You are here:

Defteri Oku



Mehmet ARSLAN     16 Aralık 2014 11:32 |
ALTERNATİF=Geleneksel Mi ?
MODERN=Alternatif Mi ?
Nedense bazı şeylere takılırım, analitik inceleme ve değerlendirmeye bayılırım. Bu nedenle çoğu zaman azarlanır ötelenirim.
Albert EİNSTEİN’ a hayranım.
Hele şu sözü beni uçurur ; “ Herkesin fikir birliğine vardığı bir akşam, boşa geçmiş bir akşamdır.”
Nedense mürekkep yalamış, okumuş entellektüel insanlarımız insanlığın var oluşundan bu yana uygulanagelen ve tamamiyle doğal olan “otacı”, “lokmanhekim”, “kocakarı ilacı” diye halk arasında sözlenen tıbbi uygulamalara “alternatif TIB” diyorlar, yeni çağcıl ve bilimsel olan sağlık uygulamalarına, yani MODERN yada BİLİMSEL TIB diyebileceğimiz tedavi yöntemlerine ne diyorlar anlamış değilim.
Alternatif nedir ? Öncesinde var olanın karşısına çıkan, yeni olan ikincil ve sonrası seçenek değilmidir ?
O zaman ilk insandan beri var olan “Otacı” lık alternatif değil GELENEKSEL’ dir.
Kelimelerin kavramsal ve tarihi değerleri onlara ruh verir, anlamlandırır, özünü oluşturur, “özün önceliği ilkesi”. Akdağ, AhmetlerKuyusu, OğlanÖldüğü, Kısacık, KeşişDağı ; Bu kelimelerin içini/kadavrasını tarihsel ve kavramsal olarak açıp baktığımızda her birinin derinden etkileyen hikayeleri vardır. Yoksa kelime olarak harf sayısı kadar, biçimsel bir görüntüden ibarettirler, sübjektif ve soyut, nicelikseldirler, niteliklerinden yoksun ruhsuz kalırlar.
Mustafa Abi’nin “Fethiyede Ahmetler Konuşuldu “ Dağlar ve Alternatif Turizm” yazısını okuyunca ; Geleneksel ve ilk olan her şeyin alternatif olarak değerlendirildiği bir durum yaşadığımızı ve algıladığımızı düşündüm.
Bilimsel gelişmenin temelinde çelişki , tez-antitez, çatışma yatar. Eskimiş bir yöneticimizin dediği gibi ; “Bazıları meseleleri mesele etmeseler, mesele kalmaz.” Statükodur, yerinde saymadır, insanlığı sürüleştirme, kemirme politikasadır. “On dönüm bostan yan gel yat osman”, “armut piş ağzıma düş.” tür ama ; Tersi eyvah ne yapıp etsek sonumuz kış’tır.
Mehmet ARSLAN
16.12.2014 11:30:34

İBRAHİM ARSLAN     17 Kasım 2014 21:22 |
Yaklaşık 1,5 yıl önce başlamıştık bu mücadeleye.. Yaklaşık 1,5 yıl önce kenetlenmiştik birbirimize ve o olaydan yaklaşık 1,5 yıl sonra azmin meyvelerini topladık. Toplum olarak ağaç kesilsin istemeyiz. İşe ağaç kesmekle başladılar. İnanıyorduk. Suyumuzu, toprağımızı, canımızı vermeyiz dedik. Kararlıyız dedik. Zaten bu millet bu kararlılığı itilaf devletlerine karşıda yıllar önce göstermemiş miydi? Yine o destanlar yazan milletin torunları olarak toprağımızı namusumuz gibi koruduk. Ecdadımıza saygımızı yitirmedik.
Ahmetler Köyü olarak birçok süreçten geçtik. Protestolar, basın açıklamaları bu süreçte yaşananlar. Tüm Türkiye’ye basın yoluyla öncülük ettik. ‘’Dereler özgür aksın’’ diyerek, yanınızdayız diyerek onları yüreklendirdik. HES meselesini kansere benzetiyorum. Erken tedbir almak gerekir, savaşmak, mücadele etmek gerekir.
Bayır’da nöbetler tuttuk. Soğuğa ve yaklaşık dört metre uzağımızdaki askerlere aldırmadık. Çünkü yurdumuzdan olamazdık. Askerlerde emir kuluydu fakat dövüşmekten ve çarpışmaktan da geri durmadık. Babaannem gülerek anlatıyor genç askerleri ‘’kara tencerenin karasının bulaşacağını bilmiyorlar baktım birisi tencereyi kucaklamış gidiyor’’ Yağmura çamura aldırmadık. Evde çocuklar az yalnız dursun nöbet bizi bekler edik. İnanmak başarmanın yarısı olduğundan biz başından beri başaracağımızı biliyorduk.
Siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının değerli temsilcileri de bizleri hem Bayır’da hem de meydanda yalnız bırakmadı. Onlar yanımızda oldukça daha fazla inandık. Sonunda HES’ çiler yıldı. Haklı davamızı kazandık. Neredeyse 1,5 yıl süren mücadelemiz sonuç verdi. Evlerimizde rahat bir nefes aldık. Tüm dünyaya gösterdik haklı olduğumuzu. Kanlı ellerini çektik kanyonumuzdan HES’ çilerin. Yıllar önce Gazi Mustafa Kemal’de Boğaz’da demirleyen düşman donanmalarına bakarak ‘’geldikleri gibi giderler’’demişti. Öyle ya ı geldilerse öyle de gittiler.

CharlesWek     31 Ekim 2014 23:22 | Romania
BeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilmeBeğenilme
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız http://perditadipeso2.krnblog.com281823487CharlesWekCharlesWek
Iść na całokształt na warzywa.
Możesz także jeść różne orzechy gwoli swojej konsumpcja tłuszczu. Jedz różnorodne mięsa, kiedy kurczak, indor, wołowina zaś mięso wieprzowe. Pij co niemiara białek również. Ego staram się trzymać dala odkąd tłustych mięs, dlatego że jestem bezustannie dotyczą skumulowanych konsekwencja przypadkowy będzie puder w moim sercu. Wolałbym zużywają moje białka z moszna kurzego, ponieważ jest niska zestaw tłuszczu, tanie łatwe w przygotowaniu. Ja podobnie uwielbiam konsumować sashimi, ponieważ ryby są bardzo zdrowe oraz pełne spośród omega-3.
Rozprzestrzenianie posiłków równomiernie za sprawą cały dzień tudzież mają multum małych posiłków. Owo w związku z tym, jest dozwolone wyczuć żądza wielce bez trudności obok braku węglowodanów. Postaraj się, ażeby wsparcie mniej przyprawa albowiem sos tudzież sosów zawiera moc sodu zaś olejem. Spowoduje to zatrzymanie wody, co nie chcę. Jeśliby rzeczywiście chcesz, tak aby uzyskać autorytet w depresja, iść na zupę. Zupa przypuszczalnie dogodzić życzenie lepiej. Nie lecz wciąż, jeśli pierwsze danie jest brane na całego, masz tendencję aż do jedzenia pomału, i owo sprawia, iż ​​czujesz się pełna przez trwanie uwieńczyć swoją zupę.
Unikaj panierowane mięso, gdy wolno oraz ocalić atencja na ukryte węglowodanów w żywności, które wolno nabywać na pozornie. Ogranicz konsumpcja owoców aż do jednego obsługującego dni. One apple jest uważ*** w ciągu jedną porcję. Trzymaj się spośród dala od czasu czarnej porzeczki, winogrona, mango a ananasa. Są ogromnie słodkie.
Teraz, gdy jesteś na tego rodzaju jedzenia odwzorowanie 6 dni, można wyszczupleć szybko wody. Iżby uskutecznić abs dać do obejrzenia szybciej, uczynić cardio rankiem na co bynajmniej.


per dimagrire la pancia



alimentazione

İBRAHİM ARSLAN     03 Ekim 2014 14:46 |
HERKESE İYİ BAYRAMLAR

hasan varol     15 Eylül 2014 14:29 | İzmir
PAN- PANTIR

Teşekkürler sevgili Koç Ağabey,Bir romanlık öykü. Ne güzel anlatmış sevgili Mustafa Koç. Duygulandım okurken...bişeyler var; gelip sarıyor kalbimi. Sevinç de yok oluş da içiçe. Neden mi söz ediyorum şu Tarsus öykümüzden. Okuyun Antalya gazetesinden...


1579
Ziyaretçi defteri kaydı
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

EasyBook