You are here:
13 - Diğer Sülalaler PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 31 Ekim 2009 12:29

YAKIN GEÇMİŞTE KÖYÜMÜZE GELENLER

Köyümüzün uzun tarihi içinde aramıza katılmış bazı aileler de var. Ahmetler'de kimse onlara asla dışarıdan gelme muamelesi yapmamış. Onların hepsi de köyümüzle bütünleşip, kız alıp vererek has Ahmetlerli olmuşlar. Bunları ayrı bir bölümde bütün olarak yayınlamayı uygun gördük.

Soyağacının son bölümünde aramıza katılan bu sülaleleri anlatarak dosyamızı tamamlıyoruz. Bu değerli çalışmaya büyük emek ve zaman harcayan arkadaşımız Ali Varol’a bütün köylülerimiz adına teşekkür ediyorum.

Bu çalışmada da eksik kalan ya da düzeltilmesi gereken yerler olabilir. Her sülaleden birilerinin sorumluluk duyarak bu eksiklikleri tamamlarını bekliyoruz.

Saygılarımızla… (M.Koç)

1.  Arıcı Yusuf El

2. Duduoğlu El

3. Gök Hüseyin El

4. Gök Mehmet El

5. Gubcal El

6. Mukuoğlu El

7. Yirik oğlan El

XIII - ARICI EL

 

YUSUF ARICI (ARICI YUSUF)

Erengeriş’ten Hacı Ahmet Pantır ile teyze oğlu olurlar.

Erengeriş’ten Hacı Ahmet Mustafa’sının çocukları:

1.     Ahmet

2.     Hatice, Höke Yusuf’un 2. eşi

3.     Hürü, Molla İbrahim’in eşi

4.     Hava, Koca Ali’nin eşi

 

AHMET ARICI

Eşi Ayşe (Koca Ayşe), Mukuoğlu’nun kardeşi

Çocukları:

1.     Yusuf

 

YUSUF ARICI

Eşi: Ayşe Mustafa Küçükakça (Karaca) kızı

Çocukları:

1.     Durdu

2.     Fatma

 

XIV - DUDUOĞLU EL

Duduoğlu el Sayköy’de otururlardı. Yakın geçmişte Ahmetler’den evlenip, Ahmetler’e yerleşenler oldu. İlk soyadları “Davulcu” idi. Sonradan “Karamusaoğlu” olarak değiştirdiler.

KARA MUSA (DUDUOĞLU)

 Eşi: Tepeköy’den Koca Mustafa’nın kızı. Koca Mustafa’nın kızları komşu köylere şöyle dağılmış. Birini Ahmetler’den Delibaş almış. Fatma (Cırıklı) Ebe Mehmet Varol ve Süleyman Varol’un anası olur. Birini Sayköy’den Duduoğlu almış, Kara Hasan’ın anası olur. Biri Gebece’ye gitmiş. Marangoz Süleyman Sarı’nın anası olur. Biri de Tepeköy’de kalmış. Gök Hasan’ın anası olur. Böylece Sayköy’den Kara Hasan, Tepeköy’den Gök Hasan, Gebece’den Süleyman Sarı, Ahmetler’den Mehmet Varol teyze oğlu olurlar.

Duduoğlu’nun çocukları:

1.     Hasan Davulcu (Kara Hasan)

2.     Hüseyin Davulcu (Kara Hüseyin)

 

HASAN DAVULCU

Eşi Fatma, Mukuoğlu’nun kardeşi (1320 – 27.12.2000)

Çocukları:

    1. Mustafa, Çocukları Sayköy’de oturmaktadır. (1930 – 25.11.1997)

    2. Mehmet, Ahmetler’den Mustafa Arıcı kızı Ünzile ile evlidir. Çocukları Ahmetler’de oturmaktadır. Soyadlarını “Karamusaoğlu” olarak değiştirdiler.

    3. Ahmet, Ahmetlerden İbrahim Yıldız kızı Fatma ile evlidir. Sayköy’de oturmaktadır.

 

MEHMET KARAMUSAOĞLU (KARA HASANIN MEHMET) (1934 – 1995)

Eşi: Ünzile, Mustafa Arıcı kızı

Çocukları:

1.     Hasan

2.     Fikret (1974 – 16.08.1995) Şehit

3.     Yüksel

 

XV - GÖK HÜSEYİN EL

HÜSEYİN AVCI

Anlatan: Ali Avcı

“Molla İbrahim’e bir çoban lazım olmuş. Namaras’ta bir çocuk olduğu haberini almış. Gitmiş, hebicip getirmiş. (Hebiçmek: sırtına almak, yüklenmek.) Babam köye geldiğinde o kadar küçükmüş. Namaras’ta Ramazan (Çakıcı) amcam ile Ayşe halam var. Babam onda bunda çobanlık yaparken kalmış gitmiş Ahmetler’de. Ama iyi çobanmış. İyi çobanı başka yere salmak istememişler.

Hacı Hatıp’ın kızkardeşi Fatmalı’nın iki kızı varmış. Kızların babası Adıgüzel. Kızlarda Arzı’yı babama, Ayşe’yi de Yirik Çavuşa alıvermişler. Böylece babam olmuş avrat köyünden.”

 

HÜSEYİN AVCI

Eşi: Raziye, Adıgüzel kızı

Çocukları:

1.     Ali

2.     Fatma, Ahmet Kocademir eşi

3.     Mehmet

 

ALİ AVCI (GÖK HÜSEYİN ALİSİ)

1.eşi: Hatice, Ecevit Ramazanı kızı

Çocukları:

1.     İbrahim

2.       Mustafa 

3.     Hasan Hüseyin

4.     Ramazan.

2.eşi: Şerife, Karabeşir kızı

Çocukları:

1.     Halit

2.     Mehmet

3.     Yusuf

 

MEHMET AVCI

Eşi: Ayşe, İbrahim Küçükdemir (Efe) kızı

Çocukları:

1.     Hatice

2.     Sema

3.     Arzu

 

XVI - GÖK MEHMET EL - ÇOLAK MEHMET EL

MEHMET ÖZEN

Gök Mehmet’in babası Taşlıca’dan anası Saraçlı’danmış

1 Eşi: Ümmü (Kütkız) Delibaş’ın kızı. Mezarı Gülen’de.

Çocukları:

1.     Hatice, Gençler’den Sansar Alisi ile evlendi.

2.     Fatma, Demirciler’den Kör Ali ile evlendi.

2.eşi: (Körkız)  Körkız’ın babası, Delibaş’ın kardeşi Sefer Mustafa’nın oğlu Sefer Mehmet’i. Anası Emiroğlu Mustafa kızı Gülsüm. Sefer Mehmet’i ölünce Gülsüm Deli Ali ile evlenmiş.

Çocukları:

1.     Raziye, Mustafa Ali Güngör eşi

 

XVII - GUBCAL EL

Osman Ali oğlu Hüseyin Çavuş (Gubcal) Gedik Hüseyin’le Çanakkale’de beraber savaşmışlar.

HÜSEYİN DEMİR (GUBCAL)

Eşi: Fatma, Fersin’li (1317 – 25.10.1992)

1.     Durdu

2.     Ayşe (Topal), Mahrımçalı’da Sarı Mehmet eşi

3.     Ali

 

ALİ DEMİR (GUBCAL ALİ’Sİ)

Eşi: Gülsüm, Emin Güzel kızı

Çocukları:

1.     Durdu, İbrahim Küçükakça eşi

2.     Ümmühan, Seydiler’den evli

3.     Hüseyin

4.     Emin

5.     Mehmet

6.     Hatice, Mehmet Özdemir eşi

7.     Ayşe Avasun’dan evli

8.     Zehra, Hocalı’dan evli.

 

XVIII - MUKUOĞLU EL

Mukuoğlu’nun babası, Muku Ahmet’i Kızılot’taki Muku’larla akrabadır. Mukuoğlu Mustafa Arıcı’nın kardeşleri: 1. Kara Hasan eşi Fatma. 2. Arıcı Yusuf’un anası Kara Ayşe. 3. Hasan Arıcı (Kizir Hasan). 4.Ali Arıcı (Kara Ali). Mukuoğlu’nun anası Duduoğlu’nun bacısı olur. Duduoğlu Sayköy’de oturur. Mukuoğlu küçükken Kardeşi Kizir ile beraber Sayköy’e dayısının yanına gelirler. O sırada Ahmetler’den Saraçlı Ebe’ye bir çoban ihtiyaçtır. Saraçlı Ebe Mukuoğlu’nu çoban tutar. Sonra büyüyünce de Gedik Hüseyin’in kızı Ümmü ile everirler. Kardeşi Kizir ise Gebece’den Hökeoğlan’ın kızı ile evlenir.

Mukuoğlu iyi bir çobandı iyi olmasına ama soyadına uygun olarak arıcılık da yapardı. Devamlı top kovan taşırdı. Mukuoğlu gile her varışımda Ümmü Hala’nın bir sofra serip bal ile ekmek verdiğini hatırlarım.

 

ÜMMÜ HALAM

Anlatan: Mustafa Koç (Öğretmen)

Hepimizin çocukluğundan kalan bazı olaylar, bazı kişiler; diğerlerinden farklı olarak beynimize kazınır. İlkokulu bitirene kadar geçen ilk çocukluğumda üzerimde etkisi olan ve içimde iz bırakan insanlardan biri de rahmetli Ümmü halamdır.

Oğlu Musa’yla çocukluk arkadaşı olmanın ötesinde, yaylada ve Goramşa’da aynı obada kaldığımız için de onun etkisinde kalmanın, onların yanında büyümenin bir şans olduğunu düşünürüm.

Ümmü halam çok farklı bir kadındı. Yanındayken insana güven verirdi. İnsancıl, cana yakın ve cömertti.  Kapısına gelenin elini hiç boş döndürmezdi. Babama çok değer verirdi. Bana karşı da çok özel bir ilgisi ve sevgisi vardı. Gedik Hüseyin dedem de çok severmiş beni. Kim bilir dedem ölünce belki de; onun hatırası olarak kabullendi.

Babam askerden gelince bizim aile, yaylaya gitmemeye başladı. Çünkü babam çobanlığı bırakmış başka işlere yönelmeye başlamış. Bu yüzden annem ve babam yayla göçlerini bitirmişti. Ama birkaç sene Hanife ebemle Yusuf Amcam, beraberlerinde yaylaya beni de götürürdü. Aldürbe’de, Kuyu’da, Çırlavık’ta ve Kızıl Eğriör’de amcamlarla ve halalarımla birlikte kalırdık.

Hanife ebem öldükten sonra Öğretmen Okuluna gitmeden önceki yıl sanırım 4. ya da 5. sınıftayken  Yusuf Amcamla son olarak bir kere daha yaylaya gittim. O yaşlarda her nasılsa et ve bal yemeyi sevmezdim. Menekşe Yengem çok usta çözümler bularak ve zorlamadan beni et yemeye alıştırdı. Önce kurutulmuş sırımları ve kavurmayla damağımın ete alışmasını sağladı ve o yıl artı et yer olmuştum.

O zmanlar bütün obalar köyün aşağılarındaki obalardan önce Güğlen'e konarlar; orada birkaç gün kaldıktan sonra yayla göçü Güğlen'den başlardı. Yazıdaki, Ümmü Dadıdaki ve Dali Biladandaki obalar, büyük bir törenle Güğlen'den uğurlanır, desenli yün çuvallara doldurulan yayla göçü develer ve atlara yüklenerek bir akşam üstü yola çıkardı. Göç, sabaha doğru Derbent Boğazından geçerek Kandilce'ye ve Cemerler'in üstündeki Nohut Çukuru'na konar;ertesi günü sabaha da Aldürbe'ye ulaşırdı.

Yaylaya gitmediğim yıllarda yayla göçünü, Ümmü halamı, amcalarımı ve yaylaya giden çocukluk arkadaşlarımı Güğlenden törenle uğurlardık. Güğlendeki uğurlama törenlerine beni götürmek istemedikleri zaman her defasında ağlayarak oraya gitme izni koparırdım. Ama her defasında beni sahilde bırakarak yaylaya giden arkadaşlarım ve akrabalarım için ağlayarak köye döndüğümü dün gibi hatırlıyorum.

Güz gelince bu yayla göçleri aynı yolu izleyerek bu defa yayladan başlar, aynı yolu izleyerek köyde biterdi. Ben o yıllarda güzün gelen yayla göçlerinin çocukları okula yetiştirmek için yapıldığına inanırdım. Göçün köye gelişi de biz çocuklar için büyük bir olaydı. Ama benim i,çin sadece bir olay değil aynı zamanda bir şölendi de... Bal şöleni...

Ümmü halam, develerle, atlarla gelen yayla göçünün yükünü yıkar yıkmaz bizim eve gelir, kolumdan tutar, evine götürürdü. Yayla yükleri, çuvallar henüz içeri bile alınmadan, evin önündeki göç telaşesi öylece dururken; gelip beni evine götürmesi, büyük bir sevgiyle sarılması, unutamadığım bir hala kokusudur. Ama o hemen içeriye alır bal tuluğundan bir tas bal çıkarır, bir tabağa kuru kavurma koyar ve sanki ilaç verir gibi "Ye halam, ye; iyice karnını doyur." derdi. Nasılsa artık et ve bal yemeye  de alışmıştım ya doyasıya yerdim.

Ümmü halamın bu cömertliğini, sıcaklığını ve sevgini asla unutamam . Nur içinde yatsın! 

 

MUSTAFA ARICI (MUKUOĞLU) (1324 – 19.10.1983)

Eşi: Ümmü, Gedik Hüseyin kızı (…. – 23.12.1986)


1.     Ahmet (08.02.1933 – 01.06.2005)

2.     Emine, Ahmet Aslan eşi

3.     Ünzile, Mehmet Karamusaoğlu eşi

4.     Meryem, Antalya’dan evli

5.     Musa

6.     Fatma, Çukurköy’den Hayri Yılmaz ile evli

 

XIX - YİRİK OĞLAN EL

HASAN (KARMAZ) Belenköy’lü

Eşi Hürü (1306 – 15.08.1967), Belenköy'lü Sakar Mahmut’un kızı

Çocukları:

1.     Mustafa (Yirik Oğlan)

2.     Fatma, Mehmet Vural (Karabeşir) eşi

 

MUSTAFA TOPKARA (YİRİK OĞLAN) (1907 – 05.09.1998)

Eşi: Havana, Gecereme’den Sansar Ramazan kızı (1913 – 02.03.2002)

Çocukları:

1.     Yusuf (1941 – 14.10.2001)

2.     Ali

3.     Hasan

4.     Mehmet

 

Hazırlayan: Ali Varol

14.10.2009 - Manavgat

 

Not:

Soya ağacı dosyası, ailelerin bundan sonraki bireylerinin de buraya eklenmesiyle tamamlanacak. Ancak bunun için her aileden bir kişi, kendi ailesinin bireylerini yazıp bize bildirecek. Gelen yeni bilgileri biz de buraya ekleyeceğiz. Desteklerinizi bekliyoruz.