You are here:
KAHRAMANLARINI YAŞAT Kİ YAŞAYASIN! PDF Yazdır E-posta
Cuma, 26 Ocak 2018 18:39

 Mehmet ARSLAN

“Futbolda bir çok ülke Dünya şampiyonu oldu ama hiçbir ülkenin futbolu bizimki gibi Kahraman olmadı!”

Toplumlar kahramanlarıyla var olurlar. Kahramanlarına sahip çıkmayan toplumlar yok olup gitmeye mahkumdurlar.

 “Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı,bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu da bir vatanı kurtarır.”

Kaptan Şair Kazım, Arif, Hasnun Galip!?

Bunlar da kim diyecek bazılarınız biliyorum.

Hemen söyleyeyim; BJK,FB,GS; Kurtuluşun,Anadolu İhtilalinin unutulmaz kahramanları.

Kara günler; Seferberlik zamanı, kurtuluş savaşı yılları.

Hasta adam Osmanlı ‘nın savaş alanı;  Çanakkale, Kafkasya, Galiçya, Anadolu, Balkanlar, Sina, Filistin, Trablusgarp, Kızıldeniz …; İki buçuk milyon şehit-gazi ve esir…

Yıl 1919-1922;

Anadolu’nun işgal yılları; İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar ve oyuncak Yunanlılar. Her yan savaş meydanı, her yan yangın yeri; Kurtuluşa kadar savaş Türklerin kaderi.

Başrolde emperyalizmin sözcüsü Türkleri Orta Asya'ya sürmek Avrupa için bir mecburiyettir” diyen en ünlü Türk düşmanı İngiliz Başbakanı David Lloyd George . Çanakkale de, Anadolu İhtilalinde Mustafa Kemalin askerlerinden sopayı yiyince ; “İnsanlık tarihi birkaç yüzyılda bir dahi yetiştirebiliyor. Şu talihsizliğimize bakınız ki Küçük Asya’da çıktı. Hem de bize karşı.. Elden ne gelebilirdi?” diyen kan emici, tarihi dangalak olan bu zat; güya emperyallerin lideri.

İstanbulda İngiliz Generali  Harrington komutasında işgal kuvvetleri.

17 Kasım 1922; Vahdettin’in İşgal Kuvvetleri Komutanı Harrington güvencesinde Malaya (İngiliz) gemisiyle Beşiktaş iskelesinden Maltaya kaçışı; nasıl, iyi mi?

O tarihlerde diplomasinin şahı Bolşevik Çiçerin’dir. Onu İngilizlerin mağrur ve küstah Lord Curzon’u izler; bu zat Lozan görüşmelerinde emperyalistler adına İsmet PAŞA’nın karşısına görüşme başkanı olarak mindere çıkar. Görüşmeler sekiz ay (20.11.1922-24.07.1923) sürer. Lozan Anlaşması; Misak-ı Millinin (Milli Yeminin); Türkiye Cumhuriyetinin tapusudur. Konumuz bu değil; Lozan’a giden yolda GS,FB ve BJK’lı topçularımızın  unutulmaz kahramanlıkları.

“Kulüpler, formalarını çıkarıp üniformalarını giyen futbolcuların şehit yada gazi olunca, hayli çökmüştür. Kadroları erimiş; Fenerbahçe’nin elinde 3,Galatasarayın elinde 2,Beşiktaş’ın ise 1 futbolcusu kalmıştı. Kayıplar nedeniyle 1916-1917 sezonunda lig,15-16 yaş grubundaki çocuklarla oynanabilmişti. Bedri GÜRSOY[1] nemli gözlerle o günleri anlatırken  “Hem havan topuyla, hem futbol topuyla savaş kazanan tek ülke biziz” diyordu. Şehitlerimiz var, şahitlerimiz var… Futbolda bir çok ülke “Dünya şampiyonu” oldu ama hiçbir ülkenin futbolu bizimki gibi “Kahraman” olmadı ! (Ali Sami ALKIŞ-Hürriyet-Temmuz 1992)

Dönem ; 1870’li yıllar;

Yer ; İngiliz sömürgesi Hindistan. Spencer-Sarah ROBENSON İngiliz çifti; Spencer fabrikada görevli. İngiliz efendileri  fabrikada çalışan Hintlileri aşağılarlar; Hintliler aşağı sınıf; Onlar, üstün ve seçkin asilzadedirler. Bu baskılardan vicdanı acıyan Spencer-Sarah çifti Müslüman olurlar; Vatandaşlarınca ötekileştirilince İstanbul’da yaşamaya karar verip İstanbul’un yolunu tutarlar. Spencer=Abdullah, Sarah=Fatma adını alır. Çiftin Abdurrahman, Yakup ve Ahmet adında 3 oğlu olur. Robenson kardeşler Galatasaray Lisesi (Mekteb-i Sultani’de) okurlar.

GS

846 Celal; GS kulübü kurucusu ve GS’ın önemli futbolcularındandır. Bulgarlar Silivri’ye kadar gelmişler; 846 Celal tek başına Harbiye Nezaretine gider ve cepheye ilk gönüllü yazılır. Mekteb-i Sultani/GS Lisesinde bu olay duyulur; Son sınıftan 86 kişi gönüllü yazılacaktır ama surlarla çevrili yatılı okuldan izinsiz dışarıya çıkmanın imkanı yoktur. Tam HabaBam’lık bir yol bulunur; Nöbetçi öğretmenin huzuruna masumane bir hinlikle boynu bükük çıkılır.

“Hocam bizim dışarı çıkmamız lazım, izin verirmisiniz...”

 “Niyeymiş, hafta içi izinmi olur, velilerinize ne deriz ?”

“Hocam dışarı çıkmazsak, kansız cansız kalırız, kolera-tifo-veba…hastalık yayılır…evet…”

“Yavvv…çocuklar aklınızımı yitirdiniz ne diyorsunuz siz, dilinizin altındaki bakla ne ola..?”

Gençler Hocanın kulağına usulcacık eğilirler ve sessiz sakin;

“Hocam biz bitlendik, çok fena…Acilen hamama gitmemiz lazım...” derler.

Böylelikle idareyi atlatıp 86 kişi Harbiye Nezareti’ne gidip gönüllü yazılırlar. Balkanlarda çete savaşı vermek üzere eğitilip Trakya’nın dağlarında tepelerinde savaşırlar.

Yıl 1915 ; İngiliz zırhlıları Çanakkale boğazında; GS Futbol ve Hokey takımlarının yıldızı 238 Hasnun Galip Çanakkale savaşına gönüllü gider. GS’lı İlk Çanakkale şehidi 119 Ahmet Refik’tir. Ardından Liseye Hasnun Galip’in şehitlik haberi gelir; Takım arkadaşları Abdurrahman  ve Yakup ROBENSON kardeşlerde gönüllü yazılırlar.

Galatasaray Lisesi gönüllülerinin tümü cephelerde şehit olurlar. Bu yüzden Lise 1915 yılında 18,1916 yılında 4 mezun verebilir. GS futbol takımında 2 kişi kalır, bunlardan biri abileri şehit olan Ahmet ROBENSON’dur. Onun içindirki Mustafa KEMAL ; “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” diye noktayı koyar.

Kaleci Hamdi, Neşet, Refik Ata, Mehmet Ali, Hasip, Cemil, Celal, Nazmi, Hasnun Galip Çanakkalede; Abdurrahman, Halit, Kafkasya’da; Celal İbrahim Irak Cephesinde(1917),İdris Trablusgarp’ta şehit olurlar.

BJK

“Arkadaşlar Gelin 2 Semt Takımını Birleştirip; Fenerbahçe,Galatasaray Ve Altınordu Karşısında Ligde Oynayacak Bir Takım Çıkaralım; Adınıda Semtimizin Adı Olan Beşiktaş Koyalım, Rengini de Bayrağımızın Rengi Kırmızı-Beyaz Yapalım.” Beşiktaş böyle kurulur(1903)

Savaş yılları; Beşiktaşlılar cephelere gönüllü yazılırlar. Doktor Ali, Rıdvan, Asım, Muallim Sadi ve Doktor Mehmet Kafkas cephesinde şehit olurlar. Şair Kaptan Kazım’ın Çanakkale’den şehitlik haberi gelir. Göğsünden Beşiktaş marşı olacak bir şiir çıkar.

Yıl 1919; Aradan 5 yıl geçmiştir; Başkan Şeref kürsüye çıkar; Tribünler kaptan Kazımın göğsünden çıkan marşını söyler.

“Bu Kainat bize hep gıpta ediyor işar…

Biz 11 arkadaşız, lakin,

Arkamız daha var!!!”

“Bu zevk alemi dar Zannedip de aldanalım!!!”

“Vekar, hak gibi sakin, Nezih ve saf olalım

Fakat bu hal ile kuvvet gibi cesur olalım!!!”

Başkan Şeref noktayı koyar; "Arkadaşlar bu kara günleri unutmamak için kırmızı rengimizi siyah yapıyoruz. Bundan sonra  siyah-beyaz KaraKartal[2] sembolümüz."

Beşiktaş bu inanç ve hızla 1920-1921 sezonunda hiç yenilmeden şampiyon olur.

FB

Çanakkale Kahramanı ARİF…Halim, Kemal, Zeki, Hüsnü, Neşet, Haldun…

Cepheden ata atlayıp 26 saatlik yoldan sonra İstanbul’da maçı oynayıp tekrar Çanakkale’ye cepheye dönen  yiğit;  Fenerbahçeli ARİF !

Çanakkale de düşman askerleri siperlerden Mehmetçiğe Sigara ve konserve atar; Bizim çocuklarda Enver Paşanın “Bir zeytin tanesi üç lokmaya katık edilecektir.” emrini atalım diye eğlenirler, karşı tarafa su verirler.

Çanakkale savaşı insanlık tarihinin en kalleş, en insani savaşıdır. Kalleştir; İngiliz emperyalleri Avusturalyalı, Yeni Zelandalı, Hintli...çoçukları kandırıp ateşe atmış katletmiştir.  İnsancıldır; Zaman geçtikçe siperler savaş molası vermişler, birbirlerine sigara, konserve, su ikramında bulunmuşlar, birlikte top oynamışlardır.

Malatyalı posta Hasan “Teğmen Arif… mektubunuz varrrr.” diye ünler. Arif mektubu alır, aşkı Zehra sından gelmiştir diye mutlulanır, yeni yeni konuşmaya başlayan bebeği Leyla’dan  haber bekler. Mektup Kaptan Galip’ten gelmiştir. Kaptan Galip KULAKSIZOĞLU mektubunda takımın durumu anlatır;…takımın yaşı 16’ya düştü en azından önemli maçlara gelmelisin, yoksa iddiamız kalmayacak…diye yazar.

Arif soluğu sert bir topuk selamı ile komutanın çadırında alır;

“Komutanım  önemli maçlarımız var, takım sahaya çıkamıyor, 2 gün izin verirseniz takımda oynayıp geleyim.”

” Tamamda Arif ; 2 günlük yolu nasıl gidip geleceksin ?”

“Komutanım at üstünde 26 saatte gidip 2 saat oynayıp tekrar geri geleceğim.”

“Peki gidebilirsin, yolun açık olsun, başarılar dilerim Arif.”

Arif asker arkadaşlarıyla vedalaşıp puslu ve yağmurlu bir havada dörtnala İstanbul’a sürer atını.  Başlamasına az bir zaman kala maça yetişir. Maç başlar; tribünler Arif diye inler. Arif rakiplerinin korkulu rüyasıdır. Her maçta gol atar, seyirciyi coşturur. O zor yıllarda Fenerbahçe nin abileri ; Galip, Etem ve Arif cephelerden maçlara gelip ,tekrar cepheye geri dönerler. Arif İstanbul’a maçlara gidip gelirken bir yandan da Anadolu’ya silah kaçırır.

Yıl 1919…Çanakkale den sonra Arif’in yeni görev yeri Bor ovasıdır. 1919’un ilk maçı; FB-İdmanyurdu. Maçtan önce haber gelir;Arif şehit olmuş. Maçı 10 kişi oynar FB. Arif’in forması 2 numara saha çizgisinin kenarında bir sandalyeye giydirilir. FB; 11-0 kazanır. Maç bitimi tüm oyuncular Arif’in forması önünde saygı duruşunda bulunur, İstanbul halkının gözleri dolup taşar pınar olur.

Futbolun beşiği İngiltere ya[3]; İşgal Kuvvetleri Komutanı Harrington işgalciler karması takımı kurar. Abilerini savaşta şehit veren Fenerbahçe nin gençleri işgal karması ile oynadıkları 50 maçtan 47’sini kazanırlar; sahada işgalcilere boyun eğdirip, halkın gönlünde kurtuluş ateşini alevlendirirler. Harrington efendi bu duruma içerlenir, kendi adına bir turnuva düzenler (29 Haziran 1923); ödül olarak da  İngiltere de bir metrelik bir kupa yaptırır. SarıLacivertlileri yenebilmek için İngiltere den Lıverpool’un kalecisini de getirtir. FB her türlü alavere dalavereye karşın işgal kuvvetleri karması ile finale kalır. Maç günü işgal altındaki saha dolar ve halk; “Arif burada” , “Fenerbahçe’de Arifler ölmez” diye stadı yıkar. Fenerbahçe işgal karmasını Zeki Rıza SPOREL’in golleriyle 2-1 yener ve kupayı Harrinton’un elinden alır. Halk coşar, sahaya dolar, oyuncularımızı omuzlar, kurtuluş sloganlarıyla yollara sel olup akar.

1918-1923[4] İstanbul 5 yıldır işgal altındadır. İşgalin kalkmasına 48 saat kala Taksim stadında[5] işgal karmasının karşısına FenerBahçe “Şekip Kulaksızoğlu- Hasan Kamil Sporel, Cafer Çağatay- Kadri, İsmet, Fahir- Sabih, Alaeddin Baydar, Zeki Rıza Sporel, Ömer Tanyeri, Bedri Gürsoy.” ile çıkar. İşgal kuvvetleri komutanı çevresiyle birlikte tribündedir. Taksim stadı halk tarafından dolup taşar. FB Her bir işgal yılına[6] karşılık bir gol atar ve bu son maçı FB 5-1 kazanır.[7]  

Dönemi yaşayan FB.li Bedri GÜRSOY(1904-1994) ; “Futbolda bir çok ülke Dünya şampiyonu oldu ama hiçbir ülkenin futbolu bizimki gibi Kahraman olmadı !” özlü sözüyle noktayı koyar.



[1] 1904-1994 FB.li Milli Futbolcu ve Yönetici

[2] Ali Sami ALKIŞ ; Yedi Kandilli Avize Çanakkale Cephesinde Şehit Düşen Futbolcular kitabında Beşiktaşın 3. Renginin iptal ettiği kırmızıdır diyor. FIFA direktiflerine göre her kulübün 3. rengi olması şarttır -Yarımada Yayınları.  Beşiktaş Kulübü ise sayfasında ; Beşiktaşın ilk ve son renklerinin Siyah-Beyaz olduğunu  yazıyor.

[3] İlk futbol oyunu  bugünkü anlamıyla ilk kez 1823 yılında İngiltere de oynanmaya başlar.

[4] İşgal Kuvvetleri ; Şu an Askeri Müze olan Harbiye Mektebi Binası’nı karargah olarak kullanmış.

[5] Taksim (Gezi) Parkının içi –Taksim Kışlasının avlusu (1921-1939)

[6] Fiili İşgal 13.11.1918 ; İşgalcilerin İstanbul’dan en son ayrılışı 02.10.1923

[7] Sömürge Valisinin İhanetleri ve İşgal İstanbulu; Charles Harıngton-Atilla ORAL