettiği eğlenceli parçalar o kadar ilgimizi çekti ki içimizde ona karşı bir imrenme, okumaya karşı da bir tutku oluştu. Sonra da okumak isteyen köyün çocukları onun peşinden yollara düştük. Ahmetlerdeki okuma hevesinin artmasında ve sonradan yayılan okumuş insan patlaşamasında kuşkusuz Ali Koç'la başlayan akımın etkisi vardır.

Farklı okullarda okusak da hep beraber büyüdük. Yaz tatillerinde Kazan Göbet'te birlikte yüzdük, birlikte çellik oynadık, birlikte yaylaya gittik. Aynı aileden geliyorduk ve zaten kaderlerimiz kesişiyordu.

Ali Koç, ortaokulda ve lisede çok başarılı bir öğrencilik dönemi geçirdi. Almanca sevgisi o kadar büyüktü ki bu sevgi onun kaderinin Almanya ile de kesişmesine neden oldu. Mezun olduğu Manavgat Ortaokulunda Almanca öğretmenliği yapması da aynı sevdanın bir sonucuydu.

Rastlantıya bakın; daha geçen hafta resim sergisini ziyarete gittiğim Almanca öğretmeni Nadire Sönmez de ondan bahsetmişti. Nadire hocaya;

"Hocam böyle güzel resimler yapıyorsunuz, neden resim bölümünde okumadınız?" diye takıldığımda, gözleri parlayarak şöyle demişti:

"Bir Ahmetlerli sayesinde Almanca okudum. Ortaokuldaki Almanca öğretmenim Ali Koç, o kadar güzel bir örnekti ki ben de onun önerisiyle ve ona imrenerek Almanca öğretmeni oldum." 

Manavgat okullarında okuyan Ahmetlerliler hep başarılıydı ama Ali Koç Manavgat’ta “Ahmetlerliler akıllı olur” dedirten ilk örneklerden biridir. Birisinin karnesinde bir kırık not olursa öğretmenler, “Bu, Ahmetlerli’ye yakışmaz” derdi. İşte bu kanaat de onun bıraktığı bir izdi.

O, hepimizden önce gözünü açmış, çevresiyle kurduğu sosyal ilişkileri artırmış ve büyük bir özgüven kazanmıştı. Lisedeyken o yıllarda yayınlanan haftalık Hayat, SES ve Sinema dergilerinin açtığı “jön aranıyor” yarışmalarına fotoğraflar gönderdiği günleri hiç unutmam. Bir sinema sanatçısı olma hayali kuracak kadar zengin bir ufku vardı.

Üniversitede sosyoloji okudu. Diyarbakır Dicle Üniversitesinde doçentlik tezi verdi fakat gerek ailevi nedenlerle gerekse hayat şartlarının dayatmasıyla hayatı onu Almanya’ya savurdu. İlk evliliğinden oğlu Gültekin kaldı. Eşinden ayrıldıktan sonra Ahmetler’den Hanife Koç'la evlendi. Bir bakıma Ahmetler’den Almanya’ya gelin giden Hanife'nin kaderini de değiştirdi o. Bu evlilikten de iki oğlu var: Yunus ve Aytekin...

“Ahmetler’in Donkişot’u” dediğim babası Kara Osman, gerçekten hakkında söz söylemeden geçemeyeceğim bir fedakarlık abidesidir. Kendisi yokluk içinde yaşarken zor koşullarda bile 2 kız, 3 oğlan; 5 çocuğunu okutarak destan yazmış mucize bir insandı. Eşi Fatma Yengeyi de unutmadan Ali, Ayşe, Mustafa, İbrahim ve Arzu’yu okutup topluma ve Ahmetler’e kazandıran bu iki insanı da rahmetle anmak istiyorum.

Ali Koç, Almanya’da uzun yıllar Türk çocuklarına öğretmenlik yaptı. Kendine has bir yaşam tarzı vardı; doğruluktan, dürüstlükten ve belli ilkelerden hiç ayrılmadı. Sitemize gönderdiği 25 tane yazıda onu ve hayata bakış açısını tanıtacak çok şey bulacaksınız. Özgün bir üslupla yazdığı yazıları, onun Ahmetler.net’e bıraktığı çok değerli hatıralar olarak kalacak.

Ahmetler’i çok seviyordu ve orada yaşamayı çok istiyordu. Manavgattaki yatırımlarla kendine ve çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamışken bunların keyfini çıkaramadan aramızdan ayrıldı. Ahmetler'de Kara Osman'ın evinde başlayan yaşamı, Almanya'da Frakfurt'ta son buldu.

Ben çocukluk arkadaşımı kaybettim, kardeşleri sevgili ağabeylerini, Ahmetler de çok değerli bir evladını kaybetti. Hepimizin başı sağ olsun.

Sevgili kardeşim, çocukluk arkadaşım, ışıklar içinde yat!

Mustafa Koç


Not:








 

(Ali Koç'un, o ilk kez köyden ayrılıp Manavgat Ortaokuluna gittiği yıl gördüğümüz ve bizleri etkileyen ortaokul şapkalı bir resmini bulamadım. Ancak o yıllara ait bir başka resimle kız erkek fark etmeden, öğrencilere cumhuriyetin ilk yıllarında verilen kimliği temsil eden bu kıyafeti yukarıdaki öğrenci fotoğrafında görebilirsiniz. Şimdi serbest bırakılan öğrenci kıyafetleriyle kıyaslamak için iyi bir örnek olmalı.)

1- Ali Koç'un ölümünden sonra kardeşi, İnşaat Mühendisi İbrahim Koç'un yazdığı "Hüzün Yağmuru" adlı ağıdı dinlemek için buraya tıklayın!

2-  Ali Koç’un sitemizdeki yazılarını tekrar okuyarak ince bir üslupla yarattığı derin ve öğretici anlamı bir kere daha yakalayın! Yazdıklarını okumak için burayı tıklayın!