You are here:

Defteri Oku



Zehra Deniz Özdemir     24 Eylül 2016 14:00 |
ALINTI. Yeni anne olmuş bir kadının dilinden

Zehra Deniz Özdemir     04 Haziran 2016 08:13 |
* İyice tanımadan hiçbir insana asla bağlanmayın; acı çeken hep siz olursunuz.
* Sizin varlığınızı dikkate almayanı siz hiç almayın…
* Konuşmayanla asla konuşmayın…
* Güvenmediğiniz biriyle asla dostluk kurmayın…
* Yalanını yakaladığınız kişinin düzelebileceğini düşünmeyin…
* İnsanlara doğru değer verin ve hak etmeyenleri silin…
* Kimseye yalvarmayın ve karşısında asla ezik olmayın...
* Dostlarınızın, her şeyden daha önemli olduğunu unutmayın..
* Hak ettiğiniz sevgiyi alamadığınız zaman, asla kendinizi üzmeyin; sorunun siz olmadığını bilin…
* Sizi sevenlerle kullananları iyi ayırt edin…
* Sizi dinleyip anlama niyeti olmayanlarla asla tartışmayın..
* Kendinize saygınızın yitirmenize neden olacak hiçbir şey yapmayın..
* Gözyaşlarınızın değerini bilin ve onları hak etmeyenler için asla harcamayın…
* Kendinizi, olabildiğince çok sevin…
*Size her zaman hep bir mazereti olan insanlarla zamanınızı harcamayın.
*Kimse söylediği kadar meşgül değildir sadece öncelikleri farklıdır inanmayın.
*Dışardan baktığınızda adam sandıklarımızın kendi dünyalarında bambaşka bir insan çıkabileceğini unutmayın.
*Dini kendilerine perde yapmaya çalışıp her türlü oyunlar oynayan kişilere kanmayın. (Alıntı)

Mehmet ARSLAN     21 Nisan 2016 16:19 |
Ceren ,
Merhaba Cancağazım.
Seni O halde Görünce ;
Çok Sevindim,
Azıcık da Üzüldüm.
Ah Be Gülüm.
Sevincim Senin Duruşun,
Üzüntüm Rakibin Boyun Büküşü,
(Ahmetlerde MILIĞI YIKKIN derler.)

Aramaz Sormaz Oldu Senin MEMED Peder.
MEMED ABİN Sizlere Selam Eder,

huriye     31 Ocak 2016 10:31 |
Uzun zaman oldu siteye herhangi bir şey yazmayalı; ancak köyü en az benim kadar seven çocuklarım var. Onların kendilerince Ahmetlerle ilgili gelişmeleri takip etmeleri beni oldukça şaşırttı. Bilirsiniz çocuklar her zaman her şeyi paylaşmasa da onların dünyaları bizimkilerden farklı ve bazen şaşırtıcı olabiliyor. İşte bu farklılıkları içeren kısa bir anıyı sizlerle paylaşmak istedim.

Üç gün önce Ahmetler'deydim. Soğuk da olsa insanı kucaklayan derenin su sesi, çamların köyü saran kokusu ve sıcak insanımızın sevgi dolu ilgisiyle mevsim değişiverdi inanın. Güzel ve kısa bir görüşmenin ardından geri dönme saati gelince insan üzülüyor ama sonunda yeni kucaklaşmaların kavuşmanın mutluluğunu da veriyor insana vedalar.

İstanbu'la ulaşmak heyecan vericiydi ama en heyecanlısı oğlum Barış'ın kapıdan girer girmez bana sitemli bir ses tonuyla serzenişi oldu. Oğlum; "anne biliyor musun köyün o yeni yapılan sokaklarını hiç beğenmedim" ben ise "hımm!" dedim; “neresi güzel olmamış herkes çok beğendi üstelik daha temiz ve düzenli olmuş."

Oğlum "Ama anne hiç dikkat etmedin mi doğal olan her şeyi alıp yapay taşlar koymuşlar, üstelik o yapay taşlar hiç de köyün doğal rengine uygun değil, çok kötü duruyor, keşke eskisi gibi kendi güzelliğiyle kalsaydı. Köy de şehir gibi olmuş. Artık köyümüzün doğal çakılları ve topraklı, güzel sokakları yok olmuş. Sence bizim köy bu mu anne?"

Bu sözlere cevap veremedim bir bilen var mı dersiniz bu sorunun cevabını?

Oğlum köyün sokaklarından farklı şekillerde, türlü türlü taşları toplayıp kendine özgü bir koleksiyon yapardı önceden, sanırım artık bu hobisini gerçekleştiremeyecek. Renklerin kayalarla buluştuğu şekillerin çocuk dünyasına da büyülü kahramanlara dönüştüğü zengin bir harita olmuş oğlumun dünyasında. Ahmetler’in çakıldan zengin sokaklarını hiç bu açıdan düşünmemiştim. Demek ki nasıl bakıyorsak hayata ona göre anlamlandırıyoruz.

Oğlum için Ahmetler çocukluğunu süsleyen renklerin bir kısmını barındırmış onun dünyasını pamuk şekeri tadında tatlandırmış renklendirmiş köyümün taşları. Umarım o küçük kalbindeki Ahmetler sevgisi hiç kaybolmaz, sokaklarının renkleri azıcık kaybolsa da…

Huriye Hearn
İstanbul

Mehmet ARSLAN     18 Aralık 2015 15:18 |
Hasan cığım ;
Çok teşekkür ederim.
Ben iyiyim.
Kalbi revize ettim/yeniledim.


1579
Ziyaretçi defteri kaydı
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

EasyBook