You are here:
Dil Yarası... PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 26 Mayıs 2010 06:31

"Ne yaparsak yapalım; kırılan vazolar hiçbir zaman ilk haline benzemeyecek." 

Babası oğluna bir torba çivi verir ve sabrını her kaybettiğinde, tahta kapağın üstüne bir çivi çakmasını söyler.

Birinci gün çocuk 37 çivi çakar. Haftalar ilerledikçe çocuk kendini kontrol etmeyi öğrenir ve daha az çivi çakmaya başlar.

Daha sonra kendini kontrol etmesinin gidip kapağa çivi çakmaktan daha kolay olduğunun farkına varır. Hiç çivi çakmadığı ilk günün sonunda durumu babasına bildirir.

Bu defa baba oğluna kendini kontrol ettiği her günün sonunda bir çivi sökmesini söyler. Günler geçer ve en son çivi söküldüğünde çocuk yine babasına haber verir.

Babası, çocuğu elinden tutup kapağın yanına götürür ve şunları söyler:

"Bak oğlum, çok çalıştın ve kendini kontrol etmeyi öğrendin. Fakat kapağın üzerindeki şu delikleri görüyor musun? Kapak artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır. İşte insanları da bu kapağa benzetebilirsin. Her sabırsızlığında sözlerine dikkat etmezsen ve karşındakileri kırarsan onlarda da böyle yaralar oluşur. Çivileri çıkarsan da kapak artık eski halinde değildir.

Bir vazo kırıldığında belki tekrar parçalarını birleştirip, onarabilirsin. Fakat ne yaparsan yap o vazo hiçbir zaman ilk haline benzemeyecektir."