You are here:
Ayşe Ablamın Okuma Kavgası PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 26 Kasım 2009 00:00

Bütün Çocuklarını Okutan
Ahmetlerli Gara Osman'a Selam Olsun 

İbrahim Koç, Antalya’da yaşıyor. Ahmetlerli Gara Osman’ın oğlu. Antalya’da üst düzey görevlerde bulundu. İnşaat Mühendisleri Odası başkanlığı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan yardımcılığı ve Meclis üyeliği yaptı. Manavgat Belediye Başkanlığı ve milletvekilliği bile gündeme geldi. Antalya’da yaşarken asla Ahmetlerli olduğunu unutmadı. Köyümüze karşı gösterdiği ilgi ve heyecanla çoğumuzdan daha Ahmetlerli. Yaptığımız bütün projelerde onun desteği, görüşü ve önerisi var.

İbrahim, okumak için köyden ilk çıkanlardan ve çok zorluklara katlanarak, büyük sıkıntıların altında ezilmeden ayakta kalanlardandır. O yıllarda Ahmetler’den yola çıkıp bir okula gitmenin ne demek olduğunu bugün anlamak ve anlatmak zor. On yaşlarındaki bir çocuğun köyü terk ederek bir okula gitmesinin önemini ve eziyetlerini ancak yaşayanlar bilir. Ama İbrahim bunu başaran ve çok iyi yerlere gelebilen hepinizin dostu bir Ahmetler sevdalısı... Yeğenim, öğrencim, kardeşim...

Bir düşünün bakalım; Ahmetler’den Deli Ali’nin (Ali Efe)’nin oğlu Gara Osman’ın bütün çocuklarını okutmuş olmasının sihiri nedir? Kim bilir belki de İbrahim Koç bu sihiri yakaladığı için babasının hatırasını yaşatmaya devam ediyor. Sevgili Osman Emmim rahat uysun! Bir bilge gibi uzak görüşlü davranarak hepsini okuttuğu çocukları, ona layık insanlar olarak işte ortada. Bir evlat, babasına borcunu başka nasıl ödeyebilir?

Adı, babamı hatırlatan İbrahim Koç’un gönderdiği son yazıyı okuyunca bana hak vereceğinizi umuyorum. Duygu dolu cümlelerle anlatılmış bir “kız çocuğu okutma” macerasından çıkarmamız gereken çok ders olduğunu düşünüyorum.

İbrahim, hayatı ve aşkı seven, saz çalan, türkü söyleyen, şiir yazan, şiir okuyan, duygularını saklamayan ve sevme yeteneğini kaybetmeyen bir arkadaşımız. Onun sevgi dolu dünyasını sizlere sunarken herkesin kendi hayatındaki renkleri bizimle paylaşmasının ne kadar önemli olduğunu da hatırlatmak istiyorum.

Sevgiyle…

Mustafa Koç 

 

Ayşe Ablamın Okuma Kavgası

Yazan : İbrahim Koç

Oymak Beyimin okuyan kızlarla ilgili yazısı bana da bu konuda bizim evde yaşanan eski bir olayı anımsattı. Kim bilir kaç evde benzer acılar yaşanmıştır?  

Köyümüzün ilk okuyan kızlarından birisi de ablam Ayşe Koç (Topaca). 

Dün gibi hatırlarım. 

Bir sabah evde anamla babamın  kavgasıyla uyanmıştım. Uykulu gözlerimi açınca hiç unutamadığım ve beni derinden sarsan bir manzarayla karşılaştım:

Babam, okuması için  ablamı Akseki Kız Enstitüsü' ne götürmek istiyor, annem de;

"Kız kısmı okur muymuş, nerde görülmüş bu?" diye şiddetle karşı çıkıyordu. 

Babam ise ısrar ediyordu, kızını okutacaktı. Ama o ne derse desin, annemin hırçınlığı biraz daha artıyordu. 

Anam;

"Kız kısmı okur muymuş, ben kızımı "er'e (kocaya) vereceğim. Benim ölümü çiğnemeden kızımı götüremezsin." diye ısrar ediyordu.

O sabah ilk ve son kez babamın anamı dövdüğünü izlemiştim. Eline aldığı çıra sopasıyla yakasına yapışan anamın kollarına vurdu ve ablamı okula götürdü. Alışkın olmadığım bu kavga beni de sarsmış, ablam için o zaman zırım zırım (Ahmetlerce) ağlamıştım. 

Ama sonunda ablam da okudu, okuyabildiği yere kadar.

Babam, askerdeyken “Ali okulunda” öğrenmiş okuma yazmayı. Kendi okuyabildiğini yazar, yazabildiğini okurdu. Hiç anlatmazdı, ama muhtemelen Ali okulunda eziyet çekmiş, dayaklar yemişti. Çocuklarını okutmaya karar vermiş, hepimizi okuyabildiğimiz yere kadar okutmuştu.

Hiçbirimiz, o yoksullukta, o koşullarda böyle bir özverinin hakkını ödeyemeyiz. Daha da önemlisi o yıllarda cahil bir yörük oğlunun böyle bir okuma/okutma aşkını ve ileri görüşlülüğünü görmezden gelemeyiz. Nur içinde yatsın!

 

BABAM, KARA OSMAN

 

Hiçbir zaman dersimi sormadı, ders çalış da demedi, notlarımı da bilmedi.

Bir konuda hayal kırıklığı yaşattım babama,  İmam Hatip'i bitiremedim.

Ama onu hiç mahcup etmedim; başını öne eğdirmedim.

İçim yanar.

Zaman çabuk bitti.

Babamla arkadaş olamadım.

Ummadığım bir anda, en değerli zamanlarda, çekip gitti.

 

Hala zamanınız varsa,

Babanız sağsa,

Bir de ana kucağınız.

Ve bir de kardeşleriniz, dostlarınız varsa.

Kıymetini bilin.

 

Geç kalmış olmak için henüz geç değil...