NE KÜÇÜĞE SU BIRAKTIK, NE BÜYÜĞE SÖZ Yazdır
Pazartesi, 29 Eylül 2014 10:04

İstanbul Milletvekili Melda Onur Yazdı

“Ahmetler’in Fendi, Şirketi Yendi…”

İstanbul Milletvekili sayın Melda Onur, Ahmetler’in HES sorununa daima büyük ilgi gösterdi . Son mahkeme kararını duyar duymaz bizi yeniden hatırladı ve Birgün Gazetesindeki “Ne Küçüğe Su Bıraktık, Ne Büyüğe Söz” başlıklı son yazısında Ahmetler’e de yer verdi.

Geçen yıl kanyondaki olayların en hararetli gününde Ahmetler’İ ziyaret eden Melda Onur, HES Çadırında nöbet tutan kadınlarla bir gece geçirmişti.

Burdur Gölü’nün kurutulmasına tepki için gerçekleştirilen eyleme katılmak için Burdur’a gelen Melda Onur’un “Ahmetler’in Fendi, Şirketi Yendi…” başlığıyla Ahmetler’den de söz ettiği yazısı şöyle:

Ahmetler’in fendi, şirketi yendi…

Geçen yıl sonbahar ayıydı. Antalya Manavgat’ta Ahmetler Kanyonu’nunda bir direniş haberi geldi. Kalkıp gittim. Jandarma, köylü, HES şirketinin güvenliği resmen meydan muharebesi yapmış, bu esnada gerçek kurşunlar atılmıştı. Ahmetler Kanyonu doğallığı, el değmemiş florası, faunası ile gerçekten eşsiz. Buradaki Karpuz Deresi’ne de HES izni vermiş Kurutma Bakanlığımız. Vali Bey de düşünmüş taşınmış, inisiyatifini ÇED gerekli değil kararına bağlamış. Üstelik de HES şirketi raporunda “Yalnızca tribünün konacağı yerin görülüp belirlendiğini, suyu taşıyacak kanalların geçeceği güzergâhın ise topografik koşullar nedeniyle görülemediği” notunu düşmüş. Yani yüzsüzlüğün böylesi.

ÇED gerekli değil kararı yalnızca Manavgat’ta bir kütüphaneye asılmış sessiz sessiz ve anlaşılan itiraz süresi geçsin istenmiş. Köylüler de daha sonra haberdar olmuşlar, ama dava için süre geçmiş.

Sonunda kadınlı erkekli Ahmetler köylüleri barikatları çadırları kurdular ve geçit vermediler şirkete. Bir gece birlikte nöbet tutuk, sorunu kamuoyunun gündemine taşıdık.

Devlet uyanık tamam, ama vatandaş da doğasını, bölgesini tanıyor tanıyor. Onlar da “Manavgat değil ki tek etkilenecek olan, Akseki de etkilenecek” deyip derenin öte tarafındaki Güçlüköy’den açtırdılar davayı. Geçen hafta bunun da güzel haberi geldi. Mahkeme HES’i durdurdu.

Su küçüğün, söz büyüğün…

Aslında daha beklediğimiz birçok olumlu haber var. İkizdere’de kadınların isyanıyla HES durduruldu ama kesin iptal gerek. Bir de Kırıkkale’de Kızılırmak üzerinde HES çalışması var ki, ırmağın tam 25 kilometresini susuz bırakıyor. Ondan da durdurma bekliyoruz. Neyse devamı rapora kalsın.

Annem ben küçükken “su küçüğün söz büyüğün” derdi hep. Acaba çok mu konuştuğumdan, yoksa su içeyim diye mi bilmem ama büyük sözü, köylünün sözü, halkın sözünü dinleyeceksin. Dinlemezsen çocuklarımıza, küçüklerimize, gelecek nesillerimize su kalmaz. Su orucuna mecbur kalırız.

MELDA ONUR

CHP İstanbul Milletvekili

Melda Onur’un yazısının tamamını kendi sitesinden okumak için buraya tıklayın.