You are here:
Ahmetler’in Kuşları PDF Yazdır E-posta
Cuma, 19 Mart 2010 07:45

Kuşlarımı geri isterim,
Köyümün gökyüzünde
Kanatları yükselsin
Güvercinlerle birlikte
Giden barış geri gelsin.

İbrahim Koç

Yeni yetmeliğimden hatırlarım: Ahmetler’de kuşlarımız vardı. Çevlik’te, Taşharman’da, Kapız’da, Kuzlözüklüğü’nde, Aşşaköy’de, taşlarında, inlerinde kartallar uçar; sığırcıklar dolaşır;  keklikler ötüşür; güvercinler süzülür; çeşit çeşit kuşlar sevişirdi.

Kartalın kanadından divit, kemiğinden düdükler yapılırdı. Kuşlar, bulutların gözyaşlarıyla ve ölümün hüzün danslarıyla selam verirlerdi. Kartallarımız, atmacalarımız, şahinlerimiz ve de nice kuşlarımız özgürlük şarkıları da söylerlerdi. Çok sesli kuşlar korosunun cıvıltılı sesleriydi gökyüzündeki müzikal.

Oysa dağların, ormanların, su başlarının asıl sahipleri onlar değil mi? Doğadan çekilen her canlı bizim günahımız olarak yazılmalı.

Kartallar yalılardaki kızıl yuvalarını bizlere bırakıp gittiler. Kartalsız kartal yuvaları,  neye yarar? Kekliksiz ketirlerin, güvercinsiz ormanların, alafalaksız incirlerin, bahçelerin tadı olur mu?

Bugün; kuşlar öksüz, kuşlar sahipsiz… Oysa eski Türkler’de kuşların kıymeti bilinirmiş. Bugünlerde Gürbüz Sazak’ın “Bütün Sırlarıyla Türkler “ kitabını okuyorum. Bu kitapta basit, kısa, ilginç bilgiler var.

Osmanlı da kuş görevlilerinden haberiniz var mı? Bunlara “kayacılar” denirmiş. Kayacılar, yırtıcı kuş yuvalarını aramak ve kollamakla görevli maaşlı elamanlarmış. Kanuni döneminde sadece Adana Kadirli’de 45 tane kuş yuvasına hizmet veriliyormuş.  Oradaki yırtıcı kuşlar 16’ıncı yüzyılın başlarında yedi gruba ayrılmış ve takip edilerek Osmanlı Tahrir Defterlerine geçirilmiş.  (Tahrir Defteri hakkında Mehmet Arslan bilgi versin.)

İşte bu kitapta aktarılanlar:

Atmacalar: Küçük Atmaca, Büyük Atmaca, Yoz Atmaca.

Çaylaklar: Kara Çaylak, Kızıl Çaylak, Boz Çaylak.

Deliceler: Saz Delicesi, Ekin Delicesi, Çayır Delicesi.

Akbabalar: Mısır Akbabası, Sakallı, Esmer Akbaba, Kızıl Akbaba.

Şahinler: Yerli şahin, Paçalı Şahin, Kızıl Şahin, Arı Şahini.

Kartallar: Balık kartal, Deniz kartalı, Büyük Bağıran, Küçük Bağıran, Bozkır Kartalı, Cüce Kartal, Atmaca Kartal, Yılan Kartalı.

Doğanlar: Yerli Doğan, Uludoğan, Bıyıklı Doğan, Aladoğan, Küçük Kerkenez, Yerli Kerkenez.

Bu kuşların hepsi ve daha fazlası benim köyümde de vardı. Ama şimdi yok… 

Köyümün dağları, bağları, bahçeleri, ketirleri, inleri, kayaları, yalıları, kapızları, ormanları, kuşlara da hasret kaldı.

Tüfek icat oldu mertlik bozuldu; yiğitler bir bir meydan okudu; ölüme koştu. Hormonlar icat oldu; insanda sağlık bozuldu. Kimyasal gübreler icat oldu; ne bozlak kaldı; ne kara tavuk;  ne alafalak; ne de diğer kuşlar.

Çocukluğumuzun en zevkli arkadaşı kırmızı benekli cikçiler hani nerde? Ketirlerde saklanan keklik korosunu, gece kuşlarının yanık ve gizemli melodisini duyanınız var mı? Yağmurlu kış aylarının bereketi barış güvercinleri da sanki kaybolan barış gibi çekilip gittiler.

Gökyüzü sessiz.

Kuşlara hasret, öksüz sevgilerim.

Sözüm nasıl geçer yüreğime.

Kartalların kanat sesi

Şimdi hüzünlü bir melodi.

Cikçi rengidir aşkım.

Köyümün güvercinleri

Barışa duyduğum özlem…

Kuşlarımı geri isterim,

Köyümün gökyüzünde

Kanatları yükselsin

Güvercinlerle birlikte

Giden barış geri gelsin.

 

İbrahim Koç