You are here:
Ahmetler'in Tarihi PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 08 Ocak 2009 14:25

Manavgat Ahmetler Köyü,
Buraya Nerelerden Geldi?

Mustafa Koç 

Açık ansiklopedi olarak bilinen www.vikipedi.com sitesinde Ahmetler Köyü hakkında ne yazıyor diye baktığımda şaşırdım. Çünkü burada sadece “Ahmetler köyü, Afrika'dan gelen Zenci  esirler tarafından kurulmuş; sonradan Türkleşmişlerdir.” biçiminde bir not vardı.

Bu ifadeyi;  Afrika kökenli olmakta bir sakınca gördüğümden ya da utanacağımdan değil ama yanlış olduğu için beğenmedim ve buna itiraz ettim. Hemen bildiklerimi derleyip toparlayarak, yakın çevremizden ve bazı kaynaklardan yeni bilgiler ekleyerek aşağıdaki yazıyı hazırladım. Benim itirazım biraz kuvvetli olmuş olabilir ama yine de yazdıklarım yayınlandıktan sonra editörler yukarıdaki ifadeyi yayından kaldırıp Ahmetlerlilere teşekkür ettiler.

Şu anda vikipedi sitesinde yayında olan bu yazıyı köyümüzün sitesine de koyarak sizlerle paylaşmak istedim. Bu konuda elinde başka bilgisi ve belgesi bulunanlar varsa onları bize ulaştırsınlar; burada yayınlayalım.  (M. Koç)

Horasan'dan Göçle Gelen Türkmen Boyları…

Ahmetler köyünün kökünü Afrika'dan gelen Zenci esirlere dayandıran görüşün hangi niyetle buraya yazıldığını anlamak mümkün değildir. Bu bilgi başka bir amaçla yazılmamışsa en azından yanlıştır. Hemen söylemek gerekirse Ahmetler köyünün Alanya tarihinde ve resmi belgelerinde çok eski bir köy olduğunu kanıtlayacak bilgiler vardır. Manavgat Belediyesince hazırlanan bir kitapçıkta Ahmetler köyünün Horasan’dan göç ederek gelen Orta Asya Türkmenlerinden olduğu yazılıdır. Ayrıca köyün geçmişiyle ilgili bilgileri kulaktan kulağa aktaran Ahmet Ali Koç (Zobu), İbrahim Koç (Daylak), Tevfik Güzel, Mustafa (Pantır) Koç, Musa Güngör (Küpeli) ve Manavgat eşrafından Mustafa İsmet Özdemir gibi köyün ileri gelenleri de atalarının Horasan bölgesinden göçle geldiğini anlatıp durmuşlardır.

Vikipedi her ne kadar herkese açık bir serbest kürsü olsa da sonuçta buradaki bilgiler bir ansiklopedik değer taşımaktadır. Ancak bu konuda kesinlikle ciddi bir yanlışlık yapılmıştır. Benim yazımdan sonra Vikipedi’deki bu yanlışla ilgili bir düzeltme yazısı ekleyen Hasan Varol'a ve Alpaslan Varola da ayrıca teşekkür ediyorum.

Bu köyden çıkmış bir öğretmen olarak bir rastlantı sonucu okuduğum bu yazıya ben de bir ekleme yapmak istiyorum.

İşte wikipedi'deki Ahhmetler yazısı: 

Yüzlerce yıl önce Ahmet adlı üç çoban tarafından kurulduğu için “Ahmetler” adını alan köy, o bölgenin en eski Türkmen köylerinden biridir. Bu köy gerek coğrafi koşulları gerekse ekonomik ve sosyal hayatı nedeniyle dışarıya kapalı bir hayat sürmüştür. Bu nedenle buranın insanlarının zenci ya da melez olarak adlandırılması gülünçtür. Bu ülkeyi yurt sayan ve Afrika'dan da gelse Avrupa'dan da gelse kendini Türk sayan herkes Atatürk Türkiye’sinde Türk'tür ve Türk soyundan gelenlerden en küçük bir farkı yoktur. Ancak köken olarak öz be öz Türk olan insanlara da sonradan Türkleştiklerini söylemek saygılı bir yaklaşım olamaz. Afrika'dan gelen esirlerin halkımızın engin hoş görüşüyle Türkleşerek aramıza katıldıkları ve bu ülkenin has evlatları oldukları doğrudur. Ancak bu yolla gelen insanlar, Manavgat ovasındaki zengin topraklarda çalıştırılmak amacıyla gelmişlerdir. Hasan Varol'un da belirttiği gibi bu yurttaşlarımız bugün hala Kızılot ve Sarılar köylerinde yaşamaktadır. Ahmetler köyü ise Torosların eteğinde denizden 650-700 metre yükseklikte kurulmuş ve ova köyleriyle hiçbir benzerliği olmayan eski bir orman köyüdür.

Büyük Türk göçleri sırasında bölgeye gelen diğer köyler gibi Ahmetlerliler de daha çok tarım ve ticaretten çok hayvancılıkla uğraşan göçebeler olarak bugünkü köye yerleşmişler. Çoğunluğu yıllar önce yerleşik kültüre geçmiş olmasına rağmen az sayıda aile hala yazlık göçebe hayatını sürdürmektedir. Son yıllarda Ahmetler köyünden ekonomik nedenlerle yoğun bir kente göç vardır. Köy nüfusu giderek azalmaktaysa da geçmişteki ilişkileri, kalabalık keçi sürüleri ve sosyal yaşamıyla da tipik bir yörük köyü olarak bilinir.

Göçlerle gelerek bu bölgeye yerleşen Ahmetler köylülerinin ataları önce bugünkü Manavgat Çavuş Köyü ve Uzunlar köyü civarına yerleşmişler; ancak sıcaktan, sivri sinekten ve sıtmadan zarar görmemek için oraları terk ederek yukarılara, Toroslara çekilmişlerdir. Akseki'den Manavgat'a giderken Toroslardan sahile inildiğinde karşımıza çıkan ilk düzlüklerin adı tapu kayıtlarında bile hala "Ahmetler Bükü" olarak geçmektedir.

Ahmetleri kuranlar bugünkü yerleşim yerinden önce Çavuş Köyü, Aşağı Köy ve Taş Harman yörelerinde geçici köyler kurmuşlar. Buralarda bir süre yaşadıktan sonra bugünkü Ahmetler’de karar kılmışlar ve buraya kalıcı olarak yerleşmişlerdir. Köyün adı eski Alanya kayıtlarında "Çöngere nahiyesinin Ahmetler Kariyesi" olarak yazılıdır.

Ahmetler'in tarihine ilgi duyan ve hala hayatta olan Manavgat eşrafından Mustafa İsmet Özdemir, o bölgedeki büyük bir veba salgını sonucu Hürremşah, Ezenkiriş, Taş Harman, Yalaklar gibi birçok köyün ortadan kalktığını anlatmaktadır. Mustafa Özdemir, Ahmetler'e komşu olan bu köylerin Alanya ilçesinin Çöngere nahiyesine bağlı olduklarını ama Ahmetler dışındakilerin ortadan kalktıklarını nakletmiştir.

Akseki ilçesi yakınlarında, Padişah fermanıyla köye tahsis edilmiş olan yaylanın adı askeri haritalarda "Ahmetler Yaylası" olarak geçmektedir. 1928 yılından beri devam etmekte olan bir davaya konu olan bu yaylayla ilgili mahkeme kayıtları bile köyün tarihinin oldukça eski olduğunu ve daima hayvancılık ve göçerlikle geçindiklerini doğrulamaktadır.

Ahmetler, coğrafi koşulları ve geleneklerine bağlı özellikleri nedeniyle dış etkilenmeye en son açılan köylerden biridir. Bugün bile yaşayan bazı geleneklerin Orta Asya Türklerindeki geleneklerle örtüştüğü görülmektedir.

“Yılbaşı” ve “Nevruz” kutlamaları bizim çocukluğumuza kadar sürüp geliyordu. O yıllarda gençler ve çocuklar, ellerinde meşaleler “Yılbaşı” ya da “Zilbaşı” adı verilen bir gece eğlencesinde her evi ziyaret ederek çeşitli yiyecekler toplarlardı. 21 Mart günlerinde yumurtalı salatalar hazırlanır; baharın müjdecisi olarak "Nevruz" kutlamaları yapılırdı. Nevruz eğlencelerinde ateşler yakılıp üstünden atlandığı ve havaya tüfek atışları yapıldığı anlatılmaktadır. Ancak bu gelenekler, ekonomik nedenlerle hızlanan köyden kente yoğun bir göç ve kentte yaşayanların etkisi ve sosyo kültürel değişimle unutulmaktadır. Yine de yaylaya göç geleneğini sürdüren ailelerin bugünkü göçebe kültürü, Asya Türklerinden farklı değildir.

Ahmetlere komşu olan ve birçok ailenin birbiriyle akrabalıkları bulunan Akseki’ye bağlı (Fersin) Güçlüköy'den fizik Profesörü Önal Ergenekon, bu bölgedeki göçer köylerin hepsinin Horasan'dan gelen aşiretler tarafından kurulduğunu; Anadolu'nun Türkleştirilmesi ve islamlaştırılması amacıyla büyük Türk düşünürü Hoca Ahmet Yesevi tarafından buralara gönderildiklerini anlatmıştır. Bu tespite göre bu bölgeye yerleşen insanlar, 13. yüzyılda Hacı Bektaş Veli ve Mevlana gibi mutasavvıfların peşinden gelen Türk boylarıdır. Bu aşiretlerin kurduğu bugünkü Güçlüköy, Çaltılı Çukur, Yarpuz, Doğrul, Erenyaka ve Ahmetler gibi köylerin Horasan kültürü taşıdıkları ve Anadolu'yu Türkleştirme ve Türk hümanizmasını yayma felsefesinin taşıyıcıları oldukları anlaşılmaktadır. Alanya, Manavgat ve Akseki'nin resmi belgelerinde Ahmetler köyüyle ilgili birçok bilgi bulunmaktadır. Özellikle nüfus, mahkeme ve tapu kayıtları, bu köyün tarihi geçmişiyle ilgili olarak aktardığımız yukarıdaki bilgilerle örtüşmektedir.

(1964 – 1966 yıllarında Ahmetler’de 2 yıl öğretmenlik yaptım. Bu uzun açıklamalar, bu köyün insanlarının Afrika'dan, Etiyopya'dan gelmediğini, Horasan'dan gelen Türk boylarından olduğunu hatırlatmak ve bir yanlışı düzeltmek amacıyla yazıldı. Başka kaynaklarda konuyla ilgili bilgilere ulaşıldıkça buraya eklenecektir.)

Mustafa Koç (Öğretmen - İbrahim oğlu, Ahmetler doğumlu)

Köyün Kökeni,

Yıllar önceydi, Barış Manço'nun 7'den 70'e proğramında Azarbaycan'dan söyleşiler ve bilgiler veriliyordu. Barış manço Azerilerin, börek'e "çörek", tavuk'a "toyuk" dediklerini söylemişti. Ahmetler Köyü'nde de börek e "çörek", tavuk'a da "toyuk" denir. Araştırma yapılsa bu tür örneklerin artacağı kanısındayım. Bu kadar dil benzerliği sonradan oluşmaz sanırım. Bu iki sözcük bile bu köyün atalarının kökenine ait bilgi ve fikir vermektedir. Ben kökenimiz ile ilgili konularda "Türkmen" olduğumuzu söyleyerek bu olayı da hep örnek gösteriyorum.

Afrika tezi dayanaksız olup, ne amaçla yazıldığı anlaşılamamıştır. Burada bu görüşleri belirtirken Afrika ırkına ve kültürüne karşı olduğumuz anlamı çıkartılmamalı, doğrunun ortaya çıkmasına yönelik olarak bilgi ve görgülerimizin kaleme alındığını belirtmek isterim.

Afrika tezini yazan arkadaş kimliğini belirtirse veya kaynaklarını ortaya koyarsa daha yararlı olur kanısındayım.

Alpaslan VAROL 1962 Ahmetler doğumlu.

 

BU yaznın linki aşağıdadır:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahmetler_Manavgat

 

Not: Bu konuda ayrıca bakınız:

Bugünkü Ahmetler'in Kuruluşu, Mustafa Koç