You are here:
Alman Mağaracı Ahmetler’i Tanıtıyor PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 04 Kasım 2009 14:55

Alman Sitesindeki Yazının Türkçe Çevirisi

Daha önce linkini verdiğimiz bir Alman’a ait internet sitesinde Almanca olarak yayınlanmış olan yazıyı, arkadaşımız Ali Varol Türkçe’ye çevirdi. Uzun yıllar Almanya’da öğretmenlik yapan Ali Varol’un bu dili hala unutmamış olması da sitemiz için bir şans oldu. Kendisine teşekkür ediyoruz.

Yazan : Franz Lindenmayr
Çeviri : Ali Varol
 

(Çevirenin notu: Franz Lindenmayr sıradan bir alman turist değil. Mağaraları tanıtıcı yazılar yazan tanınmış bir mağaracı. Bütün Avrupadaki mağaralar ve Antalya’daki mağaralar hakkında almanca yazılmış tanıtıcı makaleleri var.)

BATI TOROSLARDA, AHMETLER’İN ALTINDAKİ MAĞARA

Rastlantının böylesi de olur mu demeyin. 22 ağustos 2004 Perşembe günü insanın başına hayatında çok az gelebilecek bir rastlantı yaşadım. Batı Toroslarda küçük bir dağ köyündeydim ve bir köy evinin serin balkonunda çay içiyorduk. Orada bulunan iki yerli rehber klavuzluğunda mağarayı (ini) gezdik.

Mağara 155 m. Uzunluğunda, 18 m. derinliğindeydi. Ben bunları biliyordum. Çünkü bu ölçüler (Klaus ve Peter Kramer’in de yardımlarıyla Münih mağaracılar cemiyetinden Klaus Vater tarafından ölçülüp güzel bir plan yapılmıştı. Mağara oldukça geniş ve her taraf damlamalar sonucu oluşan sarkıt ve dikitlerle doluydu. Etraftaki kalıntılardan döküntülerden anlaşılıyordu ki sarkıt ve dikitlerin taşınabilen kısımları kırılıp götürülmüş. Bir de başınızı kaldırıp yukarı bakarsanız sağa sola uçuşan çok sayıda yarasayı görebilirsiniz.

Klaus Ahmetler’e nasıl gelmişti acaba? Köye Manavgat Akseki yolundan ayrılan ve 20 km. olan asfaltlanmış bir dağ yolundan gidilir. Her yerde kolayca bulabileceğiniz HARİTA MEDYASI tarafından yayınlanmış Side – Belek – Manavgat haritalarında yol düz bir çizgi şeklinde gösterilir. Bu kocaman bir kuyruklu yalan. Köy yolunda iniş yokuşlar ve keskin virajlar vardır. Trafik az olduğu için olsa gerek yolun tamamına yakını tek bir arabanın gidebileceği kadar dar. Geniş olan yerleri de var Yol boyunca yolun iki tarafında duvar gibi kayalıklardan oluşan kanyonun seyrine doyum olmaz.

Karşı kayalıklarda çok sayıdaki koyu lekeler halinde görünen inler ve mağara ağızları da görülmeye değer. Bir de yol ayırımındaki levhanın varlığı yokluğu belli değil. Hatta ben köye giderken görmemişim, dönüşte farkına vardım.

İnanılması zor güzel bir rastlantı daha yaşadım. Köy evinin balkonunda çay içerken, köyde tek almanca konuşabilen ve daha önce başka Almanlarla mağarayı gezmiş olan bir adam çıkageldi merdivenden. Adının Abdullah olduğunu söyleyen bu adam önceleri bu köyde yaşamış. Babasının evi hala burada. 20 yıldır Antalya’da otururmuş ama senede iki kez köye gelip baba ocağını ziyaret eder dönermiş. O önceleri Homa (Oymapınar) barajı yapımı sırasında orada mühendis olarak çalışmış.

Bir gün Münih’ten bu mağarayla ilgilendiklerini söyleyen üç mağara arayıcı çıkagelmiş. Köye getirmiş onları, baba evinde ağırlamış. Sonra mağarayı gezip ölçmüşler. Çizince ona da bir plan yollayacaklarını söylemişler ama plan gelmemiş. Bu benim için kaçırılmaz bir fırsattı. Hemen bende bulunan mağara planının bir kopyasını ona verdim. Böylece 24 yıl önce bölgeyi tanımaya başlamam tamamlanmış oldu. Doğru yerde, doğru zamanda… Planlasaydım işlerim böylesine rast gitmezdi. Böylesi binde bir olur.

Not: Fransız mağara arayıcıları da buraya gelip, gezmişler. Claude Chabert ölçüp plan çizmiş ama bu plan Klaus Vater’inki kadar ayrıntılı ve düzgün değil.   

 

Not:

Bu yazının almancasını ve sitede yayınlanan Ahmetler fotoğraflarını aşaiıdaki linke tıklayarak tekrar görebilirsiniz.

http://www.lochstein.de/hoehlen/tuerkei/ahmetler/ahmetler.htm