You are here:
Deyimler, Diyesekler, Göresekler PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 15 Ocak 2009 19:31

Köylerimiz, Anadilimizin Kaynaklarıdır

Her bölgenin, her köyün kendine özgü deyimleri, sözleri, "diyesekler"i, "göresek"leri vardır. Bizim köyde bu güzel sözlere diyesek adı da veriliyor. "Diyesek" ve "göresek", sadece bu bölgede söylene gelen, iki güzel sözcüktür. Bu iki sözcük bile köyümüzde kullanılan dilin güzel Türkçe'nin doğal kaynaklarından biri olduğunu göstermektedir.  "Öteden beri söylenip gelen her türlü söz ve söylence" anlamındaki bu sözcüğün ilk kez burada yayınlanması bizim kültürümüzün bir zenginliği sayılmalıdır.

Bununla ilgili bir inceleme yapma fırsatımız olmadı ama Ahmetler'de kullanılmakta olan bazı sözler, bugüne kadar yazılı kaynaklara da geçmemiş olabilir. İşte Ahmetler'de yerel olarak kullanlımakta olan bu "diyesekleri", deyimleri, atasözlerini, göresekleri zaman içinde toplayarak unutulmalarını önlemek istiyoruz. Buraya başka söz ve diyesek gönderecek olan arkadaşlara şimdiden teşekkür ederiz.

Çeşitli diyesek örnekleri aşağıdadır:

- Köpeğin ağzını kemik tutar.

- Yaylada karısı olanın sahilde darısı olmaz.

- Yaz göçünde giymediğim paça, güz göçünde soykama (kumama) kalsın.

- Aç esner, tok geğirir.

- Atı ayrı, aşı ayrı benim gız neme gayrı (evlenmiş kız için söylenir).

- Arpa eken buğday biçmez.

- Ötürüklü kancıktan avcı tazı doğmaz.

- Eyiliğe eyilik olsa, öküze bıçak vurulmazdı.

- Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter.

- Hase kardeş, köse kardeş hepsinden eyisi kese kardeş.

- Gide gide yol biter, ede ede iş biter.

- Ağustos'ta ekilen darıdan, çok oğul veren arıdan, eri otururken yatan karıdan hayır gelmez,

- Hatır unutmuş da satır (yazı) unutmamış. 

Herkesin aklı bir olsa sürüye çoban bulunmaz.

Sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa.

İşin çok. Gücük eşeğin kuyruğu dursun, sen durma.

Ayranım ekşi diyen olmaz.

Elden gelen öğün olmaz; o da vaktinde gelmez.

İyi, anladık, değirmen yel değirmeni ama suyu nerden gelir?

Göç yolda düzelir.

Bu zamanda ya döner taşın olacak ya uçar kuşun.

Yakın eve pırtı çekmek (pırtı - eşya, ev eşyası)

Her aklımı sana vereyim de kendim köye değirmenci mi olayım?

Onmuş atanın gülmüş evladı olmaz. (Onmuş atanın gülmüş evladı mıyız?) 

(onmak: mutlu ömür sürmek) 

Tabakasinda tutun yok; basi dumandan gozukmez.

Karli dagim al ceylanim.. (sevgi ifadesi)

Dala basmaz : O, dalabasmazın biridir.

Dırıca etmek : (Bizi dırıca ediverdiler.) Ciddiye almadılar, dikkate bile almadılar.) 

 

Yüzlerce yıl hayvancılık ve göçerlikle yaşayan Ahmetlerliler'in bir bölümü zamanla hayvancılığı bırakarak sürekli köyde (sehilde) kalmaya başlamış. Çoğunluğu hayvancılığı sürdüren ve yörük olarak adlandırılanlar köyde kalanları "manav" olarak adlandırmışlar. Yörüklerle manavların birbirini küçük görmelerini anlatan ilginç tekerlemeler de var:

Yörükler: 

Manav manav mastı manav

Kedi köpek dostu manav

 

Manavlar: 

Yörük yörük yörüdü

Kıllı çarık (deri) sürüdü

Yörük ne bilir bayramı

Lak lak içer ayranı 

 

Bazı Göresekler:

Göresek sözü de eskiden beri görüle gelen, alışılmış davranış ve adetler anlamındadır. Bu bölgedeki bazı görsekler şunlardır:

- Köyümüzde yeni yapılan eve bayrak dikilmesi bir göresektir.

- Gurbete gidenin ardından bir kova su dökülür.

 

Mustafa Koç 

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız