You are here:
AHMETLER KANYONU ve HES SÜRECİ PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 25 Aralık 2013 12:13

 (Mustafa Koç’un Ahmetler Köyü sözcüsü olarak Akdeniz Üniveristesinde düzenlenen panelde yaptığı konuşma)

Yüzlerce yıl önce atalarımız Ortasya’dan su kıtlığı nedeniyle göçüp buralara geldi. Ama biz su için bir daha göçmek istemiyoruz; ayrıca başka gidecek yerimiz de yok, bu nedenle suyumuza sahip çıkacağız.

Ahmetler Kanyonundaki mücadele, toplumun büyük bir kesimi tarafından sempatiyle karşılandı. Kanyonda HES’e karşı yürütülen protesto son aylarda HES’lerin daha yakından gündeme gelmesini sağladı. Bütün Türkiye’de ilgi uyandıran bu karşı duruş, beklediğimizden daha çok ilgi gördü. Gösterilen haklı tepki nedeniyle Ahmetler adeta Türkiyedeki bütün HES’lerin simgesi haline geldi. Ahmetler’i kurtarırsak belki 10 MW altında üretim planlanan yüzlerce dereyi kurtarabiliriz.

Bilindiği gibi Ahmetler 700 yıl kadar önce Horasan’dan Anadolu’ya göç eden Türk boylarındandır. Türklerin Orta Asya’dan göçme nedenlerinin birinin de kuraklık yani su kıtlığı olduğu söylenir. Şimdi biz diyoruz ki: buradaki sularımızı kaybederek Ahmetler’den göçmek istemiyoruz. Sularımızın satılmasına razı değiliz.

Bir gün birileri çıkıp geldi ve “kanyonun suyu bizim” dedi.

Manavgat Ahmetler, Gençler; Akseki Murtiçi ve Güçlüköy sınırları içinde bulunan Ahmetler Kanyonuna HES yapılacağını 2012 yılı Haziran ayında gelen iş makineleriyle haberdar olduk. Proje döneminde ve sonrasında hiçbir ilgili, köylüleri bilgilendirmedi. İnsansız doğa olmaz. Yeryüzündeki her şey orada yaşayan canlı varlıklarla ve insanlarla değer kazanır. Oysa bu proje halktan bilerek gizlenmiştir. Bu durumu hem insanlarımıza yapılan büyük bir saygısızlık hem de bir hukuksuzluk olarak görüyoruz.

Bu haksızlığa karşı Haziran 2012’de kanyon çıkışında yaptığımız basın ilk basın bildirisinden sonra çeşitli tarihlerde mitingler, paneller ve basın toplantılarıyla kamuoyuna duyurmaya çalıştık.

Hakkın, hukukun zaman aşımı olur mu?

Avukatımızın, bu hukuksuzluğa karşı açtığı itiraz davası, 60 günlük itiraz süresi içinde dava açılmadığı için “süre aşımı” gerekçesiyle reddedildi. “Hakkın ve hukukun zaman aşımı olur mu?” diye hala haykırıyoruz.

Bu proje haksızdır; adalet istiyoruz!

Ahmetler, Güçlüköy ve Gençler köylülerine duyurulması gereken ilanın Manavgat’ta görünmez bir yerdeki panoya asılması zaten projeden köylülerin haberli olmasını engellemektir. Bunu bir devlet ciddiyetiyle bağdaştırmadığımız gibi bir haksızlığın da nedeni olarak görüyoruz.

Bu konudaki itirazımız henüz Danıştay aşamasındadır ve ayrıca konuyla ilgili başka bir dava daha açılmıştır. Hukuki süreç devam etmektedir.

Bu proje masa başında hazırlanmış

Konuyu incelemeye başladıktan sonra gördük ki projede başka eksikler ve usulsüzlükler de var. Şimdi yüklenici firmanın proje tanıtım dosyasında da açıkça yazıldığı gibi projede HES inşa edilecek olan 3,5 km’lik kanyon bölgesi hiçbir şekilde görülmemiş.

Bakın Proje Tanıtım Dosyasının 36. Sayfasında aynen şöyle yazılmış:

“Kanyon regülatörü ve HES projesi alanının bakir olması nedeni ile proje hattı boyunca ÇED inceleme çalışmaları yapılamamıştır. Sadece santral yeri ve regülatör yapısı yeri incelenebilmiştir. Topoğafik şartlar yüzünden iletim hattı boyunca ilerlenememiştir…”

İşte böyle rapor tutulan bir projeyi bir mühendis imzalamış, bir müdür imzalamış. Muhtemeldir ki bir ki bir genel müdür, bir vali, bir bakan da imzaladı. Ama hiçbiri bu projenin yerini görmediği gibi görmesi gereken de görmeden imzaladı.

400 metre derinliğindeki Ahmetler Kanyonu hem doğal güzellikleri, hem coğrafi özellikleri hem de turizm çeşitliliği bakımından benzersizdir ve dünyaca bilinmektedir. Kanyona yapılacak HES, kanyonun tamamen kurumasına neden olacak ve kanyon bütün özelliğini kaybedecektir. Bu muhteşem vadinin çöl olması engellenmelidir ve bu sadece Ahmetlerli köylülerin karşı durması gereken bir tehlike değildir. Zaten bizler de bunu sadece Ahmetler için değil aynı zamanda Türkiye’nin, Antalya’nın bir doğal zenginliği olarak korumak istiyoruz. Çünkü bu, anayasanın bize verdiği yurttaşlık görevidir.

HES projesi uygulanırsa kanyondaki doğal hayatın sonsuza kadar yok olacağına ve canlı hayatını bir daha geri getirmenin mümkün olmayacağına inanıyoruz. Bu nedenle kanyonun coğrafi ve turizm değerini belirlemek, HES projesinden kanyonun ne ölçüde etkileneceğini saptamak için üniversitelerden ve bilim adamlarından rapor alınmasını istiyoruz.

ÇED Raporu alınmamış

Turizm Bakanlığının kanyona ilgi göstermesini bekliyoruz. Ahmetler Kanyonu, günümüzde önem kazanan alternatif turizm çeşitliliğiyle korunması gereken bulunmaz bir doğa parçasıdır. Bu nedenle coğrafi, turistik, biyolojik ve tarihi değerleri olan bu kanyon için kanyonun bilim insanları ve turizm bakanlığı tarafından yeni bir incelemeye tabi tutulmasını ve mutlaka ÇED raporu düzenlenmesini talep ediyoruz.

BU proje Yanlış yerdedir

Ahmetler’le birlikte herkes kaybedecek; peki, ya kim kazanacak?

Burada kurulacak olan tesis, yılda 6 ay çalışacaktır ve yılda sadece 9.960 MW gibi çok düşük bir enerji üretecek. Bu projenin vereceği zarar, getireceği yarardan kat kat fazla olacaktır.

HES projesiyle; bir orman köyü olan ve yeteri kadar tarım alanı bulunmayan Ahmetler köyü daha da yoksullaşacak. Suları ellerinden alınırsa hayvancılık da tarım da zarar görecektir.

Ahmetler En güzel organik sebze ve meyveleri yetiştiren Ahmetler’in marka değeri düşecektir.

Yılda en az 5.000 turistin ziyaret ettiği bir yerdeki Turistik ve sportif etkinlikler sona erecek; Ahmetler, uzun vadeli kanyon turizmi imkanlarından mahrum kalacaktır.      

Yakın gelecekte ise Ahmetler’in; uzak gelecekte de kanyon havzasındaki 14 köyün içme ve sulama suları tehdit altındadır. Bütün bu nedenlerle yarar-zarar dengesinin yeniden hesaplanması için üniversitelerden, mühendis odalarından ve uzmanlardan rapor alınmasını istiyoruz.

HES Nöbetine destek yağdı

Ahmetlerliler, sularını ve kanyonu kurtarmak için gelen taşeron şirketi, üç kere kanyondan geri gönderdi. Gözü dönmüş şirket, bu süreçte köylülere ve kanyona acımayacağını gösterdi. Şirketin “özel güvenlik” adı altında getirdiği kimliği belirsiz kişiler silahla, biber gazıyla, taşla sopayla saldırdı. Köylülerin üzerine iş makineleri sürdüler. Silah kullanılan üç saldırıda 8 köylü yaralandı.

Sonunda; yaralama olaylarından sonra köylüler, şantiye kurulmak istenen alana giden yola yerleşerek çadır kurdu ve HES Nöbetine başladı. Nöbet, kış soğuklarına rağmen 2 aydır sürüyor. Yurdun dört bir yanından nöbet çadırını ziyarete gelen binlerce kişi köylülere destek veriyor.

Bütün siyasi partiler, milletvekilleri, sayısız sivil toplum kuruluşu, dernekler, Mimar ve Mühendis Odaları, belediyeler, Manavgat, Muratpaşa ve Büyükşehir Belediye Başkanları, okullar, öğrenciler büyük gruplarla nöbet çadırını ziyaret ettiler; çeşitli gıda ve ihtiyaç yardımı yaptılar. CNN Türk televizyonu canlı yayın aracı göndererek yayın yaptı. Medya kanyondaki nöbeti günü gününe yansıttı.

Ahmetler’i, sonunda devlet makamları da gördü

Önceleri konuya sadece güvenlik sorunu gibi bakan devlet de sonunda buradaki feryadı duydu. Manavgat Kaymakamı, DSİ Bölge Müdürü ve bakanlık temsilcisi olarak DSİ Enerji Daire Başkanı kanyonda incelemelerde bulundular.

Şu anda DSİ ve bakanlık yetkililerinin incelemelerinden sonra Jandarma kanyondan çekildi; daha sonra da şirket, kanyonu tehdit eden iş makinelerini alarak bölgeyi terk etti. Ancak şirketin bu işten vazgeçtiğini düşünmüyoruz. Köylüler bir oldubittiyle kanyona şirketin girmesinden endişe ediyor, bu nedenle kanyondaki HES Nöbetine devam ediyorlar. Çünkü şirketin kanyona tekrar gelmesi daha büyük olaylara neden olabilir.

Köylülerin tamamen kamu malını korumak ve Anayasanın verdiği en doğal haklarını kullanmak için gösterdikleri tepkiye destek veren herkese köylülerim adına teşekkür ediyorum. Bu desteğin bundan sonra da sürdürülmesini beklediğimizin de bilinmesini istiyorum.

Bu arada HES’ler konusunda bazı iyi gelişmeler de oldu:

  • Tokat İdare Mahkemesi, Tokat ili, Almus ilçesi, Çilehane Köyü Yeşilırmak Nehri üzerinde yapılacak olan Tozanlı Deresi "Çilehane Regülatörü ve HES" projesi için verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararını iptal etti.
  • Geçtiğimiz günlerde; Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu; “HES inşaatlarında bazı vahşi uygulamalar olduğunu” ifade eden bir demeç verdi.
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız bir beyanında; “halkın çok mağdur olduğu ve tepki çeken bazı nehir tipi HES’lerde iptallere, devre dışı bırakmalara gidilebilir” dedi.
  • Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar; “HES'lerle enerji işini çözemeyiz. Ayrıca, HES'lerle ufak dereleri mahvediyoruz. Artık 10 Megavattan daha aşağı enerji üretecek HES'lere izin vermeyeceğiz” diye konuştu.
  • Antalya İl Genel Meclisi bir bakıma HES’ler konusuna da örnek olacak bir karar aldı. İl Genel Meclisinde daha önce kolay kolay aynı yönde oy kullanmayan AKP, CHP ve MHP’nin Meclis Üyeleri Ahmetler Kanyonundaki HES konusunda birleşerek, “HES’e Hayır“ dedi.
  • Danıştay, Rizeli bir köylünün açtığı davada 49 yıllık “Su Kullanım Anlaşmasını” iptal etti. Umuyoruz ki bu karar bundan sonraki HES sorunlarında da emsal teşkil eder ve Ahmetler Kanyonunda da uygulanır.

Bütün bu gerçekler ışığında: 10 Megawat’ın altında üretim kapasitesi olan Ahmetler Kanyonu projesi, kanyona telafisi mümkün olmayan bir zarar verilmeden ve kazma vurulmadan iptal edilmelidir.

Beklentilerimizi kamuoyuna duyururken, bu konuya ilgi gösteren herkese, sizlere, bütün basın temsilcilerine Ahmetler Köylüleri adına teşekkür ediyorum. Eğer bu iş başarılırsa bu ilgi ve desteğin ve hepimizin ortak çabalarının bir sonucu olacaktır.

İş makineleri çekildiği halde projenin iptali için şu anda hala kanyonda HES nöbeti tutan Ahmetlerli köylülerimi ben de buradan selamlıyorum.

Sabırla dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

                                                           Mustafa Koç


Ahmetler Köyü
Kültür ve Dayanışma Derneği Sözcüsü