You are here:
YAYLALAR YAYLALAR - 4 PDF Yazdır E-posta
Pazar, 06 Mart 2016 20:01

Dağlar, Meralar, Yaylalar Kimin?
El Cevap: Hepiciği Çimi’nin(?)
(Bölüm 4)

Mehmet ARSLAN

"Sorgulamak; Kafanın karışması değil, çalışmasıdır."Anonim-Özdeyiş

Tanzimatla birlikte Osmanlı İdari yapısında Islahat/Islah-yenileşme olur, sürekli değişir, Batılılaşır-taklitleşir.  Yılların Alanya Sancağı sırasıyla Liva,Kaza,Nahiye ve sonrasında kaza olur ve bu günlere gelir. Tanzimat sonrası Alanya Sancağı’na bağlı köylerle ilgili kararların Adana Ahkam (Karar) Defterlerinde yer almasının nedeni bu idari yapılanmadan kaynaklanır. Alanya bu dönemde Konya Eyaleti, Adana Vilayeti’ne bağlı Alaiye Livası-Kazasıdır. Bu günkü konumuz; 8 nolu Adana Ahkam (Karar) Defterinin 145 ve 148.nci sayfalarındaki 1853 tarihli kararlardır. Kararların konusunu yaylalara Ahmetler, Gelves, Bucak ve Çimi Köylerinin müdahale ettiklerine dair şikayetler oluşturmaktadır. Kavganın cepheleri ; Çimi Köyü’nün karşısında  Ahmetler, Gelves ve Bucak Köyleri.

Hatırlatalım;  1831-1844 yılları arasında tutulduğu sanılan 22011 no.lu Osmanlı Nüfus Yoklama Defteri verileri ; Çimi Kasabası[1]= 4 mahalle+29 Köy=1.822 Hane=9.110 nüfus ile yönetim merkezi. (BOA, MAD.d. 22011: 1-13)[2]

Adana Ahkam Defterinin 145 ve 148.nci sayfa asıllarını aşağıya koyalım, günümüz Türkçelerini okuyalım.

8 Numaralı Adana Ahkam/Karar-Hüküm Defteri  Sayfa 145

(Karar Özeti : Gelves ve Bucak Köyü ahalilerinin, yasal haklarına dayanarak Alaiye ve Akseki'ye bağlı Gökbel, Bağlar, Gelen Beli, Kerpe? Sulu Çimen ve Göktepe vesair yaylaklara her sene çıkıp hayvanlarını otlatmalarını kanunsuz yere engelledikleri iddia edilen Çimi Köyü ahalisinin bu kanunsuz müdahaleleri mahkemece belirlendiği takdirde duruma müdahale edilerek Çimi Köylülerine engel olunması.)

Alaiye Naib (Yönetici) ve Müftüsü'ne, Alaiye Kaymakamı Mustafa Hulusi'ye ve meclis azalarına hüküm ki;

Alaiye Sancağı'nda Akseki Nâhiyesi'ne bağlı Gelos (Gelves) Köyü'nün defter kayıtlarında toplam hasılat bölümünde çift vergisi, tapu vergisi, kır bekçiliği vergisi, vakıf gelir öşrü ve sair ile birlikte 4.047 akçe,

Ve yine Akseki’ye bağlı Bucak Köyü'nün defter kayıtlarında toplam hasılat bölümünde çift vergisi, tapu vergisi, kır bekçiliği vergisi, vakıf gelir öşrü ve sair ile birlikte 3.934 akçe,

Ve Alaiye Nahiyesi ile Akseki'ye bağlı yaylakların (resm‑i koru‑yı yaylak‑ı) Yaylak vergisi defter kayıtlarında 14.000 akçe yazılı olup Sulu Çimen, Akdağ'daki Göktepe, Gökbel, Bağlar, Gelen Beli, Kerpe? ve diğer yaylaklar için "Bu yaylaklara çıkan her şahıstan, beher haneden ikişer akçe alınır" diye mufassal defterde tek tek yazılmıştır.

Sadece toplam vergilerin yer aldığı İcmal/Toplama defterinde ; "Bütün bu yazılan rakamlar Alaiye Mirlivasına verilirken [1159 Cemaziyelahirinde] Haziran 1746 tarihinde  Mirliva’dan alınıp ferman ile Padişah Gelirlerine dahil edildiği ve defterlerde de düzeltmeler yapıldığı belirtilmiştir.

Ve yine Akseki Nâhiyesi'ne bağlı Çimi Köyü'nün gelirleri Mufassal/Tapu Tahrir defter kayıtlarında toplam hasılat bölümünde tapu vergisi, kır bekçiliği vergisi, vakıf gelirleri öşrü,buğday öşrü ve sair ile birlikte 7.064 akçe yazılmıştır,

İcmal/Toplama defterinde ise; Çimi Köyü padişah haslarına bağlı iken Darüssaade Ağası Beşir Ağa'ya muaccel mal takdiriyle [belirlenen miktarda peşin ödeme yapılan/Malikane Yöntemiyle]1171 [1757‑1758] tarihinde beratla verilerek defterde gerekli düzenleme yapıldığı tapu’da(Defter-i Hakan-i’de) kayıtlı olduğu yazılıdır.

Yine İcmal defterinde; "Alaiye Nahiyesi ile Akseki'ye bağlı Gökbel, Bağlar, Gelen Beli, Kerpe? Sulu Çimen ve Göktepe vesair sözü edilen yaylaklara çıkan şahıslar için beher haneden ikişer akçe alınır" diye yazılıdır.

Sözü edilen Gelos (Gelves) ve Bucak köyleri ahalisi adı geçen yaylak yerlerine Çimi Köyü ve diğer başka köyler ahalisi ile birlikte eskiden beri her yıl koyun vesair davarlarıyla çıkıp yaylayıp otundan ve suyundan faydalanarak güçleri yettiğince gerekli vergilerini veregelirler iken Çimi Köylüleri bu iki köyün ahalisinin bu yaylak yerlerine çıkmalarını engelledikleri zaman mahkeme huzurunda duruşmaları yapılıp Çimililerin engellemelerinin yersiz ve kanunsuz olduğu kesinlik kazanıp müdahalelerinin engellenmesi için kadı tarafından hüccet verilmiş ve bu hüccetin üst tarafına hükmün doğruluğunu ve kesinliğini bildiren buyrultu ve sahh [belgenin doğruluğunu onaylayan işaret] yazılmıştır.

Buna rağmen Çimi Köylüleri Gelves ve Bucak köyleri ahalisinin yaylaklara çıkmalarını yine de engellemekte oldukları bildirilip engellemenin kaldırılması için şerefli emrimin yazılmasını dilekçeyle talep etmeleri üzerine Defterhane'de saklanan icmal ve mufassal deftere müracaat edildiğinde durumun yukarıda açıklandığı gibi olduğu defterlerde yazılı bulunduğu görülmüştür.

Divan-ı Hümayun'dan konuyla ilgili kanun sorulduğunda; "Alaiye ve Akseki'ye bağlı Gök Bel, Bağlar, Gelen Beli, Kerpe?, Sulu Çimen ve Göktepe vesair yaylaklara çıkan şahıslar için beher haneden ikişer akçe alınır diye yazılmakla Gelves ve Bucak Köyleri ahalisi bu yaylaklara Çimi Köyü ve diğer bazı köyler ahalisi ile birlikte her sene koyun vesair davarlarıyla çıkıp yaylayıp otundan ve suyundan yararlanarak güçleri yettiğince vergilerini vere gelmekteler iken yaylaya çıkmalarına Çimi Köyü ahalisinin kanunsuz yere müdahale ettikleri doğru ise bu engellemenin kaldırılması gerektiği" bildirilmiştir.

Bunun yanı sıra Yaylak ve kışlak vergileri ayrı bir başlık altında değerlendirilip, öşür vergisine bağlı ürünler gibi bu vergiler de memurlar tarafından tahsil edilerek topunun yeni konulan vergiye karıştırılacağı için bölge meclisinde bu vergiler için icabının yerine getirilmesi Tanzimat'ın getirdiği usul gereğidir.

Böylelikle defter-i hakani [tapu] kayıtları ve kanunlara uygun olarak hareket edilmesi fermanım olmakla sizler Gelves ve Bucak köyleri ahalisinin ol yaylak yerlerine beher sene koyun vesair davarlarıyla çıkıp yaylayıp otundan ve suyundan faydalanarak güçleri yettiğince yaylak vergilerini Tanzimat'ın getirdiği usullere göre ödedikleri sürece Çimi Köyü ahalisinin bu iki köyün ahalisinin yaylaya çıkmalarına kanunsuz yere engel oldukları mahallinde yapılacak mahkemece kesinleşirse Çimi Köylülerinin engellenmeleri hususunda gereğini yapmanız emrolunur.

Fî Evâsıt‑ı C. Sene [12]59=Cemaziyelahir ları) 1259  Katip Saik

Tarih: (Temmuz Ortaları) 8-17 Temmuz 1843 Katip Saik

Not: Darüssaade Ağası El-Hac Beşir Ağa; Çimi Köyü deyince her yerde karşımıza çıkan ve Çimi Köyü gelirlerini Malikane (Peşin Vergi) yöntemiyle  kiralayan Darüssaade Ağası El-Hac Beşir Ağa'ya da bir işaret koyalım! Harem’in en uzun süreli (29-30 yıl) Gül ağası Hacı Beşir Ağa’yı ayrı bir yazı konusuna bırakarak konumuza devam edelim.

Karar (08-17.07.1843) tarihi ile Bucak ve Gelves Köylerinin altını çizelim; Ahkam Defterinin 148. sayfasına gidelim.

148.nci sayfaya giderken bir hatırlatma daha yapalım. Kanuni dönemine ait 172 nolu Defteri Hakani'nin (67.b) Ahmetler sayfasında  ; Deliderne/Delidere, namı diğer Ertaş, Korna Gediği, İmalı Dağı, Çırlavık ve Keklik Pınarı ile sınırları belirlenen Aldürbe Platosu/Ahmetler Yaylasının  tahsis kaydı vardır. Çimi'nin kayıtlı olduğu (91.b-92.a) sayfalarda ise yaylak kaydı yok.

Tarih:  03 Ekim 1843.

Yani Gelves ve Bucak Köylerinin Çimi’yi şikayetlerinden 2,5-3 ay sonra. Çimililer  Ahmetler Köyü sayfasında yazılı/tahsisli olan Aldürbe Platosunun kendilerine ait olduğu halde Ahmedler, Gelves ve Bucak Köylülerinin yaylalarına müdahale ettiklerini, müdahalenin önlenmesini isterler. Yani şikayete şikayetle karşılık verirler. En iyi savunma saldırı. Akdağ yaylakları Alaiye ve Akseki'ye bağlı Gök Bel, Bağlar, Gelen Beli, Kerpe?, Sulu Çimen ve Göktepe vesair yaylaklar yanında  Aldürbe Platosu/Ahmetler Yaylası“ da hayvan yoksulu Çimi’ninmiş meğer(?)

Çimi Köyü merkezi yönetimin bir parçasıdır. Ağası,Paşası, Beyi,Lordu, Efendisi, Abdünnebisi, Müderrisi velhasıl Devlet te yetkin ve etkin bürokrasisi vardır. Emrinde; Şah, vezir, at, kale, piyon hepsi hazırdır. Yörüklerse sahipsiz korumasız piyonlar, gariban çobanlar, zor zaman savaşlarda hatırlanır.

Soru şu; Sizce hayvan yoksulu Çimi Köyü bu kadar yaylayı ne yapar?

El cevap;

-Yaylalara çıkıp otlaklarında kar topu, çellik çomak oynarlar.

-Yüksek yüksek tepelerden güneşin batışını seyrederler.

-Çakma Çimililerle Yayla Şenliği düzenleyip, halay çekerler.

-Yaylaklara çıkan Çobanlardan Otlakiye (haraç) kaparlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 (Mülga  Divan-i Hümayun 8 Numaralı Adana Ahkam Defterinin

148.nci Sahifesinden Çıkartılan Transkripsiyon'un Günümüz Türkçesi İle Sadeleştirmesi)

Konya Eyaleti Valisi Ömer Paşa'ya, Alaiye kazası Naip ve Müftüsü ile Kaza Kaymakamı Tâhir ve meclis azalarına hüküm ki;

Ayrıntılı olarak kaleme alınan Tapu Tahrir defterinde: Alaiye Sancağı'nın Çöngere nâhiyesine bağlı Ahmetler Köyü'nün kaydı altında Deli Derne diğer adı Ertaş Yaylağı, Korna Gediği ve İmalı dağı ve Çırlavık ve Keklik Pınarı ile sınırlı olarak gösterilmiş olup [Köy ve Yaylağın] vergileri toplamı 3.998 akça olarak yazılıdır.

[Sadece toplam hesapların kaydedildiği] İcmal Defterinde ise bu yazılan rakamdan 1.500 akçası Alanya Kalesi neferleri için ayrılıp kale neferlerinden Hüseyin Oğlu Ahmet'in gedik tımarına tahsis edilmiştir.

Ayrıntılı olarak kaleme alınan Tapu Tahrir defterinde: Akseki Nâhiyesi'ne bağlı Çimi Köyü'nün kaydı altında ise toplam 7.064 akça vergi yazılı bulunmaktadır.

[Sadece toplam hesapların kaydedildiği] İcmal Defterinde ise Çimi köyü Padişah hasları içinde iken ayrılıp 1159 tarihinde Darüssaade Ağası Beşir Ağa Vakfı'na devredilmiş ve defterlerde gerekli düzeltmeler yapılmıştır.

Ayrıntılı olarak kaleme alınan Tapu Tahrir defterinde: Yine Akseki nahiyesine bağlı Gelves Köyü'nün kaydı altında toplam 4.407 Akça ve yine Akseki'ye bağlı Bucak Köyü'nün kaydı altında ise toplam 3.497 Akça vergi yazılıdır.

[Sadece toplam hesapların kaydedildiği] İcmal Defterinde [Gelves ve Bucak köylerinin] Alanya Mirlivası hâssına bağlı olduğu belirtilmektedir. [Alanya Mirlivası hâssı: Gelirleri yönetici olan kişiye verilen yerler]

Defter-i Hakani [Tapu Dairesi] kayıtlarında bu şekildedir.

Deli Derne veya Ertaş Yaylağı da denilen ve Korna Gediği, İmalı Dağı, Çırlavık ve Keklik Pınarı ile sınırlı olan yaylak yerlerine Çimi Köyü'nden ismi belli kişiler tapulu ve temessüklü/senetli kullanıcılar olup her yıl zamanında koyunlarıyla yaylaya çıkıp otundan ve suyundan yararlanıp güçleri elverdiğince yaylak vergilerini ödeye gelmekteler iken Ahmedler, Gelves ve Bucak Köylülerinden belli kişilerin kanuna aykırı olarak yaylaya müdahale etmekten geri durmadıklarını bildiren Çimi Köyü halkı arzuhal vererek kanuna göre işlem yapılması hususunda emir verilmesini talep etmişlerdir.

Defterhânemde bulunan Ruznâmçe defterleriyle, İcmal ve Mufassal [ayrıntılı]Tahrir defterlerine müracaat olunduğunda konunun belirtildiği şekilde olduğu yazılı ve kayıtlı olup Divan-ı Hümayunumdan kanunu sorulduğunda cevap olarak;

"Eğer Çimi Köyü ahâlisinden belli şahıslar, adı geçen yaylak yerlerinin tapulu ve temessüklü / senetli kullanıcıları iken yedi sekiz sene zamanında yaylaya çıkmayıp, vergilerini ödememişlerse bu araziler bir başkasının üzerine tapulanabilir duruma gelmiştir. Bu durumda da Ahmedler, Gelves ve Bucak Köyleri ahâlisinden olan şahıslar buraları toprak sahibinden tapu vergisini ödeyerek almışlar ise müdahale etmelerinin kanuna uygun olduğu,

Eğer durum böyle olmayıp da gerçekten sözkonusu Cimi köyü ahâlisinden belli şahıslar o yaylak yerlerini tapulu ve temessüklü / senetli kullanıcıları olarak her sene zamanında koyunlarıyla çıkıp yaylayıp otundan ve suyundan yararlanıp güçlerine göre yaylak vergilerini ödemiş iseler bu üç köyün halkından olan [dava konusu] diğer şahısların yaylağa gerçekten kanuna aykırı olarak müdahale etmişler demektir. Bu durumda da engellenmeleri ve yaylaktan uzaklaştırılmaları kanuna uygun olduğu"

Yazılmıştır.

Bu gibi yaylak ve kışlak vergileri ayrı bir madde hâlinde değerlendirilerek "Öşür Mahsulatı" gibi bu vergiler de memuru tarafından tahsil edilerek topu birden yeni vergiye karıştırılacağından bu vergilerin [yaylak ve kışlak vergisi] eyalet meclisinde gereğinin yapılması Tanzimat kanunları gereğinden olup kanun üzere işlem yapılmak fermanım olmuştur.

Böylelikle müşir ve diğer yöneticiler olan sizler; Sözü edilen Çimi Köyü ahalisinden olan şahıslar o yaylak yerlerinin tapulu ve temessüklü / senetli kullanıcıları iseler ve her sene zamanında hayvanlarıyla çıkıp yaylayıp, otundan ve suyundan yararlanıyor ve güçlerine göre yaylak vergilerini Tanzimat usulüne uygun olarak ödüyor iseler adı geçen üç köyün ahalisinden olan diğer şahısları kanunsuz yere müdahale ettirmeyip engelleyesiniz ve uzaklaştırasınız.

Anlaşmazlığı nizama uygun olarak Meclis'te görüş birliğiyle halletmeniz hususunda [ferman buyurdum.]

FîN Sene 259 Evâmir Feyzi.

9 Ramazan 1259 / 3 Ekim 1843 Katip Feyzi

Devam ecek…

Çimi Köyünün Sahibi ? Darüssüade Ağası Hacı Beşir Ağa mı ?

  1. 1)363 No.lu İcmal Defteri Sayfa 2 (18 R. (Rebiülâhir) 1159 / 10 Mayıs 1746)
  2. 2)172 No.lu Defteri Hakani Çimi Sayfası 91.b,92.a (2 Recep 1135 = 8 Nisan 1723)
  3. 3)8 No.lu Adana Ahkam Defteri Sayfa 145 ve 148 (1259/1843)
  4. 4)376 numaralı defterin (pozl30) 252.sayfasında kayıtlı Antalya'da "Dârussaade Ağası Beşir Ağa Vakfı”na ait Çimi köyü ile ilgili Belge Rebiulevvel sene 1232./07 Şubat 1817
  5. 5)Aslı Osmanlı Arşivleri - EV.d- 13169 nolu defterin 3.sayfasında kayıtlı Antalya'da "Beşir Ağa Vakfı"na ait Çimi köyü ile ilgili belge Fi 13 Rebiulevvel sene 70 tarihinde takrir./14.12.1853
  6. 6)Hacı Beşir Ağa Eyüp Sultan Türbesinde yatar.

 



[1] Mahalleler: Soğanlı,Bala,Evsad,Aşağı ; Köyler: HandiyeBucağı,Alavada,İlvat-ıKebir,İlavatBucağı,BelenAlvat,SarıHacılar, Dedere, Kıravanda,Sülles,Minval,ÇaltıÇukur,Erteşe,Kiliselü,Günyan,Fersun,Güneycik, Hocaköy,KepezBeleni,Moroş, Kepez, Eyugalu,Cendvede, Alakilise,Kiriş,AşağıAşıklar,OrtaYaka,Birgos,Çimler./Sicil-i Ahval Defterlerine Göre Osmanlı Bürokrasisinde  ALÂİYELİ MEMURLAR. Doç. Dr. Selim Hilmi ÖZKAN

[2] xıx. Yüzyılın İkinci Yarısında Alâiye Sancağının İdarî Yapısı Ve Nüfus Durumu; Yrd. Doç. Dr. Selim Hilmi ÖZKAN