You are here:
YAYLALAR YAYLALAR - 3 PDF Yazdır E-posta
Salı, 16 Şubat 2016 20:23

Dağlar, Meralar, Yaylalar Kimin? El Cevap; Devletin. Bilemediniz ….’nin!?

Mehmet ARSLAN

(Bölüm 3)

"Hukuk bir gün herkese lazım olur." Anonim
“Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun." Freud
"Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir." Sokrates

Roma Cumhuriyeti’yle başlayan Roma’nın iktidarı; Roma Cumhuriyeti (MÖ 27 - MS 395 = 422 Yıl), Batı Roma (286 - 476 =190 Yıl) , Doğu Roma/Bizans (330 - 1.453 = 1.123 Yıl) eşittir [(1.453) - (-27)] = 1.480 yıldır.

Roma İmparatorluğu batısıyla doğusuyla bir bütündür ve evrenimizin gördüğü en uzun süreli yönetimdir. Kanaatimiz odur ki; bu uzun soluklu iktidarın temelinde bu gün dahi okutulan Roma HUKUK’u = Hukuk vardır !

T.C.

Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi

Esas:1967/134    Karar: 1973/1771

Hakim : Suvla KURTKAN 15759

Katip: S.Ali YURTSEVEN

Davacı              : Ahmetler Köyü/Manavgat-ANTALYA

Davalı               : Çimi Köyü/Akseki-ANTALYA

Dava Konusu  : Meni Müdahale (Ahmetler Yaylasına Çimi’nin Müdahalesinin Önlenmesi)

Dava Tarihi     : 24.02.1961

Karar Tarihi    : 10.07.1973

“G.DÜ.(Gereği Düşünüldü)Alaiye livası ve şimdi Alanya ilçesine bağlı Tomdere (Cönkere ) nahiyesinin iken Manavgat kazasına bağlı  Ahmetler Köyü halkına ait Altürbe (Deliderne) namı diğer Arıtaşı  ve Turna Gediği, İmalı Dağı, Cirlayık ve Keklik Pınarı ……”  diye başlayan 8 sayfalık mahkeme ilamının sonunda …. ; Uyuşmazlık konusu yaylanın Ahmetler Köyü sınırları içinde bir yeri kapsadığını, dava konusu yaylanın ise Çimi Köyü sınırları içinde olduğu gerekçesini uygun bulan zamanın Beyşehir Mahkemesi Hakimi Suvla KURTKAN-15759 Ahmetler’in talebini RED’detmiştir.

Bu kararıyla hakim bey; Ahmetler Yaylasını  ORMANLIK alana ve/veya SAHİLE indirmiştir!?

Kararı temyizen inceleyen Yargıtay 14. Hukuk Dairesi daha da ilginç bir karar vermiştir. (08.12.1973-E.1973/315 K.1973/546; Başkan - H.Ertem, Üyeler; K. Terzioğlu - B. Hüdayioğlu - H. Özgüç- M. Gürsel);

Uyuşmazlık konusu yaylanın Çimi Köyü sınırları içindeki dava açılan yer/Aldürbe Platosu olduğunu!,

Yaylanın 1159 (1746)’da Padişah haslarından çıkarılarak Beşirağa vakfına eklendiği ve Çimi Köyünün yaylada tasarrufa başladığını????...

Bu nedenlerle Beyşehir Mahkemesi karar gerekçesinin  yanlış, sonucunun doğru olduğunu,

Karar öyle verilmez böyle verilir dercesine; “Sonucu Bakımından Doğru Olan Hükmün Onanmasına” diyerek, gerekçesini yanlış bulduğu kararı onamıştır.

Hukuk Fakültelerinde ve Üniversitelerin Tarih bölümlerinde tez konusu olacak birçok konunun yer aldığı dava dosyasında yaptığımız gezintide; Çimi’nin  Aldürbe Platosu için tapulu temessüklü malımız iddiasının yer aldığını ve buna ilişkin belgeler sunduğunu gördük. Bizlerde bu belgeleri yerinde görelim istedik ve yola koyulduk.

Çimi Köyü’nün Mahkeme dosyasında yer alan “Çimi Köyü Şahsiyeti Manevviyası Adında Kayıtlı Vergi Kayıt Sureti” /Tapu Temessük Belgeleri ?!

Görelim ve okuyalım:

Sonrasında belgelerin kadavrasına girip irdeleyelim, inceleyip değerlendirelim.

Belgeler sahte mi, yanıltıcı mı, değil mi karar verelim!

Bakılacak ve Sorgulanacak konular;

1)“Çimi Köyü Şahsiyeti Manevviyası Adında Kayıtlı Vergi Kayıt Sureti” ?

2)”İşbu vergi kayıt suret/i (leri)  vergi kayıtlarına uygun olduğu tasdik olunur.”  bilgileri ?

Aşağıda Çimi Köyü Muhtarlarının bilgi isteme dilekçeleri ve Akseki Kaymakamlığının bilgilendirmeleri.




































































































Belgeleri kekleyelim, uzatmadan söyleyelim.

Belgeleri Türkçeleştirirsek, istenen ve verilen bilgi içeriği; Mahkemeyi keklemek. Doğru olmayan veri ve bilgi ile Hakimi kandırarak yanıltmaya yönelik iştirak hali/bileşik-bütünleşik bir eylem değil mi ?

İl Özel İdare arşivinde vergi kaydı? Vergi Dairesi/Mal Müdürlüğü, Milli Emlak mı orası, Tapu Kadastro mu, Defteri Hakani/Tapu Tahrir  kaydı mı, bunlar ne?

Ortada ne bir vergi kaydı, ne tapu ne temessük, ne de ödemeye ilişkin bir vergi makbuzu vardır?

Ya ne vardır?

Feodalite,çağdaşlaşmanın önünde bir engeldir.

Gazi Mustafa Kemal toprak reformu yapacak, bu engeli ortadan kaldıracaktır.

“Türkiye’nin sahibi hakikisi ve efendisi ve hakiki müstahsil köylüdür”

“Ulusal ekonominin temeli ziraattır.” 01.11.1923

“Gerçek fütuhat, yalnız kılıçla yapılan değil, sabanla yapılandır… Kılıç ve saban, bu iki fatihten birincisi ikincisine daima …”yenilmiştir. 16.03.1923

Yıl 1935-37.

Gazi Meclis konuşmalarında ; [1]

"Toprak Kanununun bir neticeye varmasını Kamutayın yüksek himmetlerinden beklerim. Her Türk çiftçi ailesinin geçineceği ve çalışacağı toprağa malik olması behemehal lazımdır. Bundan fazla olarak büyük araziyi modern vasıtalarla işleyip vatana fazla istihsal temin edilmesini teşvik etmek lazımdır."

“Milli ekonominin temeli ziraattır. Bunun içindir ki, ziraatta kalkınmaya büyük önem vermekteyiz... Fakat bu hayati işi isabetle amacına ulaştırabilmek için ilk önce, ciddi etütlere dayanan bir ziraat siyasetini tespit etmek ve onun için de her köylünün ve bütün vatandaşların kavrayabileceği ve severek tatbik edebileceği bir ziraat rejimi kurmak lazımdır."

Atatürk’ten mesajı alan bürokrasi; Anadolu’da 1936-37 yıllarında arazi envanteri yapar. Ancak Bu proje mahalli idare  amirlerine hukuk kaidelerini ihlal eden, daha doğru ifade ile, hukuk devleti idaresi ile telif olunamayan yetkiler vermekte olduğundan, zirai teknik ve hukuk ihtisasına da önem vermediğinden katileşememiş,…” kesinleşip uygulanmamıştır. (DipNot:1)

Akseki İl Özel İdaresinin “Vergi Kayıt Sureti” dediği ve Çimi’nin Aldürbe Platosu tapusu/ temessüğü iddiasında bulunduğu yanlış ve yanıltıcı belgelerin; 1937 yılında yapılan "Taşlıca, Fersin, Akşihap, Çimi, Geriş"  Köylerine Ait Arazi Tahrir Cetveli/Defteri kayıtları ve toprak reformu için yapılan ön toprak envanteri çalışması olduğunu öğrenip anlıyor ve aşağıda Vergi Vermekle Mükellef olan “Çimi Halkı” diye yazılı Dağ, Taş, Otlak, Mera, Harman, Ormanlıkları, yani devletin orta mallarının toplu dökümünü  özetliyoruz.

 

Tahrir Numarası

Arazinin Bulunduğu Mevki,Sokak veya Çıkmazın Adı

Arazinin Cinsi

Arazinin Nev'i ve Kullanış Tarzı

Hektar

Ar.

Metre

Vergi Vermekle Mükellef Olanın Adı

1

Altürbe N1

Tarla

ekim

35

 

 

Çimi Halkı

2

Gökçukur N2

Otlak

"

15

 

 

"

3

Kurna N3

"

"

2

 

 

"

4

Akdağ N4

Mera

 

30

 

 

"

8

Ölüpiyar N6

Tarla

ekim

2

50

 

"

9

Atlaralanı N7

Tarla

ekim

2

 

 

"

1404

Mamanyakası N45

dağ

fondalık

25

 

 

"

1405

Yedi Çamlar N46

dağ

Ormanlık

20

 

 

"

1406

Mandra Dağarası N47

dağ

 

15

 

 

"

1407

Akarca N48

Mera

 

5

 

 

"

1409

Raycalar N50

Harman

 

 

2

50

"

Yerel araştırmamıza geçelim, bu belgeleri ortaya serelim.

Tarih 07.10.2011 Akseki.

Aşağıdaki dilekçe ile Akseki Kaymakamlığına başvurumuzu yapıp Akseki İl Özel İdaresine dalıyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Görevli memur, dilekçemize derkenar yaparak yanıt vermek istedi. Biz Arazi Tahrir (Yazım) Cetveli-Defteri’nin ilgili sayfalarının onaylı örneklerini de istediğimizi ilettik. Yarım saate yakın bir tartışmanın sonunda gerildim ve ; “siz bize bu defterin ilgili sayfalarının birer örneğini niye veremediğinizi cevabınızda  yazın” deyince (40cmx60cm’lik defterin)  ilgili sayfaların örneklerini aldık ve aşağıya klonladık.




 

























Şimdi sorumuza dönelim ;

Tahrir Cetvelindeki bu yazımlar; Çimi Köyü Tüzel Kişiliğine ait Emlak Vergi kayıtları mıdır?

Dağ’lar ve Yaylaklar orta mallarıdırlar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadırlar, özel mülkiyete konu edilmezler, tapulanıp temessük (senet)’lenemezler.

O zaman Akseki Kaymakamlığı-İl Özel İdaresi’nin verdiği bilgi doğru bilgi’ midir? Yanlış ve yanıltıcı bilgi’ midir?

Yanlış ve yanıltıcı bilgiyi bilerek kullanan-hileye başvuran kimdir? 

Yanlış ve yanıltıcı bilgi vermek ve bu bilgileri bilerek kullanmak suç mudur, değil midir?


 Devam ecek…  

Yıl 1853.  Adana Ahkam-Karar  Defteri (sy.145)  Bu kez Çimi’nin hedefi ; Gelves ve Bucak Köyleri.


(Not: Beyşehir mahkemesindeki karara imza atan hakimin bu kararı nasıl verdiğiyle ilgili olarak sonradan anlatılan efsaneler de bir gün açıklanabilir mi acaba?)



[1] Prof.Dr.Şakir BERKİ-Türkiyede Toprak Davası ve Mevzuat Karşısında Toprak Rejimi-Başbakanlık Basımevi.Ankara 1971