You are here:
EY SONBAHAR PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 07 Aralık 2016 22:10

Zehra Deniz ÖZDEMİR

Doğuyoruz, büyüyoruz ve hayatımızda tıpkı yıllar gibi mevsimleri de yaşıyoruz. Yaşarken de hayatımızın finalini düşündükçe bir hüzün kaplar içimizi, duygularımız savrulur, tıpkı dökülen finali gelmiş yapraklar gibi... 

Bir sonbahar mevsiminde nereye gidersem gideyim, beni üşüten sadece güz mevsiminin ayazları olmuyor. Viran olmuş bahçeler, dökülen sarı yapraklar bana, terk edilmişlik duygularını daha da bir anımsatıyor.

Bir yalnızlığın, garipliğin ve ölümün acısını yaşarken beni sonbaharın ayazı bu kadar üşütmüyordu, küçücük kendi dünyamda anlıyordum ki bana sadece sonbahar eşlik ediyor ve bir nebze beni anlayan ve benim duygularıma eşlik eden manen birini bulmuş oluyordum.

İnsanın hüzünlü sonunu hatırlarken bir yandan bana eşlik ediyor desem de beni en derin yerimden vurmuştu sonbahar... Yine yapacağını yapmış ve yine izlerini kendine benzetmişti sanki... Duygularımı alt üst etmiş ve çocukluk arkadaşımı döktüğü sarı yaprakların arasına toprağa çekmişti..

Çekingen bir sesle gelen telefonda ölüm haberi aldığımdan bu yana ne konuşabildim ne paylaşabildim. Dilim sustu ve yüreğim günlerdir sessiz konuştu; gözlerim sessiz ağlar, ne zaman duygularım kalemle barıştı ve kalem dile geldi anlattı.  

 Dedim ya üşüten sadece sonbaharın ayazı değildi, öksüz olarak hayatımda çocukluk yıllarımda en çok evcilik oyunlarında anne rolünü sevmesi beni yıllar sonra onu anlamam için kendime getirdi. Annenin yokluğunu ne demek olduğunu çocuk aklıyla biz bilemezken o rollerini kendi seçerdi.  Onun bir yere evlatlık verilip uzaklara gitmesiyle dünyam başıma yıkılmış ve gerçek ayrılığı bu sanmıştım,  ta ki bir sonbaharda toprağa karışıncaya kadar. Bu acıyı bir sonbahar mevsiminde bir sonbahar gibi yasadım; ondandır sonbahar sitemim, nazım. Ondan dilim küsmüştü her şeye. Barışsa neyi anlatacağım diyordum; onun acılarla dolu hayatını mı yoksa ayrılığı mı? Ama zaman alıştırıyor ki kalemimle barıştım ve paylaştım.

Ey sonbahar! Şimdi senden özür diliyorum; acı bir kaybımı senin mevsiminde yasadım ve her halini yaşadıklarıma yordum. Dökülen yapraklarını hüzünlü sona, çıplak ağaç gövdelerini yalnızlığa ve ayazını da ölüme benzettim. Beni de sen çok görme ama ben yanıldım aslında, en hüzünlü günlerimde bana sadece sen eşlik ettiğini hiç hesaba almadım.

Yine de teşekkürler sana sonbahar!

Konya