You are here:
Ahmetlerce Deyimler PDF Yazdır E-posta
Pazar, 29 Kasım 2009 12:47

AHMETLERCE DEYİMLER

Son Düzenleme: 5 Ocak 2010

(Son eklenenler en sona yazılmaktadır.)

 

1       Acemi nalbant gibi bir nalına vurur, bir mıhına...

2       Aç mezarı mı var?

3       Adam eti yiyecek - çok saldırgan, haşin, kaba

4       Aklı başından çıkmak (Ne yapacağını bilememek)

5       Ala keçinin sütlü oğlağı

6       Allah'ım, boş kaplara el sındırmaya!

7       Alnıma bir puturak yapıştı. (Endişelendim, kuşkuya düştüm)

8       Ana atan sin’uğraya!

9       Ana atan yatmaya!

10     Anan atan afata uğraya.

11     Armut gibi düşmek (Çok yorulmak)

12     Arpalı buğdaylı.

13     Ayı daşı vurdum (ayı daşı vurmak). Karşısındaki kişiye bir işi veya
         sözünden dolayı ağır söz dokundurmak.

14     Az katsın sarı bulsun, esik katsın dolu bulsun.

15     Az keçiden çok süt umar. Az yardım karşılığında çok yardım beklentisi
         içinde olma.

16     Bacağından alır taşa çarparım.

17     Beynimden aşağı gaynar sular döküldü. (Beklenmedik bir durum karşısında
         söyleriz. Şaşırdım)

18     Bir ayı daşı vurdum (ayı daşı vurmak)

19     Bir ucu kan bir ucu katran.

20     Bir ucu kan bir ucu katran. Bir işin çok yönlü olarak olumsuz biteceğini
         imler. İşin sonu kötü bitecek: ya da kötü bitmiş, ölümle bitmiş.

21     Bit yeniği (Bir belirsizlik, şüphe) “Bu işte bir bit yeniği var;
         ama anlayamadım.”

22     Burnu bir garış havada olmak (Böbürlenmek)

23     Çıbık (çubuk) gibi (bir kız)

24     Dayağın zarbından kurtulmak (Paçayı sıyırmak)

25     De canım sen de, benimkisi cezurelik.

26     De gidi de, değidi de - Hey be...
         Bir zamanlar böyleydi anlamında bir ünlem, geçmiş özlemi

27     Deveyi havuduyla götürmek

28     Deveyi oturttu kolanı dokuyacak.

29     Dokuz yol ortasında kalakaldım. (Çaresizlik)

30     domuz öllüğün körü -
         Birisini sözüne itibar etmeyip ona kızıldığında söylenir.

31     Eğirdiğini yüne değişmek

32     El ekmeğinin bir yanı kan bir yanı katran.

33     Elden geldiği kadar (Çaba göstermek)

34     Ele güne karışmak

35     Elemtere fiş, kem gözlere şiş.

36     Ergin armut gibi düştüm. (Yorulmak).

37     Erincinden eşeğe Abdullah Dayı demek

38     Etme eline gelirsin yoluna. Burada “eline” sözcüğü kişinin
         yakınları anlamındadır. Yakınlarına iş kesme pişman olursun,
         yola gelirsin.

39     Evin küçüğü olacağına dağın domuzu ol.
         (İyi ama yine de domuz gribine neden olma :)) 

40     Gahpa insanoğlu... (Yusuf Koç'un çok kullandığı hayata karşı
         yenilgiyi ifade eden bir hayıflanma ve yakınma...)

41     Gavur olsa kirseye hayrı olmaz Müslüman olsa camiye…

42     Gözlerin göktaşa, sözlerin (gözlerin) yere yapışa…

43     Haydi haydı git öte yanına b.kunu bene dökme.

44     Haydi haydı git öte yanına bene uylaşma…

45     Herifin ciğeri daş, mübarek… (katı, duyarsız)

46     Hırlama da ye... (Sus)

47     İçine bir kurt düşmek

48     İnek almaz tana emmez.

49     İnek almaz tana emmez. İki taraf da gönülsüz ve isteksiz.
         (Bu işin olması zor anlamında). 

50     İnek almaz, tana emmez.

51     İşin içinde iş var

52     İti an çomağı hazırla

53     Kakmağı vurmak (Dirsek ya da yumruk vurmak)

54     Kaşığı kavurmanın dibine salma baban ölür.

55     Kavurma mı yedin: niye çok su içiyorsun?

56     Kel alışmak: Bir işi alışkanlık edinmek, kötü alışmak

57     Kel yere basmak: Uğursuz yere basmak, küllük ve tuvalet altı gibi
         kötü yerden geçmek

58     Kepenekle ürküt, değnekle say... 

59     Of demem Allah derim.

60     Oğlan olduğu yere, gelin geldiği yere…  

61     Oklavası doğru kızım.

62     Olmayacak işe, oraspılanma Eşe!... (Ayşe)

63     Onda gram akıl yok

64     Onda çöpe (s..e) sürüm akıl yok. (Babam, gara Osman'ın sık kullandığı bir söz, İ Koç)

65     Öş kararması (akşamın olması)

66     Sağ salim gelmek (yolculuk bitince söylenir)

67     Sütün dinini alayım.. ( sütün sıcaklığını düşürmek)

68     Tek'e mama yok. (Gara şefin okey oynarken son sözü)

69     Tekeden süt sağmak (Olmayacak şeylerle uğraşmak. İşi yaparken çok
         zorlanmak)

70     Uzaktan alma düveyi, çeker gider boğayı…

71     Yarım yamalak  (Üstün körü)

72     Zılgıdı yemek (Azarlanmak)

73    Ende işte bir helefet (hayır) yok ellelem...

74    Sakalı değirmende ağartmamak. (Bir iş başaran ya da sütünlük sağlayan kimse biraz da böbürlenmek için
       söyler: "Biz bu sakalı değirmende ağartmadık."

75    Garıp başın gara yazısı - kör talih

76    

77    

78    

79    

80    

81    

82    

83    

84    

85    

86    

87    

88    

89    

90    

91    

92    

93    

94    

95    

96    

97    

98    

99    

100