You are here:
Ahmetler'in Duaları, İlençleri PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 30 Mart 2011 00:00
Köyümüzün Dil Kültürü Unutulmasın:
İlençler, Dualar, Ünlemeler...

Mustafa KOÇ

Sosyal hayatın zorluklarıyla boğuşurken insanlar arasında zaman zaman türlü uyuşmazlıklar, çelişkiler ve çatışmalar da olur. Böyle zamanlarda insanlar biri birlerine kızarlar ve ağızlarından hiç de hayırlı dualar çıkmaz.

Köyümüzdeki sözcükleri derlerken azımsanmayacak sayıdaki deyim, atasözü ve dualar gibi güzel sözler yanında çeşitli beddualar (ilençler), küfürler ve bazı kaba sözler olduğunu da gördük. Ancak özellikle ilençlerin çokluğu dikkat çekici. Son derlenenleri de ekleyerek bu bölümü yeniden yayınlıyoruz.

İşte birisine tepki ifade eden ilenme sözleri beddualardan (ilençlerden) bazıları şunlar:

İLENÇLER (Beddular)

Afet ölümüne uğrayasıca! (Birinin arkasından gıyabına söylenir.)

Afet ölümüne uğrayasın! (Birinin yüzüne söylenir.)

Ağzını toprak yesin! 

Ağzını toprak yiyesice! 

Allah belanı versin!

Allah (bunu) gâvur başına vermesin!

Allah’ından bulasın!

Allah’ından bulsun!

Anan atan yatmasın!

Anan atan yatmaya!

Boynu boğazı altı gitsin!

Boynu boğazına gelsin; devre dönsün!

Boynu devrilesice!

Can alıc!

Can alıcı ye!

Can alıcı yesin!

Cehennemin dibine git!

Cehennemin kaynarına git!

Cehennemin kaynarına gitsin!

Cenesi ayrılasıca!

Çenen ayrılsın!

Dilini eşek arsı soksun!

Domuz öllüğün körü!

Doymayasın!

Firenk illeti!

Firenkli!

Genç ölümüne uğrayasın!

Gençliğine doymasın!

Gençliğine doymayasıca!

Gençliğine doymayasıca!

Gidişin olsun da dönüşün olmasın!

Git başımdan bana çatma!

Git öte yanına b.kunu bana dökme de kime dökersen dök!

Görmediceğin kalmasın!

Görmediği kalmayasıca!

Görmediğin kalmasın!

Gözlerine mil çökesice!

Gözlerine mil dolsun!

Gözü kör olmayasıca!

Gözünü toprak doyurasıca!

Gün görmeyesice!

Hışım uğrayasıca!

Hışıma uğrasın!

Hışıma uğrayasıca!

Kara babamın gittiği yere git!

Kara babamın yanına gidesice!

Kayıp örenine gark olsun! (Kaybolup gitsin, unutulsun…)

Kökü kesilesice!

Kökü kesilsin!

Kuru derede seller alasıca!

Kuru derede seller alsın!

Mıh kırığı yiyesin! (Her belayla karşılaşsın!)

Mil çöksün!

Nalet olsun! (lanet)

Nalet uğrayasıca! 

Ne gördüğü kalmasın!

Ocağı batasıca!

Ocağı batsın!

Ocağı sönesice!

Ocağı sönsün!

Ocak başından ırak!

Ocaklardan ırak! (Bize uzak kalsın. Bize yakın olmasın.)

Onmaya, gülmeyesin!

Pavguşlar dünesin! (Baykuşlar tünesin!)(*)

Pavguşlar düneyesice!

Pavguşlar ötsün! (Baykuşlar ötsün!)

Pavguşlar ötesice!

Sıracalı!

Sırtın kılınç! (Yüze yapışkan, (bukalemun) gibi, sünepe, yapışkan)

Sin domuzu uğrayasın!

Son geldiği olsun!

Son geldiğin olsun!

Son gördüğün olsun!

Tıkım yiyesice!  (Bolluk ve bereket görmeyesin anlamındadır. "Tıkım", ekmek kırıntısı demektir.)

Yağlı kurşunlara gelesice!

Yıklı kalasıca!(*)

Yıklı kalsın!

Yüzü görükmesin!

Yüzü görünmesin!

Yüzü görünmeyesice!

Zıkım yiyesice!

Zıkkımın kökünü yesin!

 

(*)

“Yıklı galasıca, pavguşlar düneyesice”: Bu söz, Ahmetler’de çok kullanılır. Bir yerin havasını, iklimini, yaşama koşullarını beğenmezlerse; biraz da bezginlik, yorgunluk ve bıkkınlık varsa böyle söylenir. “Yıkılı kalsın; yurdu yuvası bozulsun, darma dağın olsun, tek canlı barınmasın, baykuşlar tünesin" gibi bir anlamı vardır.

 

HAYVANLAR İÇİN SÖYLENEN İLENÇLER

Canavar yiyesice!

Ha domuz ha! (Ho domuz ha!)

Kaplan atasıca!

Kıran giresice!

Kıran girsin!

Satanı dağılasıca!

 

YEMİNLER

Anam avradım olsun!

Gözüm çıksın!

Gözüm kör olsun!

İki gözüm kör olsun! “İki gözüm kör olsun, ben çalmadım davarı!” (İnandırmak, kanıtlamak için bir tür yemin.)

İki gözüm önüme aksın!

Kıkıl kıkıl boğulayım!

Şart olsun!

Tövbeler olsun!

Vallaha billaha!

Yemin olsun!

 

ÜNLEMLER, ÜNLEMELER

Hayvan Çağırma Ünlemleri, Ünlemeleri

Ağıla, ağıla! : Keçiler öğlene doğru dağdan obaya geldiğinde sütlerini sağmak için ağıla toplanır. “Ağıla gel, ağıla gel!” diye yönlendirilen sürü ağıla doğru gider.

Bıçı bıçı bıçı! : Köpekleri, enikleri çağırmak ve yanımıza getirmek için kullanılan ünlem.

Bisi bisi! : (pisi pisi!) : Kedileri çağırma ünlemi.

Cooo! : Oğlakları çağırmak ve toplamak için kullanılan ünlem.

Çüş! : Eşeği ve atı durdurma ünlemi.

Giiç gara, giiç gara! : Oğlakları emişmeye çağırmak için kullanılan ünlem; (“Giiç gara, giiç gara” denmeye başladığında oğlaklar, sütleri sağılmış olan keçilere, annelerine gitmek ve kalan sütlerini emmek için hep birlikte meleşmeye ve sürünün olduğu yere, ağıla doğru koşmaya başlar.)

Ho! : Sığırları sürme ünlemi.

Kırı kırı kırı! : Eşekleri çağırma ünlemi.

Kış kış! : Tavukları, kuşları kovmak için kullanılan ünlem.

Mah! : Köpekleri çağırma ünlemi.

 

"Ay" ünlemiyle kullanılan ifadeler:

"Ay" sözü, başka bir sözcükle birlikte ünlem olarak, genellikle cümle başında "ey" anlamında kullanılmaktadır. Cümleye çeşitli duygu anlamları vermektedir.

Ay bacım, utanmaz mısınız siz? (Yakınma, sitem)

Ay bağaz! (Şaşırma ünlemi) 

Ay gardaşım! (Sevgi)

Ay gelin, bunu da mı görecektin? (Acıma)

Ay guzum! (Derin sevgi)

Ay oğlum, senin hiç aklın yok mu, ne diye sattın malları? (Eleştiri)

Ay uşak! (Ey millet) (Şikayet)

Ay nalet!

 

DUALAR:

Ak kata, sarı bulasın; esik kata, dolu bulasın!

Ak sakallı dede olasın!

Aklınla yaşayasın! (Aferin)

Allah atını eşkin, kılıcını keskin etsin!

Allah bu aylara, bu yıllara yine çıkarsın! (Bayram kutlamalarında, yıl dönümlerinde söylenir.)

Allah bundan büyük dert vermesin!

Allah devlete millete zeval vermesin!

Allah eksiğini yetirsin!

Allah gönlüne göre versin!

Allahım çocuklarımı ellere muhtaç etme!

Allahım, verdiğin sıfatla al canımı!

Allah (onu) başımızdan eksik etmesin!

Allah senin de hatırını yapsın!

Allah tamamına erdirsin!

Ayağına taş değmesin!

Döklüce kalasın! (Güzel kız çocuklarına sevgi ifadesi olarak kullanılan bu sözün açılımını kestiremedim. Belki de bir hayranlık ve iyi dilek duası olan bu sözün, kinayeli bir anlamı da olabilir.)

Hacı …… olasın. (Hacca gidip gelesin.)

Tuttuğun altın olsun!

 

Anneannemin Hayırlı Duası:

“Ak kata, sarı bulasın; esik kata, dolu bulasın.”

“Bolluk ve bereket içinde yaşayasın” anlamındaki bu duayı, "Eğer gümüşlerin varsa altın olsun; eksiklerin varsa tamamlansın." şeklinde de anlayabiliriz.

Bana daima “Ak sakallı dedeler olasın; Hacı Mustafalar olasın!” diyerek de dua eden anneannem Ümmü Güzel’den kalan yukarıdaki sözü başka hiçbir yerde duymadım.

Gerçek bir Osmanlı olan ve kendi yerinde bir ağırlığı, saygınlığı bulunan “Hacı Karısı” lakaplı Ümmü Ebemi burada sevgi ve rahmetle anıyorum. Biz onun yanında büyüdük. Yetişmemizde babaannem kadar onun da çok büyük emekleri, izleri var. O, her yönüyle çok özel bir kadındı; kendini ağıra satardı. Herkese sözünü geçirir; evde ise her dediği kanun gibiydi.

Bir gün değirmen yolunda Hızır’ı gördüğünü; Hızır’ın, un çuvallarına deynek dürttüğünü; bu yüzden evdeki bereketin yıllarca sürdüğünü anlatırdı. Ambardaki buğdayın, çuvaldaki unun hiç bitmediğini söyleyen sevgili anneannem, dilini tutamayıp bu olayı başkalarına söyleyiverdiği için büyünün bozulduğunu ve Hızır etkisinin kalktığına inanırdı.

Daima varlık içinde yaşayan bu güzel insanın öbür dünyada da cennet mekanında olduğuna inanıyorum; nur içinde yatsın!

 

NOT:

Dil Kültürümüz Unutulmasın

Bu konuda daha toplanacak çok söz olduğundan kuşku yok. Yukarıdakilere ekleyecekleri olanların bildiklerini bizimle paylaşrak köyümüzün kültür hazinesine katkı yapmalarını istiyorum. Ahmetler'in sözcükleri gibi deyimleri, atasözleri ve bütün dil varlıkları da unutulmasın! Şimdiden teşekkürler…

Mustafa Koç

e-posta adresi:

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 

(1131) 30.03.2011