You are here:
Kamyoncu Kara Osman PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 08 Nisan 2010 08:31

Kara Osman
Çocuklarının Hepsini Okutan İlk ve Tek Ahmetlerli 

Yazan: İbrahim KOÇ 

Babam; köyümüzün ilk kamyoncularındandı. Şoförlük nedir bilmezdi. Ama rahmetli İbrahim Emmi gibi babam da kamyonlara, makinelere, motorlara çok meraklıydı. O zaman başka teknoloji mi var? İşte onun önündeki en büyük teknoloji, motor sesi ve kamyonlardı.

Bu kamyon merakı, onu Kamyoncu Kara Osman yaptı. Kamyon aldı, sattı; yıllar geçti; ne şoförlük öğrendi, ne de kamyonculuktan vazgeçti.

Mustafa Abim de baba işi olduğu için onunla kamyonculuk yaptı. Koç’ların 1977 model karabaşlı Ford kamyonu o zamanlar pek meşhurdu.

Babamın iki büyük amacı vardı:

Birincisi çocuklarını okutmak, ikincisi de dört tekerli bir araca sahip olmaktı.

Çocukların okuması; bir kamyon ve bir de odun motoru ona yetiyordu.

Birinci amacına ulaştı; bütün çocuklarını okutan ilk ve tek Ahmetlerli belki de babamdı.

Çocuklarını okutmasını bilen babam, ticareti de bilmek zorunda değildi ki... O da ticareti pek bilemedi zaten. Çünkü ticaret başka şeydi. Sonunda kamyonlar elden gitti ve bir motora da sahip olamadı.

Kendi kamyonu yoktu; ama o; köy yolunda başka  arabaların tekerlerine dokunabilecek bütün taşları külünk ve kürsü ile ezer, yolları düzeltirdi. Çünkü arabası olana; “Haydi tekerin taş görmesin!” denirdi.

Köprü ayağından çelik borularla Bük’e su getirdi. Pamuk ekti, karpuz ekti, yetiştirdi, sattı.

Artık kamyon alacak durumda değildi.

Bir, çift motoru almak ve kendi motoruyla tarlaları sürmek istiyordu. Köylüye de duyurdu bu isteğini ama kimse oralı olmadı. Kimse babama çift motoru almadı.

 

Bir gün; eşim ve Ozan’la köye gitmiştim. Hoşbeş sohbet; konu yine motora gelmiş, ancak bizden umudu kesmişti. Ama öylesine saf, öylesine temiz ve

Eşimi, kızı gibi kendine yakın hissederdi.

Emine’ye; “Kızım bana bir motor alıversene“ demişti.

Emine de babama çift motoru alamadı.

Şimdi; ne kamyonlar kaldı, ne motor, ne de babam.

Emine Gelin’in gözleri hala nemli.

 

Benim de;

Yüreğimin ortasında gözyaşım.“

Ayrılık zamanı gelince babamdan;

Hüzünlerim kaldı geriye, zamandan.

O; karınca gibi çalışkan, arılar gibi doğadandı.

O; bal yemeyi değil, bal vermeyi severdi.

O; sevgiler taşır, hissettirmezdi,

Keşke; o son gün beklediği kadar;

Ben de onu bekleyebilseydim zamandan…

 

O, tam bir Pantırlıydı.

O, Pantır cesaretli,

O, hiçbir şeyden korkmazdı.

O, benim kahramanımdı.

O, benim babamdı.

 

Rahat uyu babacığım;

Kara Osman aramızda,

Torunlarınla

Anılarınla

Kamyon sevdalarınla

İçimizde yaşıyor.

Senin çocuklarına yol açan

Motor sesleri

İşte bugüne ulaşıyor…

İçin rahat olsun

Toprağın bol olsun!