You are here:
ŞERİFE HALAYI SON ZİYARET PDF Yazdır E-posta
Cuma, 13 Şubat 2015 22:59

Zehra Deniz ÖZDEMİR

Şubat solgunluğu içimizde gezen kış günlerinde, memlekete gitme düşüncesi olan tatiller içimizdeki kışı bahara çevirir; hayallerin gerçekleşmesi, özlemlerin giderilmesi düşüncesi ile içimize attığımız tohumlar adeta bahara çevrilir ve filizleniverirdi.

Konya yolundan çıktığımız zaman arabanın Ahmetler yoluna sapmasıyla gurbetlik biterdi. Kıvrıla kıvrıla çıkılan yokuşlar ile özlem giderme heyecanları birbirine karışır, dağlara selam verip yankılanırdı adeta.

Köyün içine doğru yol aldığım zaman sadece gözümün takıldığı ve gönlümde her zaman yeri ve özlemi olan taştan örülmüş evle göz göze gelirdik. Biliyordum ki bu defa bu evde beni bekleyen olmadığını ve kalbimim derinlerden ağrıdığını hissettim bir an.

Kıs günü taştan örülmüş evin etrafında kurumuş dallar üzgündü ve ağlarcasına yağmur yağıyordu. Bu evin sahibi Şerife Halam her zaman beni kıldan kilimler üzerinde beklerken bu defa hastaydı ve tedavi için şehirdeydi. Evi bomboştu ve bir an dalarak hüzünlendim. Bazen yalnızlıklarıma onun da yalnızlığına katar koca bir dev yaptığım “Şerife Halam, nerdesin?” dedim taa derinlerden...

Ahmetler’e yeni gelin geldiğim günlerde, evinin önünde pekmez sıkarken tanımıştım O'nu. İlk başta yabancı gelin olarak çekinmiş ve sonra bana gösterdiği yakınlıkla kanatların altına sokuluvermiştim. Bu sokulmayla birlikte  beni de hayatımda şımartan birileri vardı. "Ceylanım" demesi  bile yanında yaramaz bir çocuğa dönüştürürdü.

Bu defa Ahmetler Köyünde yalnızdım sanki ve tamamlanmamış yapbozun parçası gibiydim; çünkü her zaman koşup gittiğim Şerife Halam yoktu ve nedense sılanın içinde sılayı yaşarcasına içimdeki o burukluğu hiçbir sey gideremiyordu.

Şehre inip de kaldığı yere bir an önce ışınlanmak istiyordum ki nihayet benim için O'nu ziyaret etmek büyük buluşmaydı. Ve gözlerimin nemini silip tüm cesaretimle yanındaydım. Durdukça ısınan  bir sohbetle elini hiç bırakmadım. Yanından gitmek istemesem de kurala uyarak iyi dileklerimle oradan ayrıldım ve annemlerin köyüne dönerken yanında akıtamadığım gözümüm yasları artık serbestti...

Umuyorum ki seni her Ahmetler Köyüne gelişte o taştan evinde ve kıldan kilimler üzerinde beklerken bulayım Şerife Halam seni.

Not:

“Öksüz Şerfe”, Şerife Çalı ölmeden önce yazılan bu yazı, bir gün önce elimize ulaşmıştı ama kadere bakın; yazıyı siteye koymadan onun ölüm haberi geldi. Ne yazık ki Zehra Özdemir artık onu “taştan evindeki kıldan kilimler üzerinde beklerken” bulamayacak. Ancak o, bıraktığı hatıralarla sevenlerinin kalbinde yaşamaya devam edecek.

Bir ölüm yazısı yazmayı kimse istemez elbette. Aralarında çok özel bir yakınlık ve özel hatıraları olan Zehra Özdemir de istemez. Bu yüzden bu yazı bir ölüm yazısı değil, bir sevgi ve özlem yazısı olarak anılsın diye bugün yayımlıyoruz.

Ölürken ardında böyle güzel anılar bırakanlara ne mutlu…